KÜNYE
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2019/3671 E., 2021/39 K.·T.C. Danıştay İkinci Daire
- Karar tarihi
- 6 Ocak 2021
- Esas No
- 2019/3671
- Karar No
- 2021/39
- Temyiz eden (davalı)
- … Bakanlığı
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- İstemin konusu
- …. İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:… K:… sayılı kararın, vekalet ücreti yönünden temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
- Dava Konusu İstem
- Dava; ...Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığı emrinde vergi müfettiş yardımcısı olarak görev yapan davacının, bir yıllık performans değerlendirmesi sonucunda başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
Karar Metni
781 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
... İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:.. sayılı kararıyla; dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle işlemin iptaline hükmedilmiştir.
Davalı idarenin temyiz istemi üzerine anılan karar, Danıştay İkinci Dairesinin 28/02/2018 günlü, E:2016/4963, K:2018/1230 sayılı kararıyla; davanın, 2577 sayılı Kanun'un 15/1-a maddesi uyarınca yetki yönünden reddedilerek, dosyanın yetkili Ankara İdare Mahkemesine gönderilmesi gerekirken, ... İdare Mahkemesince davanın esasının incelenmesinde yetki yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle bozulmuştur.
Danıştay İkinci Dairesinin bozma kararına uyulmak suretiyle verilen ... İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla, dava yetki yönünden reddedilerek, dosya ... İdare Mahkemesine gönderilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : … İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; vergi müfettiş yardımcısı olan davacının yardımcılık döneminin, performans değerlendirmesinde bir bütün olarak değerlendirilmesi ve performansının ölçülmesi suretiyle işlem tesis edilmesi gerekirken, birinci yılın sonunda yapılan performans değerlendirmesine göre başarısız sayılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ve davacının vekili bulunmamasına karşın davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından; davacının vekili olmamasına rağmen, davacı lehine vekalet ücretine hükmedildiği ileri sürülerek, usûl hükümlerine aykırı olarak verilen İdare Mahkemesi kararının vekalet ücretine yönelik kısmının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI
Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile vekili bulunmayan davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi nedeniyle İdare Mahkeme kararının vekalet ücretine ilişkin kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştayın kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.
Anılan Kanun maddesinin gerekçesinde ise; temyiz incelemesinde sadece maddi hatalarda değil, aynı zamanda yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen eksiklik ya da yanlışlıklarda da düzelterek onama kararı verilmesinin sağlandığı, uygulamada, vekâlet ücretine, yargılama giderlerine ya da faize hükmedilmesinin unutulması ya da bunların yanlış hesaplanması gibi, kararın asli olmayan unsurlarında görülen bir kısım eksiklik ya da yanlışlıklar nedeniyle bozma kararları verildiği,
bunun mahkeme tarafından tekrar karara bağlandığı ve yine bu kararlara karşı yeniden kanun yollarına başvurulabilmesi nedeniyle hem zaman hem de emek kaybına neden olunduğunun görüldüğü, bu suretle esasa etkili olmayan konularda Danıştayın kesin karar vermesi sağlanarak uyuşmazlığın hızla sonuçlandırılmasının amaçlandığı hususlarına yer verilmiştir.
Uyuşmazlıkta, İdare Mahkemesince, dava konusu işlemin iptali yolunda hüküm kurularak, davacı lehine lehine vekalet ücretine hükmedilmiş ise de; davacının, davayı vekili aracılığıyla takip etmediği görüldüğünden, davacı lehine, avukatlık ücretine hükmedilmesinde hukuki isabet görülmemiştir. Bu husus, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan, düzeltilmesi mümkün eksiklik olarak görüldüğünden, hüküm fıkrasında yer alan "Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.090,00-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine" ibaresi çıkarılmak suretiyle kararın vekalet ücreti yönünden düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
(X) KARŞI OY
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinde; "1. Temyiz incelemesi sonunda Danıştay;
a) Kararı hukuka uygun bulursa onar. Kararın sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gösterilen gerekçeyi doğru bulmaz veya eksik bulursa, kararı, gerekçesini değiştirerek onar.
b) Kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onar." hükmüne yer verilmiştir.
Temyiz incelemesinde; incelemeye tabi karardaki gerekçenin değiştirilmesi veya maddi hata ve yanlışlıkların düzeltilmesi, eksikliklerin tamamlanması mümkün olmakla birlikte, hükmün sonucunu, kapsamını değiştirecek şekilde düzeltme yapılması mümkün bulunmamaktadır.
Temyiz istemine konu, dava konusu işlemin iptali yolundaki Mahkeme kararında, vekil ile temsil edilmeyen davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Bu husus, yukarıda belirtildiği üzere 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi kapsamında bulunmayıp; kararın bozulmasını gerektiren "hukuka aykırılık" teşkil etmektedir.
Bu sebeple, İdare Mahkemesi kararının bu kısmının, Mahkemece yeniden bir karar verilmek üzere bozulması gerektiği oyuyla, aksi yönde oluşan düzeltilerek onama kararına katılmıyorum.
Danıştay 2. Daire, E. 2019/3671, K. 2021/39, 6 Ocak 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama