KÜNYE
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2019/422 E., 2020/3550 K.·T.C. Danıştay İkinci Daire
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2020
- Esas No
- 2019/422
- Karar No
- 2020/3550
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Valiliği
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
581 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Dava Konusu İstem
Dava; Manisa ili, Yunusemre ilçesi … No'lu Aile Hekimliği Birimi'nde aile hekimi olarak görev yapan davacının, Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği'nin 13/1-g maddesinde yer alan, "Eczane ve medikal firmaları, beşeri ilaç firmaları veya özel sağlık kuruluşları gibi mesleği ile ilgili alanlarda faaliyet gösteren gerçek kişiler veya özel hukuk tüzel kişilerinin temsilcileri ile etik dışı haksız çıkar ilişkisinde bulunduğunun tespit edilmesi" durumu gerekçe gösterilerek, Aile Hekimliği Hizmet Sözleşmesinin sonlandırılmasına ilişkin … günlü, … sayılı işlemin iptali ve bu işlem nedeniyle uğradığı maddi zararın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla; davacı hakkında yürütülen inceleme sonucunda saptanan hususlar dikkate alındığında, davacının Yunusemre. No'lu Aile Sağlık Merkezinde aile hekimi olarak görev yaptığı dönemde, gerçeğe aykırı rapor ve belge düzenlemek fiilini işlediği, bu fiilin işlenmesi sırasında davacının hastaları muayene etmediği halde, gerçeğe aykırı olarak reçete düzenlediği;
normal şartlarda bir hekimin muayene etmediği bir hastaya reçete yazmayacağı, bir çok hastanın da aynı gün veya bir gün arayla aynı şikayetlerle iki ayrı doktora muayene olmayacağı göz önüne alındığında, davacının anılan reçeteleri düzenlemesinin hayatın olağan akışına ters olduğu ve gerçeğe aykırı olarak düzenlenen reçetelerin tamamının anılan eczaneden alındığı hususu birlikte değerlendirildiğinde, davacıya isnat edilen "eczane sahibi ile etik dışı haksız çıkar ilişkisinde bulunulduğu" iddiasının sabit olduğu anlaşılmakta olup, anılan eylemin,
sözleşmenin yetkili merci tarafından sonlandırılmasını gerektirecek nitelikte bulunması karşısında, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek, davacının istinaf başvurusu reddedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından; çıkar ilişkisi olduğu iddia edilen eczane ile aralarında ispatlanmış, somut, kesin bir menfaat ilişkisinin bulunmadığı, etik dışı haksız çıkar ilişkisinde bulunma eyleminin söz konusu olabilmesi için her iki tarafın da menfaat sağlamaya yönelik hareket etmesi gerektiği, dosya kapsamında yer alan hasta beyanlarında, doktorun tavsiyesi üzerine söz konusu eczaneden ilaç aldıkları yönünde ifadeler bulunmadığı, idare tarafından yapılan soruşturmada kendi tanıklarının dinlenilmediği, savunma hakkı ve hak arama özgürlüğünün kısıtlandığı, işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek, temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI
Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge İdare Mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 2. Daire, E. 2019/422, K. 2020/3550, 17 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama