KÜNYE
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2020/1366 E., 2021/53 K.·T.C. Danıştay İkinci Daire
- Karar tarihi
- 6 Ocak 2021
- Esas No
- 2020/1366
- Karar No
- 2021/53
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Genel Müdürlüğü
- Vekili
- Hukuk Müşaviri …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
- Yargılama süreci
- —
- Dava Konusu İstem
- Dava; İzmir Vakıflar Bölge Müdürlüğünde … olarak görev yapan davacı hakkında yürütülen soruşturmaya ve 31/07/2019 tarihli Makam oluruna istinaden 355.988,60-TL tutarındaki kamu zararının Milli Eğitim Bakanlığından, oradan tahsil edilememesi durumunda ise 03/08/2017 tarihli protokolü tek başına imzalayan davacıdan tahsil edilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle istemiyle açılmıştır.
Karar Metni
581 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
.
İdare Mahkemesinin … günlü E:…, K:ççç sayılı kararıyla; ilgililerin iptal davası açabilmeleri için ortada idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülebilir nitelikte bir işlemin bulunması gerektiği, idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi gereken işlemlerin ise, idare tarafından bir kamu hizmetinin yürütülmesi amacıyla kamu gücü kullanılarak tek yanlı iradeyle tesis edilen işlemler olduğu, bir idari işlemin kesin ve yürütülebilir sayılması için ise, idari işlemin gerekli tüm idari prosedürü tamamlamış olması ve başkaca bir idari makamın onay ve iznine tabi olmaksızın hukuk düzeninde değişiklik yapabilmesi,
yani idare edilenlerin hukukunu etkileyebilmesi gerektiği, idari karar alma süreci içinde gerçekleştirilen işlemler arasında ancak nihai işlemin iptal davasına konu olabileceği, idarelerin kesin ve nihai işlem olan icrai işlemini ortaya çıkarmak amacıyla yaptığı hazırlık işlemi ve benzeri işlemlerin ise dava konusu edilemeyeceği bu bağlamda.
İzmir Vakıflar Bölge Müdürlüğünde Bölge … olarak görev yapan davacı hakkında yürütülen soruşturmaya ve 31/07/2019 tarihli Makam oluruna istinaden 355.988,60 TL tutarındaki kamu zararının Milli Eğitim Bakanlığından, oradan tahsil edilememesi durumunda ise 03/08/2017 tarihli protokolü tek başına imzalayan davacıdan tahsil edilmesine karar verilmesi üzerine açılan davada; bahse konu kamu zararının doğrudan davacıdan tahsili aşamasına geçilmediği ve davacının hukuksal durumunda herhangi bir değişiklik meydana getirmediği,
bu haliyle, idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülebilir bir işlem olmadığından davanın esasının incelenebilmesine de hukuki olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın incelenmeksizin reddine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … günlü, E:…, K:… sayılı temyize konu kararıyla; … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın usul ve hukuka uygun olduğu, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine hükmedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından; 335.988,60 TL'lik kamu zararının kendisinden tazminine ilişkin idari işlemin sebep unsuru yönünden açıkça hukuka aykırı olduğu, hukuki statüsünü etkilediği ve tayin edilmesine neden olduğu ileri sürülerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI
Kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem bulunmadığı, bu nedenle temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge İdare Mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 2. Daire, E. 2020/1366, K. 2021/53, 6 Ocak 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama