KÜNYE
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/14871 E., 2024/3566 K.·T.C. Danıştay İkinci Daire
- Karar tarihi
- 10 Haziran 2024
- Esas No
- 2021/14871
- Karar No
- 2024/3566
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Genel Müdürlüğü
- Vekili
- Hukuk Müşaviri ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
841 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
Dava Konusu İstem
Dava; polis memuru olarak görev yapan davacının, İstanbul ili, Şişli İlçe Emniyet Müdürlüğü emrinde görev yaptığı dönemde, "..." plakalı otomobilin tescil bilgilerine yasal dayanağı olmaksızın 09/11/2015 günü saat:13:59'da "renk iki:kırmızı" bilgilerinin eklenmesi suretiyle "yetkisini ya da nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla ya da kin ve dostluk gibi nedenlerle kötüye kullanmak" fiilini işlediğinden bahisle 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararname'nin 8/6-ç maddesi uyarınca "meslekten çıkarma" cezası ile tecziye edilmesine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun
... günlü, ... sayılı kararının iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; söz konusu güncelleme işlemine ilişkin soruşturma dosyasında mevcut Pol Net ekran kaydı görüntüsünün, işlemi gerçekleştiren görevlinin "Adı" kısmında davacının isminin, "Sicili" kısmında ise davacının sicil numarasının yer aldığı,
her ne kadar davacı tarafından bahse konu aracın tescil bilgilerinin değiştirildiği tarihte Araç Çekme Hizmetleri biriminde görev yaptığı ve bilgisayar oturum açma şifresine sahip olmadığından anılan güncelleme işlemini gerçekleştirmesinin fiilen imkansız olduğu ileri sürülmekte ise de, soruşturma kapsamında ifadelerine başvurulan Şişli Trafik Tescil Büro Amirliğinde görevli polis memurlarınca; büroda kimsenin bir diğer görevlinin Pol Net Şifresini bilmediği, davacının sık sık Trafik Tescil Büro Sürücü Belgeleri kısmına geldiği,
buradaki Pol Net'e bağlı bilgisayarları kullanarak sürücülere uygulamış olduğu idari trafik cezalarının veri girişini yaptığı, araç plakalarını sorguladığı ve gerektiğinde diğer görevlilere yardımcı olduğu hususlarının beyan edildiği, yine konu ile ilgili olarak ifadesine başvurulan bir kısım araç sahipleri ile trafik müşavirlerinin ifadelerinde ise söz konusu işlemlerin polis memuru davacı tarafından gerçekleştirildiğinin belirtildiği;
ayrıca, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Memur Suçları Soruşturma Bürosunun ... soruşturma numaralı dosyasında, atılı fiillere ilişkin düzenlenen ... sayılı iddianameye istinaden davacı ile birlikte 113 sanık hakkında kamu davası açıldığı, anılan davanın ...
Asliye Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında derdest olduğu; bu durumda, disiplin cezasına konu fiilin sübuta erdiği anlaşılmakla, sübut bulan davacı eylemine uyan, 682 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 8/6-ç maddesi kapsamında "meslekten çıkarma" cezası ile tecziye edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı; ayrıca, davacının disiplin cezasına konu fiili nedeniyle adli yargı yerince kovuşturmaya başlanmış olmasının, 657 sayılı Kanun'un 131. maddesi uyarınca disiplin cezası verilmesine engel oluşturmayacağı;
öte yandan, hukuka uygun olduğu saptanan işlem nedeniyle uğranılan bir zarardan söz edilemeyeceğinden, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte tazmini talebi yerinde görülmediği gerekçeleriyle davanın reddine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; istinaf başvurusuna konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu ve kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından; temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçesiz olduğu, ileri sürülen hususların kararda karşılanmadığı, aynı soruşturma kapsamında tesis edilen işlemlere karşı 107 ayrı dava açılmasına zorlanılması nedeniyle ciddi bir maliyet ve külfet doğduğu, davanın tek bir dosyada görülmemesinin adil yargılanma hakkını ihlal ettiği, şartları oluştuğu halde alt ceza uygulamasına gidilmediği, oturum açma imkanı olmadığı için Pol Net şifresi ile işlem yapma imkanının bulunmadığı,
oturumun hangi memur şifresi girilmek suretiyle açıldığının tespiti gerektiği, bir ay süre ile çalıştığı Trafik Tescil Büro Amirliğinden ayrılmasına karşın Pol Net şifresinin iptal edilmemesinde idarenin hizmet kusurunun bulunduğu, şifresinin başka memurlarca kullanıldığı, soruşturmanın usulüne uygun olarak yürütülmediği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI
Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge İdare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Her ne kadar İdare Mahkemesince, 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname dikkate alınarak karar verilmiş ise de, uyuşmazlık hakkında kararın verildiği tarihte yürürlükte olan 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8/6-(ç) maddesinde de aynı hükme yer verildiği görülmektedir.
Danıştay 2. Daire, E. 2021/14871, K. 2024/3566, 10 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama