İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /2. Daire

DANIŞTAY · 2. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 2. Daire E.2021/16250 K.2025/3629

Dava; ... İl Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan davacının, "memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiilini işlediğinden bahisle, 657 sayılı Devlet Memurları…

Esas2021/16250Karar2025/3629Tarih16 Eylül 2025Okuma10 dk · 2.077 kelime

KÜNYE

Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/16250 E., 2025/3629 K.·T.C. Danıştay İkinci Daire

Karar tarihi
16 Eylül 2025
Esas No
2021/16250
Karar No
2025/3629
Temyiz eden (davacı)
...
Vekili
Av. ...
Karşı taraf (davalı)
... Bakanlığı
Vekili
I. Hukuk Müşaviri Yrd. ...
İstemin konusu
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.077 kelime·10 dk okuma·10 bölüm

Dava Konusu İstem

Dava; ... İl Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan davacının, "memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiilini işlediğinden bahisle, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/E-(g) maddesi uyarınca "Devlet memurluğundan çıkarma" cezasıyla tecziyesine ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti : ...

İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının, birlikte çalıştıkları polis memurları ... ve ... ile iştirak halinde, kaçak sigara satıcılığı yapan ... isimli şahsın işyerine farklı tarihlerde gelerek, başka şahıslardan toplamış oldukları kaçak sigaraları bedeli karşılığında zorlayarak sattıkları, ...'nın halihazırda işyerinde kaçak sigara satıyor olması nedeniyle polis memurları tarafından işlem yapılabileceği korkusuyla kaçak sigaraları almaya mecbur kaldığı,

dolayısıyla iştirak halinde icbar suretiyle irtikap suçunu işlediğinin halen yargılaması devam etmekte olan ceza davası dosyasında yer alan telefon kayıtları, kamera kayıtları, canlı teşhis tutanakları ve ifade tutanakları ile sabit olduğu, bu nedenle 657 sayılı Kanun'un 125/E-(g) maddesinde öngörülen "memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verecek hareketlerde bulunmak" fiilinin işlendiği, bu itibarla tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen temyize konu kararla; istinaf başvurusuna konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu ve kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek, davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davacı tarafından; Mahkeme kararının gerekçesiz olduğu, ileri sürülen iddiaların Mahkemece karşılanmadığı, eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiği, ceza mahkemesi kararının bekletici mesele yapılması gerektiği, irtikap suçundan yargılandığı davada beraat ettiği ve dava konusu işlemin dayanağının kalmadığı, hukuka aykırı delillere göre işlem tesis edildiği, isnat edilen eylemin her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delillerle ispatlanması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI

Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...

DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmüştür.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Dava dosyasının incelenmesinden; ... İl Emniyet Müdürlüğü kadrosunda polis memuru olarak görev yapan davacının, diğer polis memurları ... ve ... ile birlikte "görevi kötüye kullanma, irtikap ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet" suçlarından gözaltına alınarak ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... hazırlık numarası ve ...

Sulh Ceza Mahkemesinin ... sorgu numaralı kararı ile 24/06/2017 tarihinde tutuklanmaları üzerine, haklarında başlatılan disiplin soruşturması sonucunda. Mersin ilinde bulunan ... İş Merkezinde faaliyet gösteren "...

Ticaret" isimli işyerinin sahibi ... ve çalışanları ... ve ....'nin, 23/06/2017 tarihinde emniyette verdikleri ifadeler doğrultusunda yapılan araştırmalar neticesinde, güven timi olarak görev yapan üç polis memurunun, başka şahıslardan toplamış oldukları ve tutanak altına almadıkları kaçak sigaraları, kaçak sigara satıcılığı da yapan ... isimli şahsın işyerine farklı tarihlerde gelerek bedeli karşılığında zorla sattıkları, bu eylemlerin ifade, teşhis ve iletişim tespit tutanakları, kamera kayıtları,

günlük görev listeleri ile haklarında hazırlanan iddianame ve ceza yargılamasında elde edilen diğer delillerle sabit olduğu ve sübuta erdiği değerlendirilmek suretiyle, davacının söz konusu eylemiyle, "memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" suçunu işlediğinden bahisle dava konusu işlemin tesis edilmesi üzerine, temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT

Anayasa Mahkemesinin 13/01/2016 günlü, E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararıyla, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün dayanağı niteliğindeki 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanun'un 83. maddesinin birinci cümlesinin iptaline karar verilmesi sonrasında, 23/01/2017 günlü, 29957 sayılı Resmi Gazete yayımlanarak yürürlüğe giren ve dava konusu eylem tarihinde yürürlükte olan 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, 31/01/2018 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülerek yasalaşmış ve 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun, 08/03/2018 günlü, 30354 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

682 sayılı KHK ile aynı hükümleri içeren ve dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan 7068 sayılı Kanun'un 8/6-(o) maddesinde, "Kaçakçılık yapmak veya kaçakçılarla ilişki kurmak" fiili, meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiiller arasında sayılmış; "Devlet memurluğundan çıkarma" başlıklı 9. maddesinin 1. fıkrasında da; "Devlet memurluğundan çıkarma cezası uygulanacak fiiller ve bu cezayı verme yetkisi ile ilgili olarak 657 sayılı Kanun hükümleri uygulanır. ..." kuralı öngörülmüştür.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller" başlıklı 125. maddesinin (E) fıkrasında, "Devlet Memurluğundan çıkarma: Bir daha Devlet Memurluğuna atanmamak üzere memurluktan çıkarmaktır." şeklinde tanımlama yapıldıktan sonra maddenin devamında, "Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır: ... g) Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak, ..." hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Kamu görevlilerinin disiplin cezasıyla cezalandırılabilmeleri için, disipline aykırı eylem veya işlemlerinin sübut bulup bulmadığının, usulüne uygun olarak yapılacak soruşturma ile ortaya konulması, soruşturma aşamasında kamu görevlisinin lehinde ve aleyhinde olan her türlü bilgi ve belgenin toplanması, bilahare disipline aykırı davranış olarak tespit edilen eylemin şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlanarak bu eyleme uygun olan disiplin cezası maddesinin tayini ve uygulanması gerekmektedir.

Bu bağlamda, yapılan soruşturma sonucunda disiplin cezası verilebilmesi için, suça esas fiilin sübuta erdiğine ilişkin tespitin, hukuken geçerli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delillere dayanması gerektiği; aksi durumda, Anayasa, uluslararası sözleşmeler ve yargı kararları ile güvence altına alınmış bulunan masumiyet karinesinin ihlali sonucunun doğabileceği açıktır.

Dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) üzerinden gerçekleştirilen incelemelerde; davacının, disiplin soruşturmasına konu fiilleri nedeniyle "irtikap" ve "kaçakçılık" suçlarından yargılandığı ceza davalarında, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla, "irtikap" suçundan beraatine karar verildiği, anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun, ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla esastan reddedildiği ve kararın 17/10/2022 tarihinde kesinleştiği; kaçakçılık suçundan ise, ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyası üzerinden yargılamanın devam ettiği ve henüz karar verilmediği anlaşılmaktadır.

Uyuşmazlıkta; davacıya isnat edilen disiplin cezasına konu fiilin "memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" olduğu, davacının aynı eylemler nedeniyle yargılandığı ceza davalarında ise suçun "irtikap" ve "kaçakçılık" olarak vasıflandırıldığı görülmektedir.

Bu itibarla; davacıya isnat edilen eylemlerin aynı zamanda Ceza Kanunu bakımından da suç olduğu göz önüne alındığında, Bölge İdare Mahkemesince, davacı hakkındaki kaçakçılık suçuna ilişkin ceza yargılaması sonucunda verilecek karar da kesinleştikten sonra, disiplin cezasına konu fiillerin işlenip işlenmediği konusunda, dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile ceza mahkemesi kararlarının birlikte değerlendirilmesi suretiyle bir karar verilmesi gerektiği kanaatine varıldığından, temyize konu kararda hukuki isabet görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,

2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,

3. 2577 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun'la değişik 50. maddesinin 2. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, kararı veren ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine,

4. 2577 sayılı Kanun'a 6545 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile eklenen Geçici 8. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 16/09/2025 tarihinde esasta oybirliğiyle, gerekçede oyçokluğuyla karar verildi.

(X) GEREKÇEDE KARŞI OY

Anayasa Mahkemesinin 13/01/2016 günlü, E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararı ile Tüzük'ün dayanağı olan, 3201 sayılı Kanun'un 83. maddesinin birinci cümlesinin iptaline karar verilmesi sonrasında 23 Ocak 2017 tarihli ve 29957 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile 08/03/2018 günlü, 30354 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'da, 7068 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddelerinde;

bu maddelerin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre re'sen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezalarının bu düzenlemeler uyarınca verilmiş addolunacağı kuralı getirilirken, Tüzük'ün 8/6. maddesindeki (hırsızlık, gasp, dolandırıcılık, irtikap, rüşvet, zimmet, ihtilas, ırza geçme, ırza tasaddi, sahtecilik, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması,

kalpazanlık, kasden adam öldürme veya bu suçları işlemeye teşebbüs etmek, emniyeti suiistimal, yalan yere tanıklık, yalan yere yemin, suç tasnii, iftira) fiillere ilişkin bir düzenlemeye yer verilmemiş, ancak anılan düzenlemelerin 9. maddesinde (Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 9. maddesinde de yer aldığı gibi). Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiiller ile ilgili olarak 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.

Yukarıda belirtilen mevzuat uyarınca, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesinde sayılan ve katalog suç olarak da ifade edilen eylemler, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/E-(g) maddesinde yer alan "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" kapsamına alınmıştır.

Öte yandan, 09/05/2014 tarih ve 28995 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 16/01/2014 tarih ve E:2013/110, K:2014/8 sayılı kararında da; 657 sayılı Kanunu'nun 125/E-(g) maddesinde yer alan kuralın,... fıkrada genel bir belirleme yapılmadığı, disiplin cezası gerektiren hareketlerin, memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak derecede yüz kızartıcı ve utanç verici olması gerektiği düzenlenerek çerçevesinin çizildiği, kaldı ki; kural dayanak alınarak tesis edilen idari işlemlere karşı yargı yolu açık olup belirsiz olduğu ileri sürülen kavramlar ve bu kavramların belirttiği hareketler yargı kararları yoluyla da somutlaştırıldığından, Anayasa'nın 2., 38. ve 128. maddelerine aykırı olmadığına karar verilmiştir.

Yasa ile yüz kızartıcı olan eylemlerin hangileri olduğuna dair genel bir belirleme yapılmamış ise de; bazı kanunlarda yüz kızartıcı suçlara ilişkin düzenlemeler yer almış olup, bu düzenlemelerin; 657 sayılı Kanunu'nun 125/E-(g) maddesinde yer alan "yüz kızartıcı" kavramının somutlaştırılmasında esas alınıp, belirlilik ve öngörülebilirliğin sağlanacağı sonucuna ulaşılmıştır.

Eylem tarihinde yürürlükte bulunan, T.C. Anayasası'nın 76. maddesine göre "irtikap" yüz kızartıcı sayılmış olduğundan, bu eylemin sübut bulması hali, 657 sayılı Kanun'un 125/E-(g) maddesinde yer alan, "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" kapsamında bulunmaktadır.

Diğer yandan; disiplin hukuku; kurumun iç düzenini korumayı amaçlayan ve bunun için kamu görevlilerinin mevzuata, çalışma düzenine, hizmetin gereklerine aykırı fiillerine yönelik olarak uygulanacak yaptırımları ve bu yaptırımların uygulanmasındaki usul ve esasları düzenleyen bir alandır.

Mevzuatımızda, kamu hizmetini yürütenlerin; disiplin yaptırımını gerektiren, eylem, işlem ve davranışlarını ve verilecek disiplin cezalarını belirleyen farklı düzenlemeler bulunmakla birlikte; disiplin cezaları için yasal dayanak oluşturan eylem, işlem ve davranışın aynı zamanda cezai suç teşkil ettiği haller yönünden ayrıca düzenleme yapılarak, farklı bir ispat standardı veya oluşumsal unsurların belirtilmediği ve bu sürece ilişkin genel bir usul kanunu bulunmadığından, uygulamada ceza hukuku ilkelerine atıf yapıldığı; idari ve adli makamlarca yapılan değerlendirmelerin farklı sonuçlara ulaşabildiği görülmektedir.

Nitekim, AİHM "... yasaklanan ve disipline aykırı olarak nitelendirilen ve aynı zamanda disiplin cezaları için yasal dayanak oluşturan eylem ve davranışlar, cezai suç teşkil etmektedir. Bununla birlikte, disiplin makamlarının bu gerekçelere dayanabilmesi için cezai bir hükmün gerekip gerekmediği hususunda herhangi bir bulgu mevcut değildir... bu yönde herhangi bir netliğin bulunmadığını dikkate alan AİHM, başvuranın davasında disiplin sorumluluğu ve cezai sorumluluk arasındaki çizgilerin, disiplin soruşturmasının en başından beri bulanık olduğunu" (AHİM- SEVEN / TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no. 60392/08)";

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 131. maddesi uyarınca, suçlamalardan beraat etmenin, aynı olaylar nedeniyle disiplin cezasının uygulanmasına engel olamayacağı kuralı yönünden ise; "Danıştay kararında geçen “ceza kanununa göre mahkum olması veya olmaması hallerinin ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel olamayacağı” ifadesinin, bu hususların hiçbirini aydınlatmadığı... ceza yargılamalarıyla eşzamanlı veya ceza yargılamalarının ardından yürütülen disiplin incelemelerinde üzerine atılı suç bulunan bir kişinin suçu yetkili bir mahkeme tarafından sabit bulununcaya kadar masum sayılma hakkının güvence altına alınması amacıyla izlenecek herhangi bir ilkeden" (AHİM KEMAL ÇOŞKUN/TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no. 45028/07) bahsetmediği görüşündedir.

Anayasa Mahkemesi ise; "adli ve idari makamların kendi görev sınırlarını aşarak kişiyi suçlu ilan etmesi veya bu bağlamda birtakım çıkarımlarda bulunması masumiyet karinesinin ihlaline yol açabileceği, (Galip Şahin, B.

No: 2015/6075), idari makamlarca veya mahkemelerce salt bir kimsenin suç isnadı altında olduğunun ifade edilmesi masumiyet karinesini zedelemeyeceği, bu bakımdan kişinin suç isnadı altında olduğunun belirtilmesi ile hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunmadığı hâlde onun mahkûm olduğunun kesin bir dille ifade edilmesi veya bu yönde kanaat oluşmasına yol açacak nitelikte açıklamalarda bulunulması arasındaki ayrıma özen gösterilmesi gerektiği,... disiplin suçuna ve ceza yargılamasına konu eylemlerin aynı olduğu hâllerde disiplin soruşturmasıyla ilgili uyuşmazlıklara bakan idari mahkemelerin fiilin sübutuyla ilgili olarak ceza

mahkemesinin ulaştığı kanaate saygı göstermesi ve bunu sorgulayacak ifadeler kullanmamasının beklendiği, aksi takdirde kişinin ceza mahkemesinde beraat etmiş olmasının bir anlamı kalmayacağını (Barış Baş, B.No 2016/14253) belirtmektedir.

Yukarıda aktarılan duruma göre, disipline aykırı olarak nitelendirilen ve aynı zamanda disiplin cezaları için yasal dayanak oluşturan eylem, işlem ve davranışların; cezai suç teşkil ettiği durumda, ceza yargılaması kanaatinin esas alınacağı açıktır. Bu durumda; yukarıda aktarılan gerekçenin de eklenmesi gerektiği oyu ile gerekçe yönünden karara katılmıyorum.

Danıştay 2. Daire, E. 2021/16250, K. 2025/3629, 16 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava Konusu İstem
  4. Temyiz Edenin İddiaları
  5. Karşı Tarafın Cevabı
  6. Düşüncesi
  7. Türk Milleti Adına
  8. İnceleme Ve Gerekçe
  9. Maddi Olay
  10. İlgili Mevzuat
  11. Hukuki Değerlendirme
  12. (X) Gerekçede Karşı Oy
  13. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
2. Daire
Esas No
2021/16250
Karar No
2025/3629
Tarih
16 Eylül 2025

İlgili Kararlar

  • Danıştay 2. Daire E.2021/16267 K.2025/3779
  • Danıştay 2. Daire E.2021/16291 K.2025/3627
  • Danıştay 2. Daire E.2021/16344 K.2025/3946
  • Danıştay 2. Daire E.2021/16350 K.2025/3620
  • Danıştay 2. Daire E.2021/16399 K.2025/4009
  • Danıştay 2. Daire E.2021/16493 K.2025/4065

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.