KÜNYE
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/17446 E., 2022/942 K.·T.C. Danıştay İkinci Daire
- Karar tarihi
- 2 Mart 2022
- Esas No
- 2021/17446
- Karar No
- 2022/942
- Temyiz eden (davalı)
- … Bakanlığı
- Vekili
- …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:… , K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
- Yargılama süreci
- —
- Dava Konusu İstem
- Dava; Hazine Müsteşarlığında … olarak görev yapan davacının, bu görevinden alınarak hazine uzmanı kadrosuna atanmasına ilişkin … günlü, … sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
Karar Metni
674 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
… İdare Mahkemesinin … günlü, E:… K:… sayılı kararıyla; davacının … herhangi bir görevde yükselme ya da benzeri bir (seçme-eleme) sınavı ile değil, idarenin takdiri ile getirildiği ve sonrasında takdir yetkisi kullanılarak daire başkanlığı görevinden alınıp, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile atanabileceği kadro olarak belirlenen +3600 ek göstergeli hazine uzmanı kadrosuna atanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
… Bölge İdare Mahkemesi … Dava Dairesince verilen … günlü, E:… , K:… sayılı kararla, istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş; davacı tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine Danıştay İkinci Dairesinin 06/01/2021 günlü, E:2020/581, K:2021/41 sayılı kararıyla; anılan karar bozulmuştur.
Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : Danıştay İkinci Dairesinin anılan bozma kararına uyularak. Bölge İdare Mahkemesi. İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:… , K:… sayılı kararla.
Devlet Memurları Kanunu'nun 76. maddesi ile davalı idareye, personelini atama konusunda takdir yetkisi tanınmış ise de, takdir yetkisinin kullanımının mutlak ve sınırsız olmayıp, kamu yararı ve kamu hizmetinin gerekleriyle sınırlı olduğu ve bu açıdan yargı denetimine tabi bulunduğunun idare hukukunun bilinen ilkelerinden olduğu; atama işlemi, kamu hizmetinin rasyonel ve verimli bir biçimde görülmesi için tesis edilmesi gereken bir tasarruf olduğundan, bunun, hizmetin en iyi şekilde yerine getirilmesi ve kamu görevlisinin en yararlı olabileceği yer ve görevde çalıştırılması maksatlarıyla yapılması,
nihayet kamu yararının sağlanması amacına dayalı bulunması gerektiği. 09/10/1992 tarihinde. Üniversitesinde Araştırma Görevlisi olarak memuriyet görevine başladığı, 08/02/1996 tarihinden itibaren Hazine Müsteşarlığı bünyesinde Hazine Uzman Yardımcılığı, 19/03/1999 tarihinden itibaren Hazine Uzmanı olarak görev yaptığı, 14/05/2004-13/02/2008 tarihleri arasında … olarak görev yaptıktan sonra 13/02/2008 tarihinde daire başkanı olarak atandığı.
Hazine Müsteşarlığı Sigortacılık Genel Müdürlüğünde … olarak yaklaşık on yıl görev yapan davacının, gerek eğitim durumu, gerekse geçmiş hizmetleri değerlendirildiğinde, kariyer ve liyakat ilkelerine uygun olarak daire başkanlığına atandığı ve bu görev için yeterli donanıma sahip olduğu görülmekte olup;
daire başkanlığından alınarak hazine uzmanı olarak atanmasını gerektirecek şekilde hizmeti aksattığı veya başarısız olduğu ya da görevde kalmasında hizmetin yürütülmesi açısından sakınca olduğu yönünde hukuken geçerli herhangi bir somut bilgi ve belgeye dayanılmaksızın, sadece takdir yetkisine bağlı olarak işlem tesis edildiğinin anlaşılması nedeniyle, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı şekilde kullanılan takdir yetkisine dayalı olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle.
İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:… , K:… sayılı kararın kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı İdare tarafından; davacının daire başkanı olarak görev yaptığı dönemde bilgi birikiminden yararlanıldığı, hizmetine duyulan ihtiyacın son bulması nedeniyle de takdir yetkisinin sınırları dahilinde görevden alındığı, dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata uygun olarak kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilerek tesis edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI
Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından davalının yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 2. Daire, E. 2021/17446, K. 2022/942, 2 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama