KÜNYE
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/17864 E., 2022/331 K.·T.C. Danıştay İkinci Daire
- Karar tarihi
- 10 Şubat 2022
- Esas No
- 2021/17864
- Karar No
- 2022/331
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Karşı taraf (davalı)
- ...Genel Müdürlüğü
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ...İdare Mahkemesince verilen ...günlü, E:..., K:...sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
- Yargılama süreci
- —
- Dava Konusu İstem
- ...İl Emniyet Müdürlüğünde başpolis memuru olarak görev yapan davacı, Tokat İl Emniyet Müdürlüğüne aynı unvanla naklen atanmasına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğünün 23/07/2015 tarihli işleminin iptali istemiyle dava açmıştır.
Karar Metni
564 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
...İdare Mahkemesinin ...günlü, E:..., K:...sayılı kararıyla dava konusu işlemin iptaline hükmedilmiş olup; anılan karar, Danıştay Beşinci Dairesinin 28/03/2019 günlü, E:2016/30354, K:2019/2300 sayılı kararıyla bozulmuş, davacının karar düzeltme istemi de Dairemizin 08/04/2021 günlü, E:2021/8385, K:2021/1153 sayılı kararıyla reddedilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : Bozma kararına uymak suretiyle verilen Tokat İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; idarenin kamu hizmetinin gerekleri doğrultusunda personelin görev yerini değiştirme konusunda kanunen sahip olduğu takdir yetkisini emniyet hizmetlerinin önem ve özelliğine uygun olarak kullandığı, bu takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet gerekleri dışında subjektif (öznel) nedenlerle kullandığına dair herhangi bir bilgi ve belge de bulunmadığı anlaşıldığından, davacının kadro derecesi değişmeden eşdeğer bir göreve atandığı dikkate alındığında, dava konusu işlemde kamu yararına ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, memurların naklen atanmaları konusunda idareye takdir yetkisi tanındığı fakat bu yetkinin kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda kullanılması gerektiği, dava konusu işlemin dayanağı olan bilgi ve belgelerin istenilmesine karşın dosyaya herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığı, hakkında dava konusu işlem tarihinden önce yürütülen adli veya idari bir soruşturmanın bulunmadığı, daha önce herhangi disiplin cezası ile cezalandırılmadığı, 2012, 2013 ve 2014 yıllarına ait performans değerlendirme puanlarının sırasıyla 5.00, 4.95 ve 5.00 olduğu,
dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla Tekirdağ Emniyet Müdürlüğünün kadro durumu ile personel ihtiyacına ilişkin olarak herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığı, birinci hizmet bölgesi olan Tekirdağ ilinde 8 yıl olan zorunlu hizmet süresi beklenmeden henüz anılan yere atanalı bir (1) yıl olmuşken mevzuata aykırı olarak atamasının yapıldığı, halihazırda veri hazırlama kontrol işletmeni olarak Tekirdağ Valiliği İl Sivil Toplumla İlişkiler Müdürlüğünde görev yaptığı, başpolis memuru olarak emniyet hizmetleri sınıfına aktarılmasının ve yeniden Tokat iline atanmasının mümkün olmadığı,
davalı idarenin, personelinin aile bütünlüğünü, çocuklarının eğitim ve psikolojik gelişimlerini göz ardı edip takdir yetkisini cezalandırma aracı olarak kullanmasının adalet ve hukuk anlayışına uygun düşmediği, takdir yetkisinin keyfi ve sübjektif kullanılarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI
Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 2. Daire, E. 2021/17864, K. 2022/331, 10 Şubat 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama