KÜNYE
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/19214 E., 2022/3598 K.·T.C. Danıştay İkinci Daire
- Karar tarihi
- 14 Haziran 2022
- Esas No
- 2021/19214
- Karar No
- 2022/3598
- Temyiz eden (davalı)
- … Bakanlığı
- Vekili
- Hukuk Müşaviri …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
- Yargılama süreci
- —
- Dava Konusu İstem
- Tarım Reformu Genel Müdürlüğünde … Daire Başkanı olarak görev yapmakta olan davacı, Strateji Geliştirme Başkanlığı emrine Gıda Tarım ve Hayvancılık Uzmanı olarak atanmasına ilişkin … günlü, … sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle maaştan yapılan ve yapılacak olan kesintilerin yasal faiziyle birlikte tarafına ödenmesi istemiyle dava açmıştır.
Karar Metni
796 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
... İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla; davalı idarece, davacı hakkında verilen disiplin cezalarının bulunduğu ve davaya konu işlemin idareye tanınan takdir yetkisi uyarınca tesis olunduğu öne sürülmüş ise de; davacıya verilen kınama cezasının ve "ihalelerle ilgili birimde görev verilmemesine" ilişkin idari tedbir işleminin iptali istemiyle ... İdare Mahkemesinde açılan davada verilen davanın reddi yönündeki … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın,.
Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarihli ve E:. K:… sayılı kararıyla kaldırıldığı ve işlemlerin iptaline karar verildiği; davacıya verilen uyarma cezasının iptali istemiyle ... İdare Mahkemesinde açılan davada, … tarih ve E:. K:… sayılı karar ile dava konusu işlemin iptaline karar verildiği ve kararın. Bölge İdare Mahkemesi ...
İdari Dava Dairesinin … tarihli E:…, K:… sayılı kararıyla onandığı, davacıya verilen diğer kınama cezasının 23/05/2014 tarihli olduğu ve dava konusu işlemden çok önce verildiğinden, dava konusu işlemin tesisinde etkili olduğunun ileri sürülemeyeceği; idareye tanınan takdir yetkisinin bu yönde kullanımını gerektirecek nitelikte davacının görevinde başarısızlığı, disiplinsizliği veya liyakaten yetersiz olduğuna ilişkin hukuken kabul edilebilir herhangi bir gerekçenin bulunmadığı,
hal böyle olunca, sırf takdir yetkisine dayanılarak tesis olunan davaya konu işlemde sebep ve maksat unsurları yönünden hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varıldığı, öte yandan, davaya konu işlem hukuka aykırı bulunduğundan; davacının bu işlemden kaynaklanan ve maaşından dava tarihinden önce yapılan kesintilerin dava tarihinden, dava tarihinden sonra yapılan kesintilerin tahakkuk tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline,
davacının bu işlem nedeniyle eksik ödenen mali ve sosyal haklarının dava tarihinden başlayarak izleyen her bir tahakkuk tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : … Bölge İdare Mahkemesi, ... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; istinaf başvurusuna konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu ve kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek, istinaf başvurusunun reddine hükmedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı İdare tarafından; dava konusu idari işlemin Kanun'un idareye tanıdığı takdir yetkisi uyarınca, kamu yararı ve hizmetin gerekleri çerçevesinde temel ilkeler ve personel hukuku prensipleri gözetilerek tesis edildiği, işlemin hukuka uygun olduğu, diğer taraftan dava konusu işlemin tesisinden sonra;
davacının Rehberlik ve Teftiş Başkanlığının … tarihli ve E…. sayılı yazısı eki Bakanlık müfettişlerince düzenlenen … tarihli ve … sayılı disiplin soruşturma raporu ve bu rapora dayalı olarak Bakanlık Makamından alınan … tarihli ve … sayılı Olur ile iki kez 1/8 oranında aylıktan kesme, 1/2 oranında aylıktan kesme ve kınama disiplin cezaları ile tecziye edilmiş olduğu, daire başkanlığı atamalarında liyakat, yeterlilik, başarı koşulunun aranmadığı,
kurum nezdinde daire başkanlığı makamına yapılan atamaların tamamen takdiren olduğu ve idare hukukuna göre de görevden almanın usulde paralellik ilkesi gereğince aynı minvalde olması gerektiği, bu bağlamda takdiren atanan davacının takdiren görevden alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI
Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca Tetkik Hâkimi …'ın açıklamaları dinlenildikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle değiştirilen "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde, "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir." hükmüne yer verilmiş, devamında Bölge İdare Mahkemelerinin temyiz edilebilecek nihai kararları sayma suretiyle belirtilmiştir.
… Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince her ne kadar Danıştaya temyiz yolu açık olmak üzere karar verilmişse de, temyiz istemine esas teşkil eden kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesi kapsamında sayılan işlemlerden olmadığı ve temyiz yolu açık olmayan "kesin" kararlardan olduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin incelenmesine yasal olanak bulunmamaktadır.
Danıştay 2. Daire, E. 2021/19214, K. 2022/3598, 14 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama