KÜNYE
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/2869 E., 2021/5370 K.·T.C. Danıştay İkinci Daire
- Karar tarihi
- 30 Aralık 2021
- Esas No
- 2021/2869
- Karar No
- 2021/5370
- Temyiz eden (davalı)
- ...Genel Müdürlüğü
- Vekili
- Hukuk Müşaviri ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- İstemin konusu
- .... İdare Mahkemesince verilen ...günlü, E:..., K:...sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
704 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
Dava konusu istem: Komiser yardımcısı rütbesinde görev yapan davacı tarafından, 2014 yılı terfi döneminde komiser rütbesine terfi ettirilmemesine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez Değerlendirme Kurulu kararının iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kalınan özlük ve parasal haklarının işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
.... İdare Mahkemesinin ...günlü, E:..., K:...sayılı kararıyla; dava konusu işlemin iptali ile davacının yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesine karar verilmiştir.
Danıştay Beşinci Dairesince karar düzeltme aşamasında verilen 06/02/2019 günlü, E:2016/29385, K:2019/751 sayılı kararla; dava konusu işlemin iptaline ilişkin hüküm fıkrasının gerekçeli olarak onanmasına, davacının yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının işlem tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin hüküm fıkrasının ise bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; Danıştay Beşinci Dairesinin bozma kararına uyulmak suretiyle, yoksun kalınan özlük ve parasal hak kaybının işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemi yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından; 2014 yılında komiser yardımcıları için hazırlanan kıdem listesinde 383. sırada yer alan davacının, ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda yapılan değerlendirme sonucunda bir üst rütbeye terfi ettirilmemesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı belirtilerek, Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI
Davacı tarafından cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Beşinci Dairesinin E:2019/3964 sayılı esasında kayıtlı iken, Danıştay Başkanlık Kurulunun, Danıştay dava daireleri arasındaki iş bölümünün belirlenmesine ilişkin 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" başlıklı kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize devredilen ve tekemmül eden dosyada, yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin; Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
İLGİLİ MEVZUAT
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinde; Danıştay dava daireleri ile idare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarına karşı tebliğ tarihini izleyen otuz gün içinde Danıştayda temyiz yoluna başvurulabileceği, 49. maddesinin 5. fıkrasında ise; kararların kısmen onanması ve kısmen bozulması hallerinde kesinleşen kısmın Danıştay kararında belirtileceği kurala bağlanmış olup, temyiz yoluna, aleyhine karar verilen taraflarca başvurulabileceği açıktır.
İdari işlemler hakkında iptal davası açılabilmesi için öncelikle idari işlemin ilgilinin hukuki menfaatini ihlal etmesi koşulunun varlığı arandığı gibi, kanun yoluna başvurmada da hukuki yarar bulunması gerekmektedir. Başka bir deyişle, kanun yoluna başvuranın, aleyhine kanun yoluna başvurduğu kararın bozulması veya değiştirilmesinde korunmaya değer hukuki menfaatinin bulunması şarttır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Dosyanın incelenmesinden, Komiser yardımcısı rütbesinde görev yapan davacı tarafından, 2014 yılı terfi döneminde komiser rütbesine terfi ettirilmemesine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez Değerlendirme Kurulu kararının iptali ile bu yoksun kalınan özlük ve parasal haklarının işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada; ...İdare Mahkemesinin ...günlü, E:..., K:...sayılı kararıyla, dava konusu işlemin iptali ile davacının yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesine karar verildiği.
Danıştay Beşinci Dairesinin 06/02/2019 günlü, E:2016/29385, K:2019/751 sayılı kararıyla, dava konusu işlemin iptaline ilişkin hüküm fıkrasının gerekçeli olarak onanmasına, davacının yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının işlem tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin hüküm fıkrasının ise bozulmasına karar verildiği; kararın iptale ilişkin kısmının kesinleştiği, daha sonra Mahkemece bozma kararına uyularak, yoksun kalınan özlük ve parasal hakların ödenmesi istemi yönünden davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Davalı İdare tarafından dosyaya sunulan temyiz dilekçesinde ise Mahkeme kararının, davalının lehine olan yoksun kalınan özlük ve parasal hakların ödenmesi istemi yönünden davanın reddine ilişkin kısmı ile onanarak kesinleşen iptale ilişkin kısmının bozulması istenilmektedir. Bu durumda; davalının, lehine olan Mahkeme kararının bozulmasında hukuki menfaati olmadığı gibi, bozma kararı sonrasında hakkında hüküm kurulmayan ve kesinleşen kısma yönelik olan temyiz isteminin incelenmesine de yasal olanak bulunmamaktadır.
Danıştay 2. Daire, E. 2021/2869, K. 2021/5370, 30 Aralık 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama