KÜNYE
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/4452 E., 2022/147 K.·T.C. Danıştay İkinci Daire
- Karar tarihi
- 20 Ocak 2022
- Esas No
- 2021/4452
- Karar No
- 2022/147
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Müdürlüğü - …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
- Yargılama süreci
- —
- Dava Konusu İstem
- Dava; davalı idarenin … İcra Tetkik Hakimliğince düzenlenen … tarihli ve … Esas, … Karar sayılı Harç Tahsil Müzekkeresinde belirtilen 7.150,00 TL para cezası ile bu cezaya ilişkin olarak 28.432,95 TL gecikme zammını içeren ... kod no ile belirtilen borcun dayanağı olan ödeme emrinin iptali istemiyle açılmıştır.
Karar Metni
544 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
Danıştay Onuncu Dairesi'nin 15/06/2015 gün ve E:2013/7829, K:2015/2995 sayılı bozma kararına uyularak verilen ... İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; uyuşmazlık konusu amme alacağının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin davacının adresine tebliğine ilişkin olarak düzenlenen … tarih … numaralı tebliğ alındısına.
"Muhatabın adres bırakmadan ayrıldığı yeni adresinin bildirilmediği adreste … beyanından öğrenildiği" denilerek 28/02/2003 tarihi yazılarak imzalandığı, yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri gereği, tebliğ zarflarının üzerine açıklama yapılarak komşu, mahalle muhtarı veya ihtiyar heyeti üyelerinden birine veya zabıta memuruna imzalatılmamış olduğu, söz konusu zarfın davacının adresinin tebliğe elverişsiz olduğunu saptayacak bir tutanak haline getirilmemiş olduğu, ayrıca münasip bir süre sonra ikinci tebliğin denendiğine dair bir belgenin davalı idarece dosya içeriğine sunulmadığı,
davacının tebliğe yarar başka adresinin olup olmadığının idarece araştırılmadığı, uyuşmazlık konusu borca ilişkin olarak davacı adına düzenlenen ödeme emrinin usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği, 6183 sayılı Kanun'un 103. maddesi uyarınca zamanaşımının kesilmesi sonucunu doğuran bir durumun oluşmadığı, bunun haricinde davalı idare tarafından zamanaşımını kesen veya zamanaşımı işlemesine engel olan bir durumun ortaya konulamadığı, buna göre uyuşmazlık konusu borcun vadesinden itibaren yukarıda hükmüne yer verilen 6183 sayılı Kanun'un 102. maddesinde öngörülen zamanaşımı süresinin olayda dolduğu, borcun tahsil zamanaşımına uğradığı,
öte yandan, dava konusu borca ilişkin olarak ilanen tebligatın usulüne uygun olduğu kabul edilse bile, ilanen tebligatın yapıldığı 2004 yılından sonra 6183 sayılı Kanunun aradığı anlamda zamanaşımını kesen veya zamanaşımının işlemesine engel olan bir durumun söz konusu olmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından; 16/11/2004 tarihli … Gazetesi'nde ilanen tebligat yapıldığı, dava konusu edilen işlemin hukuka uygun olduğu ve borcun zamanaşımına uğramadığı, bu nedenle mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI
Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Onuncu Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 2. Daire, E. 2021/4452, K. 2022/147, 20 Ocak 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama