KÜNYE
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/5587 E., 2023/439 K.·T.C. Danıştay İkinci Daire
- Karar tarihi
- 15 Şubat 2023
- Esas No
- 2021/5587
- Karar No
- 2023/439
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
- Yargılama süreci
- —
- Dava Konusu İstem
- Dava; … Besin San. Tic. A.Ş.'den tahsil edilemeyen 223.336,87 TL tutarındaki adli para cezasının asıl borçlu olan şirketten tahsil olanağı kalmadığından bahisle, 6183 sayılı Kanunun Mükerrer 35. maddesi gereğince şirketin yönetim kurulu başkanı olan davacıdan tahsiline yönelik olarak düzenlenen 31/12/2014 tarihli ödeme emrinin iptali istemiyle açılmıştır.
Karar Metni
539 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
Danıştay Onuncu Dairesinin 22/12/2016 günlü, E.2016/3076, K.2016/4719 sayılı bozma kararına uyulmak suretiyle; anonim şirketi idare ve temsil eden yönetim kurulu üyelerinin isim ve ikametgahları ile tescil edilmiş hususlarda ortaya çıkabilecek değişikliklerin ticaret siciline tescil edilmesi gerektiği ve ticaret sicili kayıtlarının bu tescilden itibaren üçüncü şahıslar hakkında hüküm ifade edebileceğinin anlaşıldığı;
öte yandan, anonim şirketlerde görev süresi biten yönetim kurulu üyelerinin bu sıfatlarının kendiliğinden düşeceğine dair bir hüküm bulunmaması nedeniyle yönetim kurulunun yeni yönetim seçilene kadar zorunlu görevlerine devam edeceklerinin kabulü gerektiği; bu durumda, 1997 - 2000 yılları arasında yönetim kurulu başkanı olarak görevlendirilen davacının görev süresinin sona erdiği 2000 yılından sonra yerine yeni yönetim kurulu üyesi seçildiğine dair ticaret siciline herhangi bir tescil işlemi yapılmadığı,
her ne kadar davacı 11/06/1999 tarihinde görevinden istifa ettiğini diğer yönetim kurulu üyelerine ihtaren bildirmiş ise de, bu istifanın üçüncü kişiler yönünden hüküm ifade edebilmesi için zorunlu olan tescil işleminin yapılmadığı anlaşıldığından, asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyen amme alacağından sorumlu olduğu açık olup; davaya konu edilen ödeme emrinde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından; dava konusu ödeme emrinin zaman aşımına uğradığı, Vergi Usul Kanunu 10/2 maddesi hükmüne aykırı davranıldığı, asıl borçlu şirket hakkında tüm kanun yollarının tüketilmesi gerektiği, davacının yönetim kurulu başkanlığından 11/06/1999 tarihinde istifa ettiği, davacının borçtan sorumlu olmadığı, Tekirdağ Vergi Mahkemesince ödeme emirlerinin iptaline ilişkin ısrar kararları verildiği, davalı idare tarafından tesis edilen işlemlerin hukuka aykırı olduğu belirtilerek, mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI
Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Onuncu Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 2. Daire, E. 2021/5587, K. 2023/439, 15 Şubat 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama