KÜNYE
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/6403 E., 2024/1206 K.·T.C. Danıştay İkinci Daire
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2024
- Esas No
- 2021/6403
- KararNo
- 2024/1206
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Genel Müdürlüğü
- Vekili
- Hukuk Müşaviri …
- İstemin konusu
- ... İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
- Yargılama süreci
- —
- Dava Konusu İstem
- Dava; davacının, … ili, … İlçe Emniyet Müdürlüğünde komiser yardımcısı olarak görev yaptığı dönemde işlediği ileri sürülen fiilleri nedeniyle, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 6/B-5 maddesi uyarınca 6 ay kısa süreli durdurma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez Disiplin Kurulunun … günlü, … sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
Karar Metni
560 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
... İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; davacı hakkında şikayet dilekçesi veren A.D. isimli bayanın eski eşi tarafından, davacının bürosuna ait kamera, bilgisayar veya araç arızası için kendisinden para talep ettiği ve aldığı iddiaları üzerine başlatılan disiplin soruşturması sonucu düzenlenen soruşturma raporu, davacı ve diğer ilgililerin ifadeleri ile dosya münderacatında bulunan diğer delil ve eklerin incelenmesinden, davacıya yöneltilen fiilerin gerçekleşmiş olduğu, fiilerin niteliği ve oluş biçimi dikkate alınarak bir alt ceza uygulanmayarak verilen disiplin cezasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından; soruşturma onayını mülki amir olan Kaymakamın vermesi gerekirken, ilçe emniyet müdüründen alınmasının, soruşturma raporunda alt ceza verilmesi teklif edilmesine rağmen, hukuki bir gerekçe sunulmadan alt cezanın uygulanmamasının ve yürürlükten kaldırılan Tüzük esas alınarak ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğu, isnat edilen eylemlerin özel hayata ilişkin olup, polislik mesleğiyle bir ilgisinin bulunmadığı, adli olarak suçsuz olduğu ortaya çıkan bir olayda disiplin cezası verilmesinin masumiyet karinesine aykırılık teşkil ettiği, üzerine atılı eylemi gerçekleştirdiğinin somut ve kesin delillerle ispat edilemediği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI
Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay (Kapatılan) Onaltıncı Dairesi tarafından Danıştay Beşinci Dairesine, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından da, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan, disiplin soruşturması kapsamında bilgisine başvurulan ve Güvenlik Büro Amirliğinde Büro Amiri olan davacının şoförü olarak görev yapan Ç.Y tarafından verilen tanık beyanında; davacının kayınpederinin ikametine gitmeden önce şikayetçi A.D.'nin eski eşi A….'nun işyerine gittikleri, söz konusu şahıs ve onun ortağı ile birlikte bir plazanın teras katında bulunan lokantada yemek yediklerinin ifade edildiği, ayrıca yine soruşturma kapsamında ifadesi alınan, şikayetçinin iş ortağı S.S. tarafından da, davacıyla ilgili iddiaların doğrulandığı göz önüne alındığında, davacıya isnat edilen fiillerin sübuta erdiği anlaşılmaktadır.
Danıştay 2. Daire, E. 2021/6403, K. 2024/1206, 27 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama