KÜNYE
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/6786 E., 2024/1215 K.·T.C. Danıştay İkinci Daire
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2024
- Esas No
- 2021/6786
- Karar No
- 2024/1215
- Temyiz eden (davalı)
- … Valiliği
- Karşı taraf (davacı)
- …
- İstemin konusu
- … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
1.414 kelime·7 dk okuma·10 bölüm
Dava Konusu İstem
Dava; polis memuru olarak Gümüşhane ili, Köse İlçe Emniyet Amirliğinde görev yapmakta iken davacının, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 6/B-5 maddesi uyarınca 6 ay kısa süreli durdurma cezası ile cezalandırılması gerekmekte ise de, anılan Tüzüğün 14. maddesi uygulanarak 16 ay uzun süreli durdurma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Gümüşhane Valiliği İl Polis Disiplin Kurulu'nun … günlü, … sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti :.
İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; olayda, F.O. isimli bir bayanın polis imdat hattını arayarak davacı ile aralarında yaşanan tartışma sonrasında kendisine darp ve hakarette bulunduğu iddiası üzerine, polis merkezinde alınan ifadesinde, bayanın olayı teyit ettiği ve hastanedeki sağlık muayenesinde ensesinde kızarıklık tespit edildiği, hakkında yapılan soruşturmada davacının söz konusu fiilleri gerçekleştirdiğinin sübut bulduğu, bu fiilinin hizmet dışında mesleğin saygınlığına halel getiren davranışlar olduğu,
her ne kadar davacının daha önce aynı fiil nedeniyle aynı maddeden disiplin cezası alması nedeniyle tekerrür hükümleri uygulanarak bir derece ağır ceza uygulanması hukuka uygun olsa da, bir derece ağır ceza olan uzun süreli durdurma cezasının 12 ay uzun süreli durdurmadan başlayıp, 24 ay uzun süreli disiplin cezasına kadar derecelendirildiği ve davacıya 16 ay uzun süreli disiplin cezasının uygulandığı,
davacının eyleminin karşılığı olan 6 ay kısa süreli durdurma cezasından sonra bir ağır ceza olan uzun süreli durdurma cezasının alt haddi olan 12 ayın uygulanmayıp 16 ay uzun süreli durdurma cezası uygulanmasında hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğünün 19/10/1992 tarihli Genelgesinde, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 14. maddesinin uygulanması durumunda, 6 ay kısa süreli durdurma cezasının bir derece ağır cezası olan 16 ay uzun süreli durdurma cezasının verilmesi gerektiğinin belirtilmesi nedeniyle işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI
Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile sonucu itibarıyla usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Onikinci Dairesi tarafından Danıştay (Kapatılan) Onaltıncı Dairesine, Danıştay (Kapatılan) Onaltıncı Dairesi tarafından da Danıştay Beşinci Dairesine, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından ise Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY
Gümüşhane ili, Torul İlçe Emniyet Amirliğinde polis memuru olarak görev yapan davacının, Köse İlçe Emniyet Amirliğinde görevli iken F.O. isimli bir bayanın polis imdat hattını arayarak şikayette bulunduğu, verilen adrese gidildiğinde adresin davacının evi olduğu ve evde evli olmaksızın davacı ile birlikte kalan F.O. isimli bayanın, davacıyla aralarında yaşanan tartışma sonrasında davacının kendisine darp ve hakarette bulunduğu iddiası üzerine, polis merkezinde alınan ifadesinde, bayanın olayı teyit ettiği ve hastanede yapılan sağlık muayenesinde ensesinde kızarıklık tespit edildiği,
söz konusu fiillerin bir polis memurunun görevi dışında resmi sıfat ve sorumluluğuyla bağdaşmadığından bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 6/B-5 maddesi uyarınca "Hizmet dışında resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" suçu nedeniyle 6 ay kısa süreli durdurma cezasıyla cezalandırılması gerekmekte ise de, anılan Tüzük'ün 14. maddesinin uygulanmasıyla 16 ay uzun süreli durdurma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin tesis edilen işlemin iptali istemiyle temyizen incelenmekte olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT
Mülga Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 6/B-5 maddesinde yer alan, "Hizmet dışında resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" fiili, 6 ay kısa süreli durdurma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır.
Mülga Tüzük'ün dava konusu işlem tarihinde "Yenilenme" başlığını taşıyan 14. maddesinde, "Disiplin cezası verilmesine neden olmuş bir eylem, işlem, tutum veya davranışın cezaların sicilden silinmesine ilişkin süre içinde yenilenmesinde bir derece ağır ceza uygulanır.
Aynı derecede cezayı gerektiren değişik eylem, işlem, tutum veya davranışlar nedeniyle verilen disiplin cezalarının üçüncü uygulanmasında da bir derece ağır ceza verilir." kuralı yer almıştır.
08/03/2018 günlü, 30354 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve emniyet teşkilatı mensuplarına ilişkin disiplin kurallarını yeniden düzenleyen 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8/4-b-6. maddesinde de yer alan söz konusu fiile, aynı disiplin cezası öngörülmekle birlikte, anılan Kanun'da Mülga Tüzük'ün 14. maddesindeki düzenlemeye yer verilmemiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Uyuşmazlık konusu olayla ilgili gerek savcılık, gerekse disiplin soruşturması kapsamında davacı ve şikayetçi F.O. tarafından verilen ifadeler ile dosyada mevcut genel adli muayene raporu ve diğer bilgi/belgeler birlikte değerlendirildiğinde, davacının üzerine atılı ''hizmet dışında resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" fiilinin sabit olduğu ve bu eyleminin Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 6/B-5 maddesi kapsamında bulunduğu açıktır.
Dava devam ederken, davacının fiiline uygulanacak disiplin cezasına ilişkin mevzuatta değişiklik olması nedeniyle uyuşmazlığın çözülebilmesi için davacının işlediği fiile hangi mevzuat hükmünün uygulanması gerektiğinin de belirlenmesi gerekmektedir.
Ceza hukuku kökenli bir ilke olan; ancak zaman içinde hukukun tüm dallarında geçerli bir ilke olarak benimsenen "lehe olan hükmün uygulanması ilkesi"; işlendiği zamanın hukuki normları uyarınca suç sayılan bir fiilin sonradan yürürlüğe giren bir düzenleme ile suç olmaktan çıkarılmış bulunması veya sonradan yürürlüğe giren düzenlemenin, suçun işlendiği zaman mevcut olan düzenlemeye göre suçlunun lehine sonuçlar doğurması durumunda, failin lehine olan sonraki normun daha önce işlenmiş olan fiillere uygulanmasını öngörmektedir.
İdare hukuku alanında, kural olarak idari işlemlerin yargısal denetimi tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılmaktadır. İdari işlem niteliğindeki disiplin cezasının da tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yargısal denetiminin yapılması gerekmekte ise de, lehe olan normun uygulanması ilkesinin disiplin cezaları yönünden de geçerli olduğunun kabulü gerekmektedir.
Dolayısıyla fiilin işlendiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuat ile daha sonra yürürlüğe giren mevzuat hükümleri farklı ise, disiplin cezasıyla cezalandırılacak olan kişilerin lehine olan mevzuat hükmü dikkate alınmalıdır.
Bu durumda, mülga Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 14. maddesinde yer alan ve madde metninde belirtilen şartların oluşması halinde bir derece ağır ceza verilmesini gerektirir nitelikteki düzenlemeye, 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'da yer verilmemesinin davacının lehine olduğu görüldüğünden, artık uygulama alanı bulunmayan tekerrür hükmü uyarınca tesis edilen işlemde hukuka uyarlık, dava konusu işlemin iptali yönünde verilen İdare Mahkemesi kararında ise sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir.
Danıştay 2. Daire, E. 2021/6786, K. 2024/1215, 27 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama