KÜNYE
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/8355 E., 2021/4375 K.·T.C. Danıştay İkinci Daire
- Karar tarihi
- 22 Kasım 2021
- Esas No
- 2021/8355
- Karar No
- 2021/4375
- Temyiz eden (davalı)
- … Genel Müdürlüğü
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
- Yargılama süreci
- —
- Dava Konusu İstem
- Dava; İzmir ... İlçe Emniyet Müdürlüğü ... Polis Merkez Amirliğinde emniyet amiri olarak görev yapan davacının, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğünün 15.maddesi uygulanmak suretiyle 6 ay süreli durdurma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez Disiplin Kurulunun … günlü, ... sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
Karar Metni
557 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
Danıştay Beşinci Dairesinin 26/02/2019 günlü, E:2016/19499, K:2019/1573 sayılı bozma kararına uyularak ...
İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; davacının polis merkezine gelen müşteki ile yapılan görüşme sonrasında, el konulan olayı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 161/3 hükmü uyarınca derhal nöbetçi Cumhuriyet Savcısına bildirmediği, bu konuda emri altındaki başka bir görevliye de talimat vermediği, Cumhuriyet Savcısı tarafından verilmiş bir talimat olmadan şikayet edilen şahısların kimlik ve adres tespitlerini yaparak polis merkezinden gönderdiği iddia edilmiş ise de, soruşturma raporundaki tanık ifadelerinin incelenmesinden, davacının olayla ilgili olarak polis memuru S.B'yi dinlediği,
sonrasında S.B'nin yaralı olması sebebiyle tedavisinin yapılması için refakatçi polis memuru eşliğinde hastaneye gönderdiği, polis memuru S.B'nin tanık sıfatıyla gelen M.Y, C.Ü, İ.N isimli kişilerden şikayetçi olduğuna ilişkin bir beyanının olmadığı, davacı tarafından bu şahıslara polis memuru S.B'nin Polis Merkezi Salonundaki agresif tavırlarından dolayı kendisinden şikayetçi ya da davacı olup olmadıklarının sorulduğu, şahısların davacıdan şikayetçi olmadıklarını, ancak S.B.'ye yardımcı olmak için tanıklık yapmayacaklarını beyan ettiklerinin anlaşıldığı;
davacının, görev süresi içerisinde, yaralı polis memurunu tedavi olabilmesi ve sağlık raporu alabilmesi için vakit geçirmeksizin hastaneye sevkini yaptığı, görevini devrettiği komiser yardımcısının da gerekli işlemleri yaparak makul sürede olayı nöbetçi Cumhuriyet savcısına bildirdiği, bu durumda, davacıya isnat edilen hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak fiilinin sübut bulmadığı anlaşıldığından 6 ay kısa süreli durdurma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemde hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından; davacıya isnat edilen fiilin soruşturma raporu ile sabit olduğu, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI
Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada; dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği düşünüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 2. Daire, E. 2021/8355, K. 2021/4375, 22 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama