KÜNYE
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/8710 E., 2024/1846 K.·T.C. Danıştay İkinci Daire
- Karar tarihi
- 21 Mart 2024
- Esas No
- 2021/8710
- Karar No
- 2024/1846
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Müdürlüğü
- Vekili
- Hukuk Müşaviri ...
- İstemin konusu
- ... İdare Mahkemesince verilen... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
- Yargılama süreci
- —
- Dava Konusu İstem
- Dava; Van Emniyet Müdürlüğü emrinde 4. sınıf Emniyet Müdürü olarak görev yapan davacının, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 7/B-1'inci maddesi uyarınca "16 Ay Uzun Süreli Durdurma Cezası" ile tecziye edilmesine ilişkin ... günlü, ... sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez Disiplin Kurulu işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
Karar Metni
580 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
Danıştay Beşinci Dairesinin 09/04/2019 günlü, E:2016/7851, K:2019/2642 sayılı bozma kararına uymak suretiyle yeniden yapılan inceleme sonucunda verilen...
İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; ihbarda bulunanın ismini ve çalışığı yeri belirttiği, soruşturma aşamasında muhakkik tarafından yapılan araştırmada bu isimde adliyede çalışan bir kişinin olmadığı, internet yolu ile yapılan ihbarın IP adresinin Van ilinde... adlı iş yerine ait olduğu, iş yerinde kablosuz modem olduğu,
günde 1000 müşteri tarafından kullanıldığının tespitinin yapıldığı dolayısı ile yapılacak bir araştırma ile ihbarın sıhhati açısından kolayca bir takım bilgilere ulaşılabilecekken davacının da imzasının bulunduğu 08/10/2013 tarihli rapor ile hiç bir araştırma yapılmadan ihbarda belirtilen şahsın ve telefon numarasının dinlenilmesi ve kayda alınmasının değerlendirildiğinin görüldüğü; bu durumda, davacının e-mail yoluyla gelen ihbar konusunda görev yaptığı birim itibariyle gereken hassasiyeti göstermediği,
ihbarda bulunanın kimliğini belirtme noktasında adını, soyadını ve çalıştığı yeri göstermesine rağmen ihbarda bulunan kişi hakkında gerekli inceleme ve doğrulamanın yapılmadığı, bu doğrulama yapılmadan dinleme ve izleme yapılmasına sebep olunduğu anlaşıldığından, davacıya isnat edilen fiilin sübuta ermesi nedeniyle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 7/B-1 maddesi uyarınca 16 ay uzun süreli durdurma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından; soruşturmanın hiçbir safahatında mahkeme, savcılık, il emniyet müdürü ve idari soruşturmayı yürüten soruşturmacı tarafından muhbirin kimliğinin alınması yönünde talimat gelmediği, adli kolluk olarak ihbarın gecikmeksizin Cumhuriyet Savcısı ile paylaşıldığı, sonrasında savcının talimatı ile teknik takip çalışması yapıldığı, yapılan çalışmanın savcının bilgisi ve talimatı dışında yapılmasının mümkün olmadığı, kaldı ki savcının talep yazısını mahkemeye sunarak CMK 135 kapsamında çalışma yapılması için izin verilmesini istediği, kolluk kuvvetinin adli amir veya mahkeme üzerinde herhangi bir etkisinin olamayacağı, tüm iş ve işlemlerin savcı ve mahkeme kararı ile yapıldığı, soruşturma neticesinde ceza verilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI
Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 2. Daire, E. 2021/8710, K. 2024/1846, 21 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama