KÜNYE
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2022/1110 E., 2022/4791 K.·T.C. Danıştay İkinci Daire
- Karar tarihi
- 5 Ekim 2022
- Esas No
- 2022/1110
- Karar No
- 2022/4791
- Karşılıklı temyiz isteminde bulunanlar
- —
- 1- (davacı)
- … Turizm Yatırımları A.Ş.
- Vekili
- Av. …
- 2- (davalı)
- … Valiliği
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
556 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Dava Konusu İstem
Dava; Muğla ili, Marmaris ilçesi, … Mahallesinde bulunan Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmazın 3.699,77 m²'lik kısmının yüzer iskele yapılmak suretiyle davacı şirket tarafından 23/07/2011-21/07/2016 tarihleri arasında fuzulen işgal edildiğinden bahisle tahakkuk ettirilen 726.216,00 TL ecrimisil bedelinin % 15 indirimli ödenmesi sonrasında iptali için açılan davada anılan ecrimisil tahakkukunun iptal edilmesi neticesinde iptal edilen kısım üzerinden ödenmeyen reeskont avans faizler toplamı olan 248.805,60 TL'nin dava tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla; hukuka aykırı olarak paranın kullanılamadığı dönem için faiz talebinin kabulü gerektiği, ancak uyuşmazlığa konu ecrimisil bedelinin, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda tanımlanan ticari iş veya ticari işletmeyle ilgili bir husus olmadığı görüldüğünden, davacı şirkete reeskont avans faiz oranı üzerinden faiz ödenmesinin mümkün olmadığı,
bu durumda ilk olarak davacıya yoksun kalınan anaparaya karşılık ödenmesi gereken faiz miktarının, davacının ödeme yaptığı tarihten dava tarihine kadar geçen süre için Bakanlar Kurulu kararı uyarınca % 9 oranı üzerinden hesaplanması ve sonrasında ise bulunan tutara dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği gerekçesiyle 17/04/2017-24/01/2020 tarihleri arasındaki dönem için yüzde dokuz oranı esas alınarak yapılan hesaplamalarda faiz miktarının 154.033,40 TL olduğu görülmüş olup,
davanın 154.033,40 TL'nin dava tarihinden ödeme yapılacak tarihe kadar geçen süre için hesaplanacak kanuni faiziyle birlikte davacı şirkete ödenmesine ilişkin kısmının kabulüne, kalan 94.772,20 TL'nin faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin kısmının ise reddine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; istinaf başvurusuna konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu ve kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
Davacı tarafından; yasal faiz uygulamasının enflasyon nedeniyle oluşan değer kaybını karşılamadığı, ticari işletme olmaları nedeniyle Mahkemece reeskont faizi oranıyla hesaplama yapılması gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından; ecrimisil ihbarnamesine karşı açılan davada ihbarnamenin iptaline karar verildiği davacıya faiz ödenmesine ilişkin bir karar verilmediği ve davacı tarafın ecrimisil tutarını icra veya haciz tehdidi altında ödemediği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI
Taraflarca cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge İdare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 2. Daire, E. 2022/1110, K. 2022/4791, 5 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama