İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /2. Daire

DANIŞTAY · 2. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 2. Daire E.2023/1126 K.2025/1304

Davacı tarafından, ... İl Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapmakta iken ... plaka sayılı aracın trafikten men kaydını, bilgisayar işletmeni Ö.A.'nın POLNET şifresini kullanarak usulsüz kaldırmak suretiyle ''yetkisini ve nüfuzunu kendisine…

Esas2023/1126Karar2025/1304Tarih20 Mart 2025Okuma11 dk · 2.151 kelime

KÜNYE

Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2023/1126 E., 2025/1304 K.·T.C. Danıştay İkinci Daire

Karar tarihi
20 Mart 2025
Esas No
2023/1126
Karar No
2025/1304
Karşılıklı temyiz isteminde bulunanlar
—
1- (davalı)
... Müdürlüğü
Vekili
Av. ...
2- (davacı)
...
Vekili
Av. ...
İstemin konusu
... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince verilen... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.151 kelime·11 dk okuma·7 bölüm

Dava Konusu İstem

Davacı tarafından, ... İl Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapmakta iken ... plaka sayılı aracın trafikten men kaydını, bilgisayar işletmeni Ö.A.'nın POLNET şifresini kullanarak usulsüz kaldırmak suretiyle ''yetkisini ve nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla ya da kin ve dostluk gibi nedenlerle kötüye kullanmak'' fiilini işlediğinden bahisle 7068 sayılı Kanun'un 8/6-ç. maddesi uyarınca ''meslekten çıkarma'' cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun...günlü, .../... sayılı kararının iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle dava açılmıştır.

İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının bilgisayar işletmeni Ö.A.'nın POLNET şifresini kullanarak aracın trafikten men kaydını usulsüz şekilde kaldırdığı ve bu suretle ''yetkisini ve nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla ya da kin ve dostluk gibi nedenlerle kötüye kullanmak'' fiilini işlediği hususu somut olarak ortaya konulamadığından dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların ödemede tekerrüre düşülmemesi kaydıyla dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla. İdare Mahkemesi kararının, dava konusu işlemin iptaline ilişkin bölümü yönünden; anılan kararın usul ve hukuka uygun olduğu, davalı idarenin istinaf dilekçesinde ileri sürülen hususların kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte olmadığı gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun kısmen reddine.

İdare Mahkemesi kararının, parasal hakların tazmini talebinin kabulüne ilişkin bölümü yönünden; her ne kadar işbu karar ile dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu Dairece kabul edilmiş ve hukuka aykırı işlem nedeniyle uğranılan zararların tazmini gerektiği de Anayasal düzenleme altına alınmış ise de,

davacının aynı işlemle işbu davaya konu meslekten çıkarma cezası haricinde 303 adet meslekten çıkarma cezası ile tecziyesine karar verildiği ve bu cezaların iptali istemiyle açılan davalardan 54 tanesinde Dairenin 30/12/2022 günlü ve muhtelif sayılı kararlarıyla ilk derece mahkemesi kararlarının kaldırılarak davanın reddine karar verildiği dikkate alındığında, işbu kararın davalı idarece geriye dönük olarak uygulanmasına bu aşamada hukuken imkan bulunmadığı gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, davacının dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığını iddia ettiği parasal hakların tazmini talebinin reddine.

İdare Mahkemesi kararının, vekalet ücretine ilişkin bölümü yönünden; işbu dava konusu disiplin cezası kararında davacının farklı araçlara yönelik trafikten men kaydını usulsüz kaldırma eylemi nedeniyle verilen 304 adet meslekten çıkarma cezasına karşı açılmış 304 adet dava bulunduğu ve her birinin duruşmasının da aynı gün yapıldığı dikkate alındığında, seri dava niteliğindeki söz konusu davalar için taraflara ölçüsüz bir yükümlülük getirmeyecek biçimde ve taraf vekillerinin harcadığı emek ve mesai dikkate alınarak vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden,

2022 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin "Seri Davalarda Ücret" başlıklı 22. maddesi ile belirlenen tam ücretin %25’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kararın bu kısmının düzeltilmesine, netice itibarıyla dava kısmen iptal, kısmen ret şeklinde sonuçlandığından taraf vekilleri lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 22. maddesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen 2.750,00-TL vekalet ücretinin ödenmesine karar verilmiş, davalı idarenin istinaf talebi kısmen kabul-kısmen ret ile sonuçlandığından,

İdare Mahkemesince adli yardım talebinin kabul edilmesi nedeniyle resmi olarak karşılanan ve davacı tarafından ödenen 11,50-TL vekalet harcının davacı üzerinde bırakılmasına, 211,90-TL yargılama giderinin davadaki haklılık oranına göre yarısı olan 105,95-TL ile davalı idarenin harçtan muaf olması nedeniyle istinaf aşamasında alınmayan 220,70-TL istinaf başvurma harcı ile 133,00-TL YD harcı toplamının yarısı olan 176,85-TL'nin davacıdan tahsili için karar kesinleştiğinde Mahkemesince ilgili vergi dairesine harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,

Hazineden karşılanan 105,95-TL yargılama giderinin 6100 sayılı Kanun'un 339/1. maddesi gereğince davalı idareden alınarak hazineye irat kaydına; davalı idare tarafından istinaf aşamasında karşılanan 38,00-TL yargılama giderinin 19,00-TL'sinin davalı idare üzerinde bırakılmasına, 19,00-TL'nin ise davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, posta gideri avansından varsa artan kısmın mahkemesince taraflara iadesine hükmedilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI

Davalı idare tarafından; dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek Bölge İdare Mahkemesi kararının aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.

Davacı tarafından; parasal hakların ödenmesi isteminin reddine karar verilerek davalı idare lehine vekalet ücreti takdir edilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı, dava dosyası dışında başka bir dosyada verilen karar gereği işlemin iptali kararı onanmasına rağmen parasal hakkın uygulanamayacağı gerekçesiyle bu talebin reddedilmesinin hukuken mümkün olmadığı, iptal kararının sonucu olarak işlem nedeniyle parasal hakların ödenmesinin anayasal bir teminat olduğu,

işlem ve dava tarihinde olmayan yargılama sonrasında ortaya çıkan bir durum nedeniyle aleyhine hüküm kurulmasının ve yargılama gideri ile vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu, davaların seri dava kabul edilerek vekalet ücreti belirlenmesinin de hukuka aykırı olduğu, 2577 sayılı Kanun'da seri davanın düzenlenmediği ve bu Kanun'un HMK'ya atıf yapan 31. maddesinde HMK'nın uygulanacağı hallerin sınırlı olarak belirlendiği, davaya konu edilen her bir fiilin birbiri ile sebep sonuç ilişkisi bulunmadığı gibi bir davada verilecek kararın diğer davanın sonucunu etkilemediği,

bu nedenle seri davadan bahsedilemeyeceği, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde idari yargıda görülen dava ve işlerde duruşmalı ve duruşmasız olmasına göre özel bir düzenleme ile vekalet ücreti belirlenmiş olduğundan diğer maddelerdeki adli yargıya özgü hususların uygulanmasının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek Bölge İdare Mahkemesi kararının aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.

TARAFLARIN CEVAPLARI

Davalı idare tarafından; davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davacı tarafından; davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ...

DÜŞÜNCESİ

Davalı idarenin temyiz isteminin reddi ve davacının temyiz isteminin kısmen reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının esasa ilişkin kısmının onanması; davacının temyiz isteminin kısmen kabulü ile anılan kararın yargılama giderlerine yönelik hüküm fıkrasının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

a- Bölge İdare Mahkemesi kararının esası yönünden incelenmesi; Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

b- Bölge İdare Mahkemesi kararının yargılama giderleri yönünden incelenmesi ; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştayın kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.

Anılan Kanun maddesinin gerekçesinde ise; temyiz incelemesinde sadece maddi hatalarda değil, aynı zamanda yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen eksiklik ya da yanlışlıklarda da düzelterek onama kararı verilmesinin sağlandığı, uygulamada, vekâlet ücretine, yargılama giderlerine ya da faize hükmedilmesinin unutulması ya da bunların yanlış hesaplanması gibi, kararın asli olmayan unsurlarında görülen bir kısım eksiklik ya da yanlışlıklar nedeniyle bozma kararları verildiği,

bunun mahkeme tarafından tekrar karara bağlandığı ve yine bu kararlara karşı yeniden kanun yollarına başvurulabilmesi nedeniyle hem zaman hem de emek kaybına neden olunduğunun görüldüğü, bu suretle esasa etkili olmayan konularda Danıştayın kesin karar vermesi sağlanarak uyuşmazlığın hızla sonuçlandırılmasının amaçlandığı hususlarına yer verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararında karşılıklı olarak vekalet ücretine hükmedilmiş ve yargılama giderlerinin yarı yarıya paylaştırılmasına karar verilmiş ise de; davacının farklı fiilleri nedeniyle tesis edilen aynı işlem kapsamında meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılması üzerine açtığı davalarda verilen ''davanın reddine'' dair kararların sonucu olarak, fiili ve hukuki imkansızlık nedeniyle bu davada parasal hak talebinin reddine karar verilmiş olduğundan, bakılan davaya ait bu kısım yönünden yargılama giderlerinin, davacıya yüklenemeyeceği kanaatine varılmıştır.

Bu husus, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan, düzeltilmesi mümkün eksiklik olarak görüldüğünden, Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan;

''3- ... netice itibariyle dava kısmen iptal, kısmen ret şeklinde sonuçlandığından taraf vekilleri lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 22. maddesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen 2.750,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye; davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,

4- ... 211,90-TL yargılama giderinin davadaki haklılık oranına göre yarısı olan 105,95-TL ile davalı idarenin harçtan muaf olması nedeniyle istinaf aşamasında alınmayan 220,70-TL istinaf başvurma harcı ile 133,00-TL YD harcı toplamının yarısı olan 176,85-TL'nin davacıdan tahsili için karar kesinleştiğinde Mahkemesince ilgili vergi dairesine harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, Hazineden karşılanan 105,95-TL yargılama giderinin 6100 sayılı Kanun'un 339/1. maddesi gereğince davalı idareden alınarak hazineye irat kaydına; davalı idare tarafından istinaf aşamasında karşılanan 38,00-TL yargılama giderinin 19,00-TL'sinin davalı idare üzerinde bırakılmasına, 19,00-TL'nin ise davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,...'' ibarelerinin çıkarılarak,

''-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 22. maddesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen 2.750,00-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, davalı idare tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı idare üzerinde bırakılmasına,'' şeklinde kararın yargılama giderleri yönünden düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİ VE DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KISMEN REDDİ ile ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın esasa ilişkin kısmının ONANMASINA,

2. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KISMEN KABULÜ ile anılan kararın yargılama giderlerine yönelik hüküm fıkrasının yukarıda belirtildiği şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

3. Temyiz yargılama giderlerinin davalı idare üzerinde bırakılmasına,

4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın, kararı veren... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 20/03/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X) KARŞI OY

Disiplin hukuku; kurumun iç düzenini korumayı amaçlayan ve bunun için kamu görevlilerinin mevzuata, çalışma düzenine, hizmetin gereklerine aykırı fiillerine yönelik olarak uygulanacak yaptırımları ve bu yaptırımların uygulanmasındaki usul ve esasları düzenleyen bir alandır.

Mevzuatımızda, kamu hizmetini yürütenlerin; disiplin yaptırımını gerektiren, eylem, işlem ve davranışlarını ve verilecek disiplin cezalarını belirleyen farklı düzenlemeler bulunmakla birlikte; disiplin cezaları için yasal dayanak oluşturan eylem, işlem ve davranışın aynı zamanda cezai suç teşkil ettiği haller yönünden ayrıca düzenleme yapılarak, farklı bir ispat standardı veya oluşumsal unsurların belirtilmediği ve bu sürece ilişkin genel bir usul kanunu bulunmadığından, uygulamada ceza hukuku ilkelerine atıf yapıldığı; idari ve adli makamlarca yapılan değerlendirmelerin farklı sonuçlara ulaşabildiği görülmektedir.

Nitekim, AİHM "... yasaklanan ve disipline aykırı olarak nitelendirilen ve aynı zamanda disiplin cezaları için yasal dayanak oluşturan eylem ve davranışlar, cezai suç teşkil etmektedir. Bununla birlikte, disiplin makamlarının bu gerekçelere dayanabilmesi için cezai bir hükmün gerekip gerekmediği hususunda herhangi bir bulgu mevcut değildir... bu yönde herhangi bir netliğin bulunmadığını dikkate alan AİHM, başvuranın davasında disiplin sorumluluğu ve cezai sorumluluk arasındaki çizgilerin, disiplin soruşturmasının en başından beri bulanık olduğunu" (AHİM- SEVEN / TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no. 60392/08)";

657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 131. maddesi uyarınca, suçlamalardan beraat etmenin, aynı olaylar nedeniyle disiplin cezasının uygulanmasına engel olamayacağı kuralı yönünden ise;"Danıştay kararında geçen “ceza kanununa göre mahkum olması veya olmaması hallerinin ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel olamayacağı” ifadesinin, bu hususların hiçbirini aydınlatmadığı... ceza yargılamalarıyla eşzamanlı veya ceza yargılamalarının ardından yürütülen disiplin incelemelerinde üzerine atılı suç bulunan bir kişinin suçu yetkili bir mahkeme tarafından sabit bulununcaya kadar masum sayılma hakkının güvence altına alınması amacıyla izlenecek herhangi bir ilkeden" (AHİM KEMAL ÇOŞKUN/TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no. 45028/07)" bahsetmediği görüşündedir.

Anayasa Mahkemesi ise. "Adli ve idari makamların kendi görev sınırlarını aşarak kişiyi suçlu ilan etmesi veya bu bağlamda birtakım çıkarımlarda bulunması masumiyet karinesinin ihlaline yol açabileceği, (Galip Şahin, B.

No: 2015/6075), idari makamlarca veya mahkemelerce salt bir kimsenin suç isnadı altında olduğunun ifade edilmesi masumiyet karinesini zedelemeyeceği, bu bakımdan kişinin suç isnadı altında olduğunun belirtilmesi ile hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunmadığı hâlde onun mahkûm olduğunun kesin bir dille ifade edilmesi veya bu yönde kanaat oluşmasına yol açacak nitelikte açıklamalarda bulunulması arasındaki ayrıma özen gösterilmesi gerektiği,... disiplin suçuna ve ceza yargılamasına konu eylemlerin aynı olduğu hâllerde disiplin soruşturmasıyla ilgili uyuşmazlıklara bakan idari mahkemelerin fiilin sübutuyla ilgili olarak ceza

mahkemesinin ulaştığı kanaate saygı göstermesi ve bunu sorgulayacak ifadeler kullanmamasının beklendiği, aksi takdirde kişinin ceza mahkemesinde beraat etmiş olmasının bir anlamı kalmayacağını (Barış Baş, B.No 2016/14253) belirtmektedir.

Yukarıda aktarılan duruma göre, disipline aykırı olarak nitelendirilen ve aynı zamanda disiplin cezaları için yasal dayanak oluşturan eylem, işlem ve davranışların; cezai suç teşkil ettiği durumda, ceza yargılaması kanaatinin esas alınması gerekir.

Öte yandan; Anayasa Mahkemesinin, Başvuru Numarası:2016/14253, 2/7/2020 tarihli kararında belirtildiği üzere,"...Masumiyet karinesi, aynı olay kapsamında bile olsa ceza soruşturmasına konu suçun kurucu unsurunu oluşturmayan fiillerle ilgili olarak idari makamların değerlendirme yapmasını engellememektedir... Bu itibarla disiplin hukukundaki bir haksızlık ile ceza hukuku alanındaki haksızlığın kurucu unsurlarının aynı olduğu hâllerde idarenin kurucu unsurları ceza hukukununkiyle aynı olmayan başka bir haksızlık temelinde disiplin cezası uygulamasına herhangi bir mâni bulunmamaktadır."

Somut uyuşmazlıkta; trafikten men kaydını kaldırma yetkisi bulunmayan davacıya, yetkili görevlilerin şifresini kullanarak, trafikten men kaytlarını usulsüz kaldırma eylemleri nedeniyle 304 adet meslekten çıkarma cezası verildiği, bu olaylara ilişkin olarak, davacının da içlerinde yer aldığı kişiler hakkında, ''görevi kötüye kullanma, bilişim sistemine hukuka aykırı girme ve orada kalma, özel hayatın gizliliğini ihlal etmek ve rüşvet'' suçları nedeniyle ... Cumhuriyet Başsavcılığının Dosya No:... sayılı dosyasında adli soruşturma başlatıldığı anlaşılmıştır.

Bu açıklamalar doğrultusunda, davacıya isnat edilen fiilin aynı zamanda Ceza Kanunu bakımından da suç olduğu ve ceza yargılamasının halen devam ettiği gözönüne alındığında; bu ceza yargılaması sonuçlandıktan sonra, disiplin soruşturma raporuyla birlikte yeniden değerlendirme yapılarak bir karar verilmesi gerektiği sonucuna varıldığından, temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın bozulması gerektiği oyu ile çoğunluk kararına katılmıyorum.

Danıştay 2. Daire, E. 2023/1126, K. 2025/1304, 20 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava Konusu İstem
  4. Temyiz Edenlerin İddiaları
  5. Tarafların Cevapları
  6. Düşüncesi
  7. Türk Milleti Adına
  8. Hukuki Değerlendirme
  9. (X) Karşı Oy
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
2. Daire
Esas No
2023/1126
Karar No
2025/1304
Tarih
20 Mart 2025

İlgili Kararlar

  • Danıştay 2. Daire E.2023/1127 K.2025/1303
  • Danıştay 2. Daire E.2023/1128 K.2025/1306
  • Danıştay 2. Daire E.2023/1129 K.2025/1305
  • Danıştay 2. Daire E.2023/1130 K.2025/1189
  • Danıştay 2. Daire E.2023/1131 K.2025/1190
  • Danıştay 2. Daire E.2023/1132 K.2025/1191

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.