KÜNYE
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2023/6610 E., 2024/3243 K.·T.C. Danıştay İkinci Daire
- Karar tarihi
- 28 Mayıs 2024
- Esas No
- 2023/6610
- Karar No
- 2024/3243
- Temyiz eden (davalı)
- ... İdaresi Genel Müdürlüğü
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:...sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
577 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava Konusu İstem
Dava; Mersin Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü bünyesinde ... Daire Başkanı olarak görev yapan davacının, Abone İşleri Daire Başkanlığına bağlı birinci dereceli şube müdürü kadrosuna atanmasına ilişkin davalı idarenin... günlü, ... sayılı işleminin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ...İdare Mahkemesi'nin... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; idarenin her türlü takdire dayalı işlemlerinde takdir yetkisini kullanırken kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun hareket etmesi gerektiğinden, davacının daire başkanlığı görevinde başarısız ve yetersiz olduğu ya da görevinden alınmasını gerektirecek bir fiili, tutum ve davranışı ile hizmete etkisi olan herhangi bir olumsuzluğu bulunduğu yönünde bir tespit bulunmadığı gibi 1. dereceli şube müdürü kadrosuna atanmasını gerektiren hukuken geçerli herhangi somut bir sebebin de davalı idarece gösterilmediği,
davacının görevinde başarısızlığı ya da yetersizliğinin bulunup bulunmadığı hususunda bir değerlendirme yapılmasına imkân sağlayacak sebeplerin de ortaya konulmadığı hususları dikkate alındığında gerek mevzuat gerekse de Anayasa Mahkemesi ve Danıştay'ın istikrar kazanmış içtihatlarında vurgulanan temel ilkeler gözetilmeksizin, salt takdir yetkisinin kullanıldığı ileri sürülerek tesis edilen dava konusu idari işlemde hukuka uyarlık görülmediği,
öte yandan Anayasanın 125. maddesi gereğince hukuka aykırılığı yargı kararıyla tespit edilen dava konusu işlem sebebiyle davacının mahrum kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesi gerektiği" gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava açma (29/11/2022) tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; Mahkeme kararının usul ve hukuka uygun bulunduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, görevde yükselme sınavına tabi olmayan yönetici kadrolarına atama konusunda idarenin geniş tercih ve takdir yetkisi bulunduğu; dava konusu işlemin, kamu yararı amacı ve hizmet gereği ilkeleri doğrultusunda hukuken geçerli sebeplere dayanılarak, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 68 ve 76. maddeleri hükmü ile idareye tanınan takdir yetkisi kapsamında tesis edildiği ileri sürülerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI
Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından, davalı idarenin temyize konu kararın yürütmesinin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 2. Daire, E. 2023/6610, K. 2024/3243, 28 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama