KÜNYE
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2024/1010 E., 2024/3080 K.·T.C. Danıştay İkinci Daire
- Karar tarihi
- 21 Mayıs 2024
- Esas No
- 2024/1010
- Karar No
- 2024/3080
- Temyiz eden (davalı)
- ... Valiliği
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- İstemin konusu
- ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
561 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava Konusu İstem
Polis memuru olarak görev yapan davacı, Şanlıurfa ili, ... İlçe Emniyet Müdürlüğünde emrinde görev yaptığı dönemde "yasa, tüzük, yönetmelik, karar, genelge, yönerge ve buyruklarla belirlenen hususlar hakkında gereksiz yere işi uzatacak ve savurganlığa neden olacak biçimde görüş bildirmek ve soru sormak" suçunu işlediğinden bahisle Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 4/A-8 maddesi uyarınca kınama cezası ile cezalandırılması gerekmekte ise de, aynı Tüzüğün 14. maddesi uygulanarak 1 günlük aylık kesimi cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Şanlıurfa Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararının iptali ile işlem nedeniyle maaşından yapılan kesintinin yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.
... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K: ... sayılı kararıyla davanın reddine hükmedilmiş; anılan karar, Danıştay Beşinci Dairesinin 15/10/2018 günlü, E: 2016/22680, K: 2018/16622 sayılı kararı ile bozulmuştur. Danıştay İkinci Dairesinin 18/10/2023 günlü, E:2021/7951, K:2023/4774 sayılı kararıyla bozma kararına karşı davalının karar düzeltme talebinin reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesinin anılan bozma kararına uyulmak suretiyle verilen temyize konu kararıyla; idari işlem niteliğindeki disiplin yaptırımının tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yargısal denetiminin yapılması gerekmekte ise de, ilke olarak suç ve cezada lehe olan normun uygulanması kuralının disiplin cezaları yönünden de geçerli olduğu,
dolayısıyla fiilin işlendiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuat ile daha sonra yürürlüğe giren mevzuat hükümleri farklı ise, disiplin cezası ile cezalandırılacak olan kişilerin lehine olan mevzuat hükmünün dikkate alınması gerektiği, bu bağlamda, davacının disiplin cezası ile cezalandırılmasına temel olan ve Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 4/A-8 maddesinde yer alan "Yasa, tüzük, yönetmelik, karar, genelge, yönerge ve buyruklarla belirlenen hususlar hakkında gereksiz, işi uzatacak ve savurganlığa neden olacak biçimde görüş bildirmek veya soru sormak." fiili,
7068 sayılı Kanun ile herhangi bir cezai yaptırıma bağlanmayarak disiplin suçu olmaktan çıkarıldığından, davacı hakkında tesis edilen dava konusu disiplin cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Disiplin soruşturma dosyasına göre davacının fiilinin sübuta erdiği; bu sebeple dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI
Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. ... İdare Mahkemesinin temyize konu kararı; Danıştay Beşinci Dairesinin 15/10/2018 günlü, E: 2016/22680, K: 2018/16622 sayılı bozma kararında belirtilen gerekçeler göz önüne alınarak verilmiş bir karar olduğundan, usul ve hukuka uygun bulunmakta ve bozulmasını gerektirecek bir hukuka aykırılık taşımamaktadır.
Danıştay 2. Daire, E. 2024/1010, K. 2024/3080, 21 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama