KÜNYE
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2024/1247 E., 2024/4369 K.·T.C. Danıştay İkinci Daire
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2024
- Esas No
- 2024/1247
- Karar No
- 2024/4369
- Temyiz eden (davalı)
- ... Valiliği
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- İstemin konusu
- ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
830 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
Dava Konusu İstem
Dava; ... olarak görev yapan davacının, İstanbul İli Bahçelievler İlçe Emniyet Müdürlüğünde görev yaptığı dönemde, "Görevde kayıtsızlık göstermek, görevi savsaklamak veya geçerli bir özrü olmaksızın belirtilen sürede bitirmemek" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 5/A-6 maddesi uyarınca "üç günlüğe kadar aylık kesimi cezası" ile cezalandırılması gerekmekte ise de aynı Tüzüğün 14. maddesi uyarınca tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle bir üst ceza olan "4 ay kısa süreli durdurma" cezasıyla tecziye edilmesine ilişkin ... günlü, ... sayılı İstanbul Valiliği İl Polis Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : Danıştay İkinci Dairesinin 14/06/2023 günlü, E:2021/8848, K:2023/3513 sayılı bozma kararına uyularak yeniden inceleme suretiyle verilen ...
İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; yapılan soruşturma sonucunda adli vaka niteliğindeki hırsızlık olayı ile ilgili mağdur kişi tarafından 23/04/2012 tarihinde yapılan şikayet sonrasında konu ile ilgili yetkili Cumhuriyet Savcılığı yazışmasının ilk olarak 09/05/2012 tarihinde yapıldığı, bu yazı gereğinin ise 23/05/2023 tarihinde yerine getirildiği, sonuç olarak emniyet hizmetinin yerine getirilmesinde gecikmeye sebebiyet verildiği görülmekte olup, davacının disiplin cezası ile cezalandırılmasını gerektiren eyleminin sübuta erdiği sonucuna varıldığı,
ancak davalı idarece Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 14/2. maddesinde öngörülen hükümden hareketle getirilen ceza teklifinden bir derece ağır ceza olan 4 ay kısa süreli durdurma cezası verilmesi gerektiği sonucuna varılarak dava konusu disiplin cezası işleminin tesis edildiği, davacıya isnat eylemin sabit görülmesine rağmen, 7068 sayılı Kanun'da, Mülga Tüzük'ün 14. maddesindeki düzenlemeye yer verilmemesinin davacının lehine olduğunun görüldüğü,
lehe olan normun uygulanması ilkesinin disiplin cezaları yönünden de geçerli olması karşısında, dava konusu disiplin cezasına tekerrür hükümleri esas alınamayacağı ve dolayısıyla tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, dava konusu işleminin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI
Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X) KARŞI OY
Dava; ... olarak görev yapan davacının, görevinde kayıtsızlık gösterdiği ve görevini savsakladığından bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 5/A-6 maddesi uyarınca "üç günlüğe kadar aylık kesimi cezası" ile cezalandırılması gerekmekte ise de aynı Tüzüğün 14. maddesi uyarınca tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle bir üst ceza olan "4 ay kısa süreli durdurma" cezasıyla tecziye edilmesine ilişkin ... günlü, ... sayılı İstanbul Valiliği İl Polis Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle açılmıştır.
(Mülga) Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün dava konusu işlem tarihinde "Yenilenme" başlığını taşıyan 14. maddesinde, "Disiplin cezası verilmesine neden olmuş bir eylem, işlem, tutum veya davranışın cezaların sicilden silinmesine ilişkin süre içinde yenilenmesinde bir derece ağır ceza uygulanır.
Aynı derecede cezayı gerektiren değişik eylem, işlem, tutum veya davranışlar nedeniyle verilen disiplin cezalarının üçüncü uygulanmasında da bir derece ağır ceza verilir." kuralı yer almakta iken, 08/03/2018 günlü, 30354 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve emniyet teşkilatı mensuplarına ilişkin disiplin kurallarını yeniden düzenleyen 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'da, anılan Tüzüğün 14. maddesindeki düzenlemeye yer verilmemiştir.
Kelime olarak, tekrarlanma anlamını taşıyan tekerrür, hukuk dilinde bir kimsenin işlediği bir suç nedeniyle hüküm giymesinden sonra, belirli bir süre içerisinde yeni bir suç işlemesini ifade etmektedir. Tekerrür nedeniyle ceza artırımıyla amaçlanan, kişinin yeniden suç işlemesi halinde daha ağır ceza verileceğini bilmesi ve bu şekilde suç işlemekten caydırılmasıdır.
İdare Mahkemesince uyuşmazlığın esası incelenirken yukarıdaki açıklamalar ışığında, tekerrür nedeniyle bir derece ağır ceza uygulanabilmesi için, Mülga Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nde belirtilen süreler içinde, disiplin cezası verilmesine neden olmuş bir eylem, işlem, tutum veya davranışın yenilenmesinde ya da aynı derecede cezayı gerektiren değişik eylem, işlem, tutum veya davranışlar nedeniyle verilen disiplin cezalarının üçüncü uygulanmasında bir derece ağır ceza verileceği de göz önünde bulundurularak tekerrüre ilişkin şartların somut olay kapsamında oluşup oluşmadığı,
tekerrüre ilişkin şartların gerçekleştiği kanaatine varıldığı takdirde ise, uyuşmazlığın, 7068 sayılı Kanun'da tekerrür düzenlemesine yer verilmemesinin lehe düzenleme niteliğinde olup olmadığı yönünden bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken, bu yapılmadan eksik inceleme ile verilen Mahkeme kararının belirtilen gerekçeyle bozulması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum.
Danıştay 2. Daire, E. 2024/1247, K. 2024/4369, 26 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama