İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /3. Daire

DANIŞTAY · 3. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 3. Daire E.1995/4627 K.1996/105

1991 ve 1992 takvim yıllarına ilişkin olarak eksik ödenen kamu alacağı ile yine bu yıllar için hesaplanan gecikme zammının aslı gibi addolunarak tahsili amacıyla davacı adına düzenlenerek tebliğ edilen ödeme emrine karşı açılan davayı.

Esas1995/4627Karar1996/105Tarih18 Ocak 1996Okuma5 dk · 1.025 kelime

KÜNYE

3. Daire 1995/4627 E., 1996/105 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire

Karar tarihi
18 Ocak 1996
Esas No
1995/4627
Karar No
1996/105
Kanun Yararına Temyiz Eden
Danıştay Başsavcılığı
Davacı
…
Davalı
İcadiye Vergi Dairesi Müdürlüğü - ELAZIĞ
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.025 kelime·5 dk okuma·2 bölüm

İstemin Özeti

1991 ve 1992 takvim yıllarına ilişkin olarak eksik ödenen kamu alacağı ile yine bu yıllar için hesaplanan gecikme zammının aslı gibi addolunarak tahsili amacıyla davacı adına düzenlenerek tebliğ edilen ödeme emrine karşı açılan davayı.

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 40. maddesinde, ödemenin, alacaklı tahsil dairesinin selahiyetli ve mesul memurları tarafından verilecek makbuz karşılığında yapılacağının, makbuz karşılığı yapılmayan ödemelerle selahiyetli ve mesul memurlardan başkalarına yapılan ödemelerin amme alacağına mahsup edilemiyeceğinin, amme alacaklarının tahsilinde kullanılan makbuzların şeklinin de ilgili amme idarelerince tayin edileceğinin, aynı kanunun ödemenin ıspatı başlıklı 46. maddesinde de, amme alacağının ödendiğinin selahiyetli ve mesul memurlar tarafından verilen makbuzlar ile ıspat olunacağının hükme bağlandığı,

dava dosyasının incelenmesinden, vergi alındılarının mükellefçe ibraz edilen 1. nüshaları ile vergi dairesinden getirtilen 2. ve 3. nüsha asıllarının karşılaştırmalı olarak incelenmesinden, "mükellef" yazılı 1. nüsha ile "muhasebe" yazılı 2. nüshaların aynı rakamları ihtiva etmesine rağmen "dipkoçan" yazılı veznede kalan 3. nüshanın diğer nüshalardan farklı ve daha düşük rakamları ihtiva ettiği, vergi alındı makbuzlarının nüshalarında, düzenleyen memurun imzası, kontrol eden servis şefinin imzası, mühür "tahsil edilmiştir" kaşesi, veznedarın imzası gibi şekil şartlarının hepsinin olmadığının görüldüğü,

öte yandan, ara kararına davalı idarece gönderilen cevabi yazıda da, davaya konu makbuzları düzenleyen memura bu konuda yetki ve sorumluluk verilmediği, yetkili memur da olmadığının bildirildiği, bu durumda yetkili memurlarca düzenlenmeyen ve tahsil edilmeyen vergi alındı makbuzlarına göre vergi borcunun ödenmiş sayılamıyacağı, bu durumda vergi alındı makbuzlarının 1 ve 2. nüshaları ile 3. nüshaları üzerindeki rakamlar arasındaki fark kadar amme alacağının ödenmesine ilişkin olarak düzenlenen ödeme emrinde kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle reddeden.

Mahkemesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararına karşı davacı tarafından yapılan itirazı kabul ederek ödeme emrini iptal eden. İdare Mahkemesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 46. maddesinde, amme alacağının ödendiğinin, selahiyetli ve mesul memurlar tarafından verilen makbuzlar ile tahsil daireleri, bankalar tarafından veya postaneler vergi cüzdanlarına yazılarak,

imzalanıp mühürlenen tahsile ait kayıtlarla ispat olunabileceği, aynı Kanunun 40. maddesinde de, ödemenin alacaklı tahsil dairesinin selahiyetli ve mesul memurları tarafından verilecek makbuz karşılığı yapılacağı, makbuz karşılığı yapılmayan ödemelerle selahiyetli ve mesul memurlardan başkalarına yapılan ödemelerin amme alacağına mahsup edilemiyeceği, amme alacaklarının tahsilinde kullanılan makbuzların şeklininde ilgili amme idarelerince tayin olunacağının hükme bağlandığı, davacı tarafından delil olarak ibraz edilen üç adet makbuzdan ikisinde veznedarın, vergi memurunun ve şefin imzaları ile mühür ve alındı kaşesinin bulunmadığı,

20.1.992 tarihli olan üçüncüsünde ise yanlızca veznedar imzası, mühür ve alındı kaşesinin olduğu, bu makbuzların mükellefte kalan ve muhasebeye gönderilen ilk iki nüshaları ile veznede kalan üçüncü nüshalarının farklı meblağları içerdiği, makbuzu düzenleyen memurun makbuz düzenleme konusunda selahiyetli ve mesul memur olmadığı, diğer bir anlatımla da, söz konusu makbuzların selahiyetli ve mesul olmayan görevli tarafından, idari metinlerde belirlenen şekil kurallarına aykırı olarak düzenlendiği,

öte yandan, 20.1.1992, 20.4.1992 ve 20.5.1992 tarihinde olmak üzere, üç ayrı tarihte aynı memur tarafından, aynı vergi mükellefi için aynı şekil noksanlıklarını ve farklılıklarını içeren alındı makbuzlarının düzenlendiği, Vergi Dairesince de, makbuzları düzenleyen memura bu konuda yetki ve sorumluluk verilmediğinin bildirildiği,.

Mahkemesince söz konusu memurun 7.4.1993 günlü fezlekedeki ifadesine dayanılarak karar verilmesinde isabet görülmediği, bu durum karşısında, kamu alacağını tahsile yetkili ve sorumlu olmayan vergi dairesi memuruna yapılan ödeme dolayısıyla bu memur tarafından düzenlenen imzasız ve mühürsüz makbuzların hukuken geçerli kabul edilmelerine olanak bulunmadığı, bu makbuzların, söz konusu memur tarafından veznede düzenlenmiş olmasının da bu hukuki sonucu değiştirmiyeceği, bu nedenle açıklanan hukuki duruma uygun olarak davacı adına tanzim ve tebliğ edilen ödeme emrine karşı açılan davayı reddeden Vergi Mahkemesi kararını bozan.

İdare Mahkemesi kararının yürürlükteki mevzuata aykırı bulunduğu ileri sürülerek Danıştay Başsavcılığı tarafından kanun yararına bozulması isteminden ibarettir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Üçüncü Dairesince, … İdare Mahkemesince verilen … gün ve E:…, K:… sayılı kararın Danıştay Başsavcısı tarafından Kanun yararına temyiz edilerek bozulmasının istenmesi üzerine Tetkik Hakimi … açıklamaları dinlenildikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

Uyuşmazlık; yetkili olmayan memur tarafından alt ve üst nüshaları farklı olarak düzenlenen ve şekil şartlarına da uygun bulunmayan vergi dairesi makbuzlarına göre davacı adına eksik ödenen miktar için ödeme emri düzenlenip düzenlenemiyeceği hususuna ilişkin bulunmaktadır.

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 40. maddesinde, ödemenin alacaklı tahsil dairesinin selahiyetli ve mesul memurları tarafından verilecek makbuz karşılığında yapılacağı, makbuz karşılığı yapılmayan ödemelerle selahiyetli ve mesul memurlardan başkalarına yapılan ödemelerin amme alacağına mahsup edilemiyeceği, amme alacaklarının tahsilinde kullanılan makbuzların şeklinin de ilgili amme idarelerince tayin edileceği, aynı Kanunun ödemenin ıspatı başlıklı 46. maddesinde de; amme alacağının ödendiğinin selahiyetli ve mesul memurlar tarafından verilen makbuzlar ile ıspat olunacağı hükme bağlanmıştır.

Yukarıda açıklanan yasa maddeleri uyarınca ödeme yapıldığının kabul edilebilmesi için alacaklı tahsil dairesinin selahiyetli ve mesul memurları tarafından verilecek makbuz karşılığında ödeme yapılmış olması gerekmektedir.

Dava dosyasının incelenmesinden, ödeme emrinin dayanağını teşkil eden vergi alındılarının mükellefçe ibraz edilen 1. nüshaları ile vergi dairesinden getirtilen 2. ve 3. nüshalarının incelenmesinden, "mükellef" yazılı 1. nüsha ile "muhasebe" yazılı 2. nüshanın aynı rakamları ihtiva etmesine rağmen "dipkoçan" yazılı veznede kalan 3.nüshanın diğer nüshalardan farklı ve daha düşük rakamları ihtiva edecek şekilde düzenlendiği, davacı tarafından ödemenin ıspatıyla ilgili olarak ibraz edilen üç adet makbuzdan ikisinde veznedarın, vergi memurunun ve şefin imzaları ile mühür ve tahsil edilmiştir kaşesinin bulunmadığı,

20.1.1992 tarihli ve mükellef yazılı olan nüshada ise, yanlızca veznedar imzası, mühür ve tahsil edilmiştir kaşesinin bulunduğu görülmüş, öte yandan mahkemenin ara kararına davalı idarece gönderilen 28.9.1993 gün ve 7578 sayılı cevabı yazıda, makbuzlarda tahrifatı yapan memura herhangi bir yetki ve sorumluluk verilmediği gibi, mükeffel memur da olmadığı bildirilmiştir.

Kamu alacağının tahsiline selahiyetli olmayan vergi dairesi memuruna yapılan ödeme dolayısıyla bu memur tarafından düzenlenen imzasız, mühürsüz ve eksik makbuzların hukuken geçerli kabul edilmesi mümkün değildir.

Bu nedenle, eksik ödenen fark kadar amme alacağı için davacı adına ödeme emri düzenlenmesinde Kanuna aykırılık bulunmadığından, Vergi Mahkemesi kararının bozulması yolundaki … İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan nedenlerle Danıştay Başsavcısı tarafından yapılan temyiz isteminin kabulü ile … İdare Mahkemesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 51. maddesi uyarınca Kanun yararına ve hükmün hukuki sonuçlarına etkili olmamak üzere bozulmasına, kararın bir örneğinin Maliye Bakanlığı ile Danıştay Başsavcılığına gönderilmesine ve Resmi Gazete'de yayımlanmasına 18.1.1996 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay 3. Daire, E. 1995/4627, K. 1996/105, 18 Ocak 1996 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İstemin Özeti
  4. Türk Milleti Adına
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
3. Daire
Esas No
1995/4627
Karar No
1996/105
Tarih
18 Ocak 1996

İlgili Kararlar

  • Danıştay 4. Daire E.1995/5480 K.1996/226
  • Danıştay 2. Daire E.1996/76 K.1996/60
  • Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E.1994/312 K.1996/62
  • Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E.1994/338 K.1996/50
  • Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E.1994/363 K.1996/57
  • Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E.1994/501 K.1996/60

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.