İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /3. Daire

DANIŞTAY · 3. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 3. Daire E.2006/2472 K.2007/994

Lokanta işleten davacı şirketin defter ve belgelerinin incelenmesi sonucu dönem sonu stok tutarının envanter defterine cins ve miktar belirtilmeksizin sadece parasal tutar olarak kaydedildiği görüşüyle düzenlenen inceleme raporu uyarınca 2000 yılı için…

Esas2006/2472Karar2007/994Tarih3 Nisan 2007Okuma6 dk · 1.269 kelime

KÜNYE

3. Daire 2006/2472 E., 2007/994 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire

Karar tarihi
3 Nisan 2007
Esas No
2006/2472
Karar No
2007/994
Temyiz Eden
Vergi Dairesi Müdürlüğü-GEMLİK
Karşı Taraf
…
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.269 kelime·6 dk okuma·3 bölüm

İstemin Özeti

Lokanta işleten davacı şirketin defter ve belgelerinin incelenmesi sonucu dönem sonu stok tutarının envanter defterine cins ve miktar belirtilmeksizin sadece parasal tutar olarak kaydedildiği görüşüyle düzenlenen inceleme raporu uyarınca 2000 yılı için re'sen salınan vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi, geçici vergi ve fon payı ile kesilen özel usulsüzlük cezasını; envanter defterine dönem sonu stokunun tür ve miktar itibarıyla değil sadece parasal tutar olarak kaydedilmesi re'sen takdir nedeni olmakla birlikte, incelemenin amacının kayıt dışı hasılatın gerçeğe en yakın şekilde tespitini gerektirdiği,

tarhiyatın dayanağı olan inceleme raporunda ise, alış ve satış belgelerine göre kaydi ve fiili envanter çıkarıldıktan sonra hasılat ortalamaları veya emsal olabilecek işletmelerin stok ve karlılık durumlarıyla karşılaştırılarak somut verilerden hareket etmek suretiyle hasılat farkı bulunup bulunmadığının tespiti gerekirken, lokanta işletmeciliğinde bu kadar yüksek tutarda stok olmaması gerektiğinden hareketle bulunan matrah farkı üzerinden yapılan tarhiyatın ve kesilen cezanın hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle kaldıran.

Vergi Mahkemesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının; lokantacılıkta sunulan hizmete ilişkin temel giderlerin günlük olarak alınıp günlük olarak tüketilmesi nedeniyle bu tür işletmelerde dönem sonu stoku olarak sadece içecek türü emtianın olabileceği, davacı şirketin türü ve miktarı belli olmayan … lira kıymetinde dönem sonu stoku bulunmasının iktisadi ve ticari icaplara uygun olmadığı, yapılan tarhiyatın ve kesilen cezanın yasal olduğu ileri sürülerek bozulması istenmiştir.

Savunmanın Özeti : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

Tetkik Hakimi : …

Düşüncesi : Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar Vergi Mahkemesi kararının bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

Savcı : …

Düşüncesi : Lokanta işletmeciliği yapan davacının uyuşmazlık dönemine ait işlemlerinin incelenmesi sonucu düzenlenen inceleme raporuna dayanılarak adına re'sen yapılan cezalı tarhiyata karşı açılan davayı kabul eden mahkeme kararı temyiz edilmiştir.

Cezalı tarhiyata dayanak alınan inceleme raporu ve eki tutanaktan, davacının dönem sonu envanterini, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 188.maddesi hükmüne uygun olarak düzenlenmediği sabit olup, bu tesbit davacının dönem matrahının re'sen takdirini gerektirmektedir.

Defter kayıtları ve bunlarla ilgili belgeleri vergi matrahının doğru ve kesin olarak tesbitine imkan vermeyecek derecede noksan bulunan davacının dönem matrahının belirlenmesinde; davacının hukuken itibar edilecek maddi delil hükmünde olan tutanaktaki ifadesinin esas alınmasıyla belirlenmesinde kanuna aykırılık bulunmadığından incelemenin eksik yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulü yolunda verilen kararda hukuka uygunluk görülmemiştir.

Açıklanan nedenle temyiz isteminin kabulü ile temyize konu mahkeme kararının bozulmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Üçüncü Dairesince işin gereği görüşülüp düşünüldü:

213 sayılı Vergi Usul Kanununun 30'uncu maddesinde,re'sen vergi tarhının vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunması olduğu, aynı maddenin (4) işaretli bendinde defter, kayıtlar ve bunlarla ilgili vesikaların vergi matrahının doğru ve kesin olarak tespitine imkan vermeyecek derecede noksan, usulsüz ve karışık olması dolayısıyla ihticaca salih olmaması durumunun re'sen tarh nedeni olduğu,

aynı Kanunun 186'ncı maddesinde envanter çıkarmanın bilanço günündeki mevcutları, alacakları ve borçları saymak, ölçmek, tartmak ve değerlemek suretiyle kesin bir şekilde ve müfredatlı olarak tespit etmek olduğu hükmüne yer verilmiştir.

Tarhiyatın dayanağı olan raporda, dönem sonu stokunun envanter defterine cins ve miktar itibarıyla değil, sadece parasal tutar olarak kaydedildiğinin saptanması nedeniyle randıman incelemesi yapılamadığının belirtildiği, şirket yetkilisinin emtia stokuna ilişkin bilgisinin bulunmadığı ve uyuşmazlık konusu yılda ortalama %20 brüt karlılık oranlarının olduğu yolundaki beyanına göre bu oranın satılan malın maliyetine uygulanması sonucu kayıt dışı bırakıldığı saptanan net hasılat tutarı üzerinden dava konusu cezalı tarhiyatın yapıldığı ve özel usulsüzlük cezası kesildiği anlaşılmaktadır.

Olayda dönem sonu stokunu envanter defterine cins ve miktar itibarıyla değil sadece parasal tutar olarak kaydeden davacının, dönem sonu envanterini 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 186 ve devamı maddelerde öngörülen hükümlerine uygun düzenlememesi nedeniyle dönem matrahının re'sen tarh yoluyla oluşturulmasında Vergi Usul Kanununun 30'uncü maddesinin 4'üncü fıkrasına aykırılık görülmemiştir.

Randıman yöntemi; imalatçıların üretim miktarının, imalata giren hammadde veya yarı mamül miktarına göre denetlenmesini sağlayan bir tekniktir.

Lokantacılık faaliyetinde satın alınan emtianın alındığı gibi satılmasıyla değil, alınan ve imalata sevk edilen hammaddelerin bir çeşit üretime tabi tutulmasıyla elde edilen emtianın satışıyla hasılatın sağlandığı göz önüne alındığında, envanter defterine dönem stokunu sadece parasal tutar olarak kaydeden davacının dönem kazancının randıman yöntemiyle tespitine olanak bulunmadığı gibi, alış ve satış faturalarına göre ve emtianın cins ve miktarının belirtilerek envanterinin de yapılmasına olanak bulunmamaktadır.

Bu nedenle defter ve kayıtları ve bunlarla ilgili belgeleri vergi matrahının tespitine imkan vermeyecek derecede noksan bulunan davacının dönem matrahının re'sen belirlenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından, cezalı tarhiyatın kaldırılmasında hukuka uygunluk görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin kabulü ile …. Vergi Mahkemesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının bozulmasına, 492 sayılı Harçlar Kanununun 13'üncü maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 3.4.2007 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

X.K ARŞIOY

Temyiz başvurusu; davacı adına, 2000 yılının muhtelif dönemleri için re'sen salınan cezalı vergiler ve özel usulsüzlük cezası için beş ayrı ihbarname ile tebliğ olunan işlemlere karşı, aynı dilekçeyle açılan davanın esasına girilerek kurul halinde verilen vergi mahkemesi kararının bozulması istemine ilişkindir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 5'inci maddesinin 1'inci fıkrasında, aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunması halinde birden fazla idari işlemin bir dilekçe ile idari davaya konu edilebilmesine olanak tanıyan düzenlemenin amacı; aynı yargı yerinin görevine giren ve çözümleri ayrı emek gerektirmeyen idari uyuşmazlıkların aynı dava içerisinde görülmeleri sağlanarak, gereksiz zaman israfı ile masrafın önlenmesi ve farklı kararların verilebilmesi riskinin ortadan kaldırılmasıdır.

Ancak; aralarında maddede aranan biçimde bağlılık ya da ilişki bulunsa bile, birden fazla idari işlemin aynı dilekçeyle idari davaya konu edilebilmesi için; bu durumun, kamu düzeni için öngörülen usul ve görev kurallarını ve bu kurallarla korunan ve Anayasa'nın 37'nci maddesinde öngörülen "kanuni hakim ilkesi"ni ihlal ediyor olmaması da gereklidir.

Örneğin; bu nedenle, Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak görevine giren davaya konu edilebilecek nitelikteki bir işlemle, idare veya vergi mahkemelerinin görevine giren davalara konu olması gereken bir işlemin; idare ve vergi mahkemelerince kurul halinde çözümlenmesi gereken davaya konu edilebilecek işlemle, 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluş Ve Görevleri Hakkında Kanunun 7'nci maddesi uyarınca, bu mahkemelerin hakimlerinden biri tarafından görülebilecek nitelikteki davaya konu edilmesi gereken işlemin, aralarında açıklanan nitelikteki bağlılık veya ilişkiye karşın;

birlikte ve aynı dilekçe ile aynı yargı yerinde idari davaya konu edilmeleri olanaklı değildir. Böyle bir duruma, kamu düzeniyle ilgili olan görev kuralını ve konusu belli miktarı geçmeyen davaların tek hakimce çözümlenmesini zorunlu kılan, "kanuni hakim ilkesi"ni ihlal edici sonuçları nedeniyle izin verilemez.

Aynı nedenle, her biri ayrı idari davaya konu edildiğinde idare ve vergi mahkemelerinin hakimlerinden biri tarafından çözümlenmesi gereken; yani yarattıkları idari uyuşmazlıkların çözümü tek hakimin görevine giren birden fazla işlemin konu unsurunu oluşturan meblağların toplamının tek hakimin görevinin sınırını oluşturan miktarı aşıyor olmasına bakılarak; bu işlemlerin, davanın idare ve vergi mahkemelerinin kurul halindeki oluşumuyla çözümlenmesini gerektirecek ve bu davalarda verilecek kararların tabi oldukları olağan kanun yolunun değişmesi sonucunu yaratacak biçimde birlikte ve aynı dilekçe ile idari davaya konu edilmeleri uygun görülemez.

Bu bakımdan; her biri, 2576 sayılı Kanunun yukarıda sözü edilen 7'nci maddesinde tek hakimle görülmesi gereken davalar için öngörülen ve anılan Kanunun 4577 sayılı Kanunun 4'üncü maddesiyle değişik Ek 1'inci maddesi uyarınca yeniden değerleme oranında yapılan artırma sonucu davanın açıldığı yıl için tespit olunan 5.390 Yeni Türk Liralık sınırının altında kalan beş ayrı ihbarnameyle ilgili davaya ait olan ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 5'inci maddesinin 1'inci fıkrasına uygun bulunmayan dilekçenin, Mahkemece, aynı Yasanın 15'inci maddesinin 1'inci fıkrasının (d) bendi uyarınca reddedilmesi gerekirken; dosyanın tekemmül ettirilerek, davanın esası hakkında karar verilmesinde isabet görülmemiştir.

Bu nedenle, mahkeme kararının 2577 sayılı Kanunun 49'uncu maddesinin 1'inci fıkrasının (c) bendinde yer alan, usul hükümlerine uyulmamasının bozma sebebi olduğuna dair hüküm uyarınca bozulması gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.

Danıştay 3. Daire, E. 2006/2472, K. 2007/994, 3 Nisan 2007 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İstemin Özeti
  4. Türk Milleti Adına
  5. X.k Arşıoy

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
3. Daire
Esas No
2006/2472
Karar No
2007/994
Tarih
3 Nisan 2007

İlgili Kararlar

  • Danıştay 11. Daire E.2006/2870 K.2007/4488
  • Danıştay 7. Daire E.2006/2873 K.2007/1778
  • Danıştay 2. Daire E.2006/2884 K.2007/1870
  • Danıştay 3. Daire E.2006/3541 K.2007/1377
  • Danıştay 8. Daire E.2006/3576 K.2007/3676
  • Danıştay 12. Daire E.2006/3598 K.2007/2009

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.