KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2018/1614 E., 2022/2376 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2022
- Esas No
- 2018/1614
- Karar No
- 2022/2376
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- …. Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
479 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, ... Gıda Ürünleri Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi’nden alınamayan 2009 ila 2015 yıllarına ait muhtelif vergi borçlarının tahsili amacıyla şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … ila … takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacının, asıl borçlu … Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi'nin 05/04/2004 ile 09/03/2015 tarihleri arasında % 10 hisseli ortağı olduğu, 2009 ila 2015 yılları için tarh ve tahakkuk eden vergileri ödeme emri tebliğine rağmen ödemeyen şirket hakkında haciz varakası düzenlendiği ve malvarlığı araştırması yapıldığı ancak şirketin borçlarını karşılayacak herhangi bir malvarlığına rastlanılmadığı dolayısıyla asıl borçlu şirket hakkında izlenmesi gereken tüm takip ve tahsil yollarının mevzuata uygun şekilde tüketildiği olayda, davacının şirket ortağı olduğu dönemler ve hisse oranı dikkate alınarak düzenlediği anlaşılan ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Asıl borçlu şirkete belirli bir süre ile ufak bir hisseyle ortak olunduğu ve imza yetkisi bulunmadığından şirketin borçlarından sorumlu tutulamayacağı, akaryakıt kaçakçılığı organizasyonu kapsamında faaliyet gösterdiği yönünde tespitler bulunan şirketler hakkındaki yargılama devam ettiğinden borcun kesinleşmediği ileri sürülerek kararın bozulması istenilmiştir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
05/04/2004 ile 05/03/2015 tarihleri arasında şirket ortağı olan davacının, 2009 ilâ 2015 yıllarına ilişkin dava konusu kamu alacağından sorumlu olduğu, malvarlığı araştırması sonucunda asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyeceği anlaşılan kamu alacağının, hisse oranı gözetilerek davacıdan tahsili yoluna gidilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Vergi Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
2575 sayılı Danıştay Kanunu'na 3619 sayılı Kanunla eklenen Ek 1. madde uyarınca hüküm veren Danıştay Üçüncü ve Yedinci Dairelerince oluşturulan Müşterek Kurulca işin gereği görüşülüp düşünüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 3. Daire, E. 2018/1614, K. 2022/2376, 23 Mayıs 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama