KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2018/3933 E., 2021/6571 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 28 Aralık 2021
- Esas No
- 2018/3933
- Karar No
- 2021/6571
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi Başkanlığı
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ... İnşaat Mimarlık Mühendislik Gıda Turizm İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
- Vekilleri
- Av. ..., Av. ...
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
576 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirketin kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca arsa sahiplerine yaptığı bağımsız bölümlerin tesliminin katma değer vergisine tabi olmadığı ihtirazi kaydıyla verdiği beyanname üzerine Aralık 2014 döneminden sonraki yıla devreden indirilecek katma değer vergisi tutarının azaltılmasına yönelik işlemin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 283. maddesinde satış sözleşmesine ilişkin hükümlerin mal değişimi sözleşmesine de uygulanacağının hükme bağlandığı, mal değişimi sözleşmesi ile taraflardan biri diğer tarafa bir veya birden çok şeyin zilyetlik ve mülkiyetini, diğer tarafın da karşı edim olarak başka bir veya birden çok şeyin zilyetlik ve mülkiyetini devretmeyi üstlendiği, karşılıklı olarak bir malın, başka bir malla, niteliklerinde bir değişiklik olmaksızın alınıp verildiği, arsa karşılığında bağımsız bölüm edinme durumunda farklı bir usul bulunduğu,
üzerine bina yapılan arsanın mülkiyeti başlangıçta arsa sahibine ait olsa da, yapılan sözleşme uyarınca ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerine göre inşaata başlanırken arsanın paylara bölündüğü, inşaat tamamlandıktan ve her kat bağımsız bölüm haline gelip kişisel mülkiyete geçildikten sonra arsa paylarının bağımsız bölümlere bağlı olarak devam ettiği ve kat maliklerinin gayrimenkulün ortak yerlerinde müştereken tasarrufta bulunabildiği,
dolayısıyla arsa sahibinin arsası üzerindeki mülkiyetinin kişisel olmaktan çıktığı, kendisine intikal eden bölümlere bağlı olarak müşterek mülkiyet hükümlerine göre arsa payı oranında diğer kat malikleri ile paydaş duruma geldiği, söz konusu durum mal değişimi olarak nitelendirilemeyeceği gibi bir kişinin bağımsız bölüm edinme karşılığında arsasını müteahhide vermesi ve inşaa edilen binadan kat sahibi olmasının, hukuki açıdan bir çok işlemi içeren ve arsanın değerlendirilmesi amacına yönelik, Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerinin uygulanmasını da gerektiren, tamamen kendine özgü bir hukuki muamele vasfını kazandığı,
olayda, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nda tanımlandığı şekilde bir teslimden söz edilemeyeceğinden, davacının arsa sahibine yaptığı bağımsız bölüm teslimlerinin katma değer vergisine tabi tutulmasında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle Aralık 2014 döneminden sonraki yıla devreden indirilecek katma değer vergisi tutarının azaltılması işlemi iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Esasa etkili iddia ve itirazların karşılanmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 3. Daire, E. 2018/3933, K. 2021/6571, 28 Aralık 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama