KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2018/4250 E., 2021/6695 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 30 Aralık 2021
- Esas No
- 2018/4250
- Karar No
- 2021/6695
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:.. sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
572 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacının vergi borçlarının, 6736 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun'un 3. maddesi kapsamında kesinleşmemiş alacaklar yönünden yapılandırılmasına dair başvurusunun reddine yönelik … tarih ve … sayılı işlemin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı adına 2010 yılının muhtelif dönemleri için yapılan katma değer vergisi tarhiyatının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emirlerinin iptali istemiyle açılan davada.
Mahkemelerinin … tarih ve E:…, K:.. sayılı kararıyla, 6736 sayılı Yasadan yararlanılacağı belirtilerek feragat edilmesi nedeniyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, akabinde davalı idare tarafından dosyaya sunulan … tarih … sayılı dilekçe ile davacının 6736 sayılı Kanun'un 3. maddesi kapsamında davasından vazgeçtiğinin bildirildiği,
davacının kesinleşmemiş alacaklara ilişkin yaptığı başvurusunun reddedilmesi üzerine bakılan davanın açıldığının anlaşıldığı olayda her ne kadar davacının daha önce ödeme emirlerine karşı açtığı davadan feragat etmesi nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği görülmekte ise de davacının sözü edilen Kanun'dan yararlanmak için açtığı davadan vazgeçtiği ve söz konusu başvuru içeriği borçların kesinleşip kesinleşmediği hususunun yapılandırma başvurusunda dayanak alınacak Yasa maddesinin belirlenmesinde önem arz ettiği,
ödeme emirleri içeriği vergi ve cezalara ilişkin olarak düzenlenen ihbarnamelerin usulüne uygun bir şekilde kesinleşip kesinleşmediğinin tespiti gerektiği sonucuna varıldığı, sonrasında ise yapılandırma başvurusunun 6736 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri çerçevesinde değerlendirilmesinin yapılabileceğinin açık olduğu,
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 102. maddesinde belirtilen hükümlere aykırı olarak muhtara bırakılmak suretiyle usulsüz tebliğ edilen ihbarnameler içeriği kamu alacağının kesinleştiğinden söz edilemeyeceğinden, davalı idarece davacının başvurusu üzerine vergi borçlarının 6736 sayılı Kanun'un 3. maddesi kapsamında yapılandırılması gerekirken, alacağın kesinleştiğinden bahisle aynı Kanun'un 2. maddesi uyarınca işlem tesis edilmesinde ve davacının başvurusunun reddedilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacının 05/10/2016 tarihinde 6736 sayılı Kanun'un 2. maddesi kapsamında, 07/10/2016 tarihinde ise aynı Kanun'un 3. maddesi kapsamında yapılandırma istemiyle dilekçe verdiği, davacıya ödeme emirlerinin iptali istemiyle dava açtığı hatırlatılarak işlem yapılacak dilekçenin kesinleşmiş alacaklara ilişkin dilekçesi olduğunun belirtildiği ve söz konusu dilekçesine binaen vergi borcunun yapılandırıldığı, dolayısıyla dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 3. Daire, E. 2018/4250, K. 2021/6695, 30 Aralık 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama