KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2018/5973 E., 2021/3489 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 30 Haziran 2021
- Esas No
- 2018/5973
- Karar No
- 2021/3489
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
596 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında kapatılarak mal varlığı hazineye intikal ettirilen, ticaret sicil kaydı terkin edilerek mükellefiyeti ve tüzel kişiliği sonlandırılan Özel ... Eğitim Hizmetleri Basın ve Yayıncılık Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin 2010,2011,2012 ve 2015 yıllarına ilişkin kurumlar vergisi, gelir (stopaj) vergisi, katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası, özel usulsüzlük cezası, gecikme faizi ve fer'ilerinden, kanuni temsilcisi olması nedeniyle müteselsilen sorumlu tutularak düzenlenen ... tarih ve … takip numaralı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Asıl borçlu Özel ...
Eğitim Hizmetleri Basın Yayın Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi hakkında düzenlenen vergi inceleme raporları uyarınca uyuşmazlık konusu dönemlere ilişkin olarak yapılan tarhiyatlara karşı açılan davalarda verilen ret kararları sonucunda 2 no'lu ihbarnameler düzenlenip uyuşmazlık konusu borçların tahakkuk ettirilmesi ve vadesinde ödenmemesi üzerine ödeme emri düzenlenerek tebliğ edildiği, haciz varakası düzenlenerek yapılan mal varlığı araştırmalarında herhangi bir mal varlığına rastlanılmadığı ve bankalara gönderilen e-haciz bildirilerinde hacze değer bir tutar bulunmadığı,
şirketin 30/09/2016 tarihli ilanla 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında kapatılıp tüm mal varlıklarının Hazine'ye devredilmesi nedeniyle söz konusu borçların şirketten tahsil edilemeyeceğinden bahisle davacıdan tahsilini sağlamak amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla dava konusu ödeme emrinin düzenlendiğinin anlaşıldığı, savunma dilekçesindeki beyanlar ile Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi örneklerinin incelenmesinden.
02/09/2015 tarihli tescil ve 10/09/2015 tarihinde yapılan ilan ile yönetim kuruluna seçilen ve 10/03/2016 tarihli tescil ve 17/03/2016 ilan tarihli kayyım atama kararıyla temsil yetkisi sona eren davacının, uyuşmazlık konusu ödeme emri içeriği kurumlar vergisi, gelir (stopaj) vergisi, katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası, özel usulsüzlük cezası ve gecikme faizinden oluşan borcun doğumuna sebep olan fiil tarihinde şirketin yönetim kurulunda yer almaması, bu anlamda vergilendirmeye dair ödevleri yerine getirmemekten dolayı sorumluluğunun bulunmaması,
diğer kamu alacağının doğduğu dönemde ise davacının şirketi temsile yetkili olmadığının anlaşılması karşısında kanuni temsilci sıfatıyla takibinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu ödeme emri iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3.fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
667 ve 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameler konulu 08/09/2016 tarih ve 2016/3 seri nolu Uygulama İç Genelgesi uyarınca mükellefiyet kaydı kapatılanların, bu tarihten önceki dönemlere ilişkin olarak 6183 sayılı Kanun kapsamında işlemlerine devam edileceği bildirildiğinden davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Vergi Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 3. Daire, E. 2018/5973, K. 2021/3489, 30 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama