KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2018/6008 E., 2021/3943 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2021
- Esas No
- 2018/6008
- Karar No
- 2021/3943
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Vergi Mahkemesinin .. tarih ve E:…, K:…sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
608 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacının, 2008 yılında gerçekleştirdiği bina inşaatı faaliyetine bağlı indirimli orana tabi mal ve hizmet teslimleri nedeniyle yüklendiği fakat indirim konusu yapamadığı katma değer vergisinin iadesi talebiyle yaptığı başvurunun reddine yönelik … tarih ve … sayılı işlemin iptali ile 292.025,10-TL tutarındaki katma değer vergisinin iadesine hükmedilmesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: 02/04/2007 ila 31/12/2008 tarihlerinde bina inşaatı faaliyetinde bulunan davacının, 14/01/2009 tarihinde işi terk dilekçesi vererek faaliyetini sonlandırması üzerine 21/04/2017 tarih ve 19356 sayılı dilekçe ile 2008 yılının Aralık döneminde bina inşaatı faaliyetine bağlı indirimli orana tabi mal ve hizmet teslimleri nedeniyle yüklenilen fakat indirim konusu yapılamayan 317.700,00-TL katma değer vergisinin iadesi talebiyle yaptığı başvurunun, ilgili dönemde iade edilebilir katma değer vergisinin oluşmadığı,
hakkında 2007 ve 2008 yılları hesap ve işlemlerine ilişkin düzenlenen rapor ile 2008 yılının Aralık dönemi devreden katma değer vergisinin 316.841,70-TL değil 292.025,10-TL olarak kabul edilmesi gerektiği, iadeye ilişkin herhangi bir talebinin ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 29. maddesinin 2. fıkrasına göre sonraki döneme devreden katma değer vergisi iadesinin olmadığı belirtilerek reddedilmesi üzerine söz konusu işlemin iptali ile 292.025,10-TL katma değer vergisi alacağının tarafına iadesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığının anlaşıldığı olayda, davacı tarafından,
her ne kadar söz konusu iade talebinde bulunma süresinin on yıl olduğu iddia edilmişse de, yürürlükte bulunan vergi kanunlarında iade talepleri konusunda herhangi bir süre sınırlandırması öngörülmemiş olması durumunda dahi bu tür taleplerin vergi kanunlarındaki genel zamanaşımı süresi olan beş yıl içerisinde yapılabileceğinin mümkün olduğu,
2008 yılında gerçekleşen indirimli orana tabi işlemler dolayısıyla yüklenilen fakat indirim konusu yapılamayan katma değer vergilerinin iadesine ilişkin 21/04/2017 tarihinde iade talebinde bulunan davacı tarafından iade/mahsup hakkı süresinde kullanılmadığından dava konusu işlemin hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29. maddesinin 2. fıkrasında yer alan düzenlemenin açık, belirgin ve öngörülebilir bir düzenleme olmaması nedeniyle Anayasa’nın 73. maddesine aykırılık teşkil ettiği, vergi iadesine ilişkin taleplerde açık bir düzenleme bulunmadığından zamanaşımının on yıllık süreye tabi olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
2008 yılının Aralık dönemine ilişkin davacı tarafından verilen katma değer vergisi beyannamesine göre davacıya iade edilecek katma değer vergisinin bulunmadığı, yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Vergi Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 3. Daire, E. 2018/6008, K. 2021/3943, 23 Eylül 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama