KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2018/6277 E., 2021/6255 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2021
- Esas No
- 2018/6277
- Karar No
- 2021/6255
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
762 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacının mal varlığı üzerine, kanuni temsilcisi olduğu … Petrol Sanayi Limited Şirketi''nin ödenmeyen 2004 ve 2005 yıllarına ait muhtelif vergi borçları nedeniyle … tarih ve … sayılı bildirim üzerine uygulanan haczin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı adına düzenlenen ve haczin dayanağı olan … tarih ve … ilâ … takip numaralı ödeme emirlerinin tebliğe çıkarıldığı ". Mahallesi.
Sokak No:…" adresinde tebliğ edilemediği, tebliğ edilememe nedenine ilişkin olarak tebliğ zarfı üzerine herhangi bir kayıt düşülmediği ve bu hususun komşulardan bir kişi veya muhtar veya ihtiyar heyeti üyelerinden biri veyahut bir zabıta memuru huzurunda tespit edildiğine dair bir kayda yer verilmeksizin yapılan ilanen tebliğ, 213 sayılı Vergi Usul Kanununda belirlenen usule uygun olmadığından ve bu nedenle ödeme emirlerine konu alacağın haciz yoluyla tahsili aşamasına gelindiğinden bahsedilemeyeceğinden davacının mal varlığı üzerine haciz konulmasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu haciz kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacının 23/09/2004 ile 18/07/2005 tarihleri arasında kanuni temsilcisi olduğu … Petrol Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi hakkında yapılan araştırmada herhangi bir mal varlığına rastlanılmadığı, şirket hakkında başlatılan takibe ilişkin bir kısım evrak arşiv çalışması kapsamında imha edilmişse de … kayıtlarından alınan çıktıların dosyaya sunulduğu, asıl borçlu şirketin kanuni temsilci olunan döneme rastlayan ve tahsil zaman aşımının söz konusu olmadığı kamu alacağı nedeniyle davacının mal varlığı üzerine haciz konulmasında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NUN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X)-KARŞI OY
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 93. maddesinde, tahakkuk fişinden gayri, vergilendirmeyle ilgili olup hüküm ifade eden bilumum vesikalar ve yazıların adresleri bilinen gerçek ve tüzel kişilere posta vasıtasıyla ilmühaberli taahhütlü olarak,
adresleri bilinmeyenlere ilan yoluyla tebliğ edileceği, 94. maddesinde, tebliğin mükelleflere, bunların kanuni temsilcilerine, umumi vekillerine veya vergi cezası kesilenlere, tüzel kişilere yapılacak tebliğin, bunların başkan, müdür veya kanuni temsilcilerine, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerde ise bunları idare edenlere veya temsilcilere yapılacağı, tüzel kişilerin mütaaddit müdür veya temsilcisi varsa tebliğin bunlardan birine yapılmasının kafi olduğu,
tebliğin, kendisine tebligat yapılacak kimsenin bulunmaması halinde ikametgah adresinde bulunanlardan veya işyerlerinde memur ya da müsdahdemlerinden birine yapılacağı, 102. maddesinde, tebliğ olunacak evrakı muhtevi zarfın posta idaresince muhatabına verileceği ve keyfiyetin muhatap ile posta memuru tarafından taahhüt ilmühaberine tarih ve imza konulmak suretiyle tespit olunacağı, muhatabın zarf üzerinde yazılı adresini değiştirmesinden dolayı bulunamamış olması halinde posta memurunun durumu zarf üzerine yazacağı ve mektubun posta idaresince derhal tebliği yaptıran daireye geri gönderileceği,
bu işlemlerin komşulardan bir kişi veya muhtar veya ihtiyar heyeti üyelerinden biri veyahut bir zabıta memuru huzurunda icra ve keyfiyetin taahhüt ilmühaberine yazılarak tarih ve imza vaz'edilmek ve hazır bulunanlara da imzalatılmak suretiyle tespit olunacağı, 103. maddesinde muhatabın adresi hiç bilinmezse, bilinen adresi yanlış veya değişmiş olur ve bu yüzden gönderilmiş olan mektup geri gelirse, başkaca sebeplerden dolayı posta ile tebliğ yapılmasına imkan bulunmazsa tebliğin ilanen yapılacağı, 104. maddesinde ilanın ne şekilde yapılacağı kurala bağlanmış olup 101. maddesinde ise bilinen adresler sayılmak suretiyle gösterilmiştir.
Davacının bilinen adresi olan "… Mahallesi … Sokak No:… " adresinde düzenlenen 23/09/2013 tarihli tutanak ile adreste bulunmadığı hususunun muhtar kaşesi ve imzası ile tespit edildiği, dolayısıyla tebliğ imkansızlığının adres tespit tutanağı ile saptandığı olayda ilanen tebliğ koşullarının gerçekleştiği sonucuna varıldığından, Vergi Mahkemesinin haczi kaldıran kararına yöneltilen istinaf başvurusunun reddine ilişkin Vergi Dava Dairesi kararının, ilanen tebliğin 213 sayılı Kanun'un 104. maddesine uygun olarak yapılıp yapılmadığı değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre yeniden karar verilmek üzere bozulması gerektiği oyuyla Karara katılmıyoruz.
Danıştay 3. Daire, E. 2018/6277, K. 2021/6255, 20 Aralık 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama