İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /3. Daire

DANIŞTAY · 3. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 3. Daire E.2018/982 K.2021/4290

Dava konusu istem: Davacı adına, asıl borçlu … Turizm Taşımacılık Taahhüt Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi'nden alınamayan 2010 ila 2012 yıllarına ait kamu alacağının tahsili amacıyla ortak sıfatıyla düzenlenen … tarih ve …, … ve … takip numaralı ödeme…

Esas2018/982Karar2021/4290Tarih6 Ekim 2021Okuma6 dk · 1.149 kelime

KÜNYE

Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2018/982 E., 2021/4290 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire

Karar tarihi
6 Ekim 2021
Esas No
2018/982
Karar No
2021/4290
Temyiz eden (davalı)
… Vergi Dairesi Başkanlığı/… (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
Vekili
Av. …
Karşı taraf (davacı)
…
İstemin konusu
... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.149 kelime·6 dk okuma·7 bölüm

Dava konusu istem: Davacı adına, asıl borçlu … Turizm Taşımacılık Taahhüt Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi'nden alınamayan 2010 ila 2012 yıllarına ait kamu alacağının tahsili amacıyla ortak sıfatıyla düzenlenen … tarih ve …, … ve … takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Asıl borçlu şirketin 2011 ilâ 2014 yıllarına ilişkin olarak 6736 sayılı Kanun kapsamında kurumlar vergisi ve katma değer vergisi yönünden matrah artırımında bulunduğu, matrah artırımından kaynaklanan ödemenin vadesinin 30/11/2016 tarihi olduğu, ödeme emirleri içeriğindeki 2011 ve 2012 yıllarına ilişkin vergi borçlarının, matrah artırımına gidilmiş olması nedeniyle asıl borçlu şirketten tahsil edilmesi gerektiği, dolayısıyla bu yıllara ait vergi borcu için davacının ortak sıfatıyla takip edilmesinin hukuka uygun düşmediği, ödeme emirlerinin 2010 yılına ait kısımlarının toplamının 53.544,25 TL olduğu,

motorlu taşıtlar sorgulamasında şirket adına kayıtlı araç bulunduğu ve şirket mal varlığından vergi borcu tahsiline ilişkin işlemlerin tamamlanmadığının anlaşıldığı, tüzel kişilik hakkında gerekli takip işlemleri tamamlanıp kamu alacağının tamamen veya kısmen şirketten tahsil edilemeyeceği açıkça ortaya konulmadığından, ödeme emirlerinin 2010 yılına ilişkin kısmının da hukuka uyarlılığı bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu ödeme emirleri iptal edilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Asıl borçlu şirket adına tahakkuk eden kamu alacağının vadesinde ödenmediği ve sistem üzerinden yapılan sorgulamayla tespit edilen mal varlığının söz konusu borcu karşılamadığı anlaşıldığından, davacının şirket ortağı olduğu döneme rastlayan kamu alacağının tahsili amacıyla adına ödeme emri düzenlenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulüyle, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 35. maddesine göre limited şirket ortaklarının, şirketten tahsil imkanı bulunmayan amme alacağından sermaye hisseleri oranında takip edilebilmesi için; kamu alacağının ortak sıfatıyla kendisinden tahsil edileceğinin kendisine duyurulmasından önce borcun tüzel kişiye usulüne uygun biçimde tebliğ edilmesi, uyuşmazlık yaratılmak suretiyle ya da uyuşmazlık yaratılmaksızın kesinleşip vadesinde ödenmemiş olması,

bu nedenlerle tüzel kişinin 6183 sayılı 54, 55 ve müteakip maddeleri uyarınca takip edilmesi ve bütün bunlara rağmen kamu alacağının tüzel kişiliğin mal varlığından tamamen ya da kısmen tahsil edilememiş olması gerektiğinden, ödeme emirlerine konu kamu alacağıyla ilgili olarak asıl borçlu adına ödeme emri düzenlenip düzenlenmediği, düzenlenmiş ise usulüne uygun biçimde tebliğ edilerek içeriği vergi borçlarının şirket nezdinde kesinleşip kesinleşmediği,

kamu alacağının tüzel kişiliğin mal varlığından tamamen ya da kısmen tahsil edilebilir olup olmadığı hususları incelenerek yeniden bir karar verilmek üzere Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Davacı adına, 04/11/2009 ile 20/12/2012 tarihleri arasında yüzde elli hisse oranıyla ortağı olduğu … Turizm Taşımacılık Taahhüt Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi'nden tahsil edilemeyen 2010 ilâ 2012 yıllarının muhtelif dönemlerine ait kamu alacağının tahsili amacıyla ortak sıfatıyla … tarih ve …, … ve … takip numaralı ödeme emirlerinin düzenlendiği, şirketin 2011 ila 2014 yıllarına ilişkin olarak 6736 sayılı Kanun'un 5. maddesi uyarınca kurumlar vergisi ve katma değer vergisi yönünden matrah artırımında bulunduğu anlaşılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 35. maddesinde, limited şirket ortaklarının, şirketten tahsil imkanı bulunmayan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu oldukları ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulacakları kurala bağlanmıştır.

6736 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun'un 5. maddesinin 1. fıkrasında; mükelleflerin, bu fıkrada belirtilen şartlar dâhilinde gelir ve kurumlar

vergisi matrahlarını artırdıkları takdirde, kendileri hakkında artırımda bulunulan yıllar için yıllık

gelir ve kurumlar vergisi incelemesi ve bu yıllara ilişkin olarak bu vergi türleri için daha sonra başka bir tarhiyat yapılmayacağı, 3. fıkrasında; mükelleflerin, bu fıkrada belirtilen şartlar dâhilinde katma değer vergisini artırdıkları takdirde, kendileri nezdinde söz konusu vergiyi ödemeyi kabul ettikleri yıllara ait vergilendirme dönemleri ile ilgili olarak katma değer vergisi incelemesi ve tarhiyatı yapılmayacağı, 7. fıkrasında ise; matrah veya vergi artırımında bulunulmasının, bu Kanun'un yayımlandığı tarihten önce başlanılmış olan vergi incelemeleri ile takdir işlemlerine engel teşkil etmeyeceği hüküm altına alınmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Temyiz istemine konu yapılan Vergi Dava Dairesi kararının; uyuşmazlığa konu ödeme emirlerinin 2010 yılına ait kamu alacağını içeren kısımlarına ilişkin hüküm fıkrası aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle Dairemizce de uygun bulunmuştur.

6736 sayılı Kanun uyarınca matrah artırımına gidilmesi, artırımda bulunulan yıllar ve vergilendirme dönemleri için daha sonra inceleme ve tarhiyat yapılmasına engel olmakla birlikte, değinilen Kanun'un 2. ve 3. maddeleri kapsamında borcun yapılandırılması durumundan farklı olarak, şirkete ait vergi borçlarına ilişkin yeni bir hukuki durum yaratmamaktadır. Başka bir deyişle matrah artırımının; matrah artırımı yapılan dönemlere ilişkin olarak şirket adına daha önce yapılmış tarhiyatlardan ya da kesinleşmiş alacaklardan ortak sıfatıyla sorumluluğa herhangi bir etkisi bulunmamaktadır.

Bu nedenle, Vergi Dava Dairesi kararının; asıl borçlu şirket tarafından, 2011 ve 2012 yıllarına ilişkin olarak matrah artırımında bulunulması nedeniyle, ödeme emirleri içeriği borçların bu yıllara isabet eden kısımları yönünden ortak sıfatıyla davacının takip edilemeyeceği gerekçesiyle iptali yönündeki hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf isteminin reddinde hukuki isabet görülmemiştir.

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 35. maddesine göre limited şirket ortaklarının, şirketten tahsil imkanı bulunmayan amme alacağından sermaye hisseleri oranında takip edilebilmesi için kamu alacağının ortak sıfatıyla kendisinden tahsil edileceğinin kendisine duyurulmasından önce borcun tüzel kişiye usulüne uygun biçimde tebliğ edilmesi, uyuşmazlık yaratılmak suretiyle ya da uyuşmazlık yaratılmaksızın kesinleşip vadesinde ödenmemiş olması, bu nedenlerle tüzel kişinin 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 54, 55 ve müteakip maddeleri uyarınca takip edilmesi ve bütün bunlara rağmen kamu alacağının tüzel kişiliğin mal varlığından tamamen ya da kısmen tahsil edilememiş olması gerekmektedir.

Bu doğrultuda, uyuşmazlığa konu ödeme emirlerinin 2011 ve 2012 yıllarına ait kamu alacağıyla ilgili olarak asıl borçlu adına ödeme emri düzenlenip düzenlenmediği, düzenlenmiş ise usulüne uygun biçimde tebliğ edilerek içeriği vergi borçlarının şirket nezdinde kesinleşip kesinleşmediği, kamu alacağının tüzel kişiliğin mal varlığından tamamen ya da kısmen tahsil edilebilir olup olmadığı hususları incelenerek yeniden bir karar verilmek üzere Vergi Dava Dairesi kararının; ödeme emirlerinin 2011 ve 2012 yıllarına ait kamu alacağını içeren kısımlarına ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1. Temyiz isteminin kısmen reddine,

2. … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının; ödeme emirlerinin 2010 yılına ait kamu alacağını içeren kısımlarına ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA,

3. Temyiz isteminin kısmen kabulüne,

4. Kararın; ödeme emirlerinin, 2011 ve 2012 yıllarına ait kamu alacağını içeren kısımlarına ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA,

5. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesine,

6. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 06/10/2021 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Danıştay 3. Daire, E. 2018/982, K. 2021/4290, 6 Ekim 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Türk Milleti Adına
  6. İnceleme Ve Gerekçe
  7. Maddi Olay
  8. İlgili Mevzuat
  9. Hukuki Değerlendirme
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
3. Daire
Esas No
2018/982
Karar No
2021/4290
Tarih
6 Ekim 2021

İlgili Kararlar

  • Danıştay 9. Daire E.2018/995 K.2021/4676
  • Danıştay 3. Daire E.2018/1004 K.2021/4360
  • Danıştay 3. Daire E.2018/1009 K.2021/4365
  • Danıştay 3. Daire E.2018/1010 K.2021/4366
  • Danıştay 3. Daire E.2018/1011 K.2021/4367
  • Danıştay 3. Daire E.2018/1016 K.2021/4631

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.