KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2019/2011 E., 2022/1656 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 7 Nisan 2022
- Esas No
- 2019/2011
- Karar No
- 2022/1656
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
425 kelime·2 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, asıl borçlu ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden alınamayan 2008 ve 2009 yıllarının muhtelif dönemlerine ait kamu alacağının tahsili amacıyla ortak sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu ödeme emri içeriği kamu alacağının tahsili amacıyla asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin söz konusu şirketin bilinen adreslerinde bulunmaması nedeniyle kanuni temsilcinin ikametgah adresinde tebliğ edildiği, şirket hakkında 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunu ile belirlenen takip ve cebren tahsil yollarının tüketildiği ve kamu alacağının şirketin mal varlığından tahsil edilemeyeceğinin anlaşıldığı olayda davacının ortak olduğu dönemlere ait kamu alacağının tahsili amacıyla adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacının 22/09/2010 ila 06/11/2013 tarihleri arasında şirket ortağı olduğu, dava konusu ödeme emri içeriği kamu alacağının ise 2008 ve 2009 yıllarının muhtelif dönemlerine ilişkin bulunduğu dikkate alındığında, davacının ortaklık sıfatının bulunmadığı dönemlere ait kamu alacağından sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle istinaf başvurusu kabul edilerek Vergi Mahkemesi kararı kaldırıldıktan sonra dava konusu ödeme emri iptal edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
6183 sayılı Kanun'un 35. maddesinde, limited şirket ortağının şirketteki sermaye payını devretmesi halinde, payı devreden ve devralan şahısların devir öncesine ait amme alacaklarının ödenmesinden müteselsilen sorumlu tutulacaklarının öngörüldüğü, asıl borçlu şirket mal varlığından tahsil edilemeyeceği anlaşılan kamu alacağının davacıdan tahsili için ortak sıfatıyla düzenlenen ödeme emirinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 3. Daire, E. 2019/2011, K. 2022/1656, 7 Nisan 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama