KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2019/2041 E., 2022/1153 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 16 Mart 2022
- Esas No
- 2019/2041
- Karar No
- 2022/1153
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Müdürlüğü/…
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … Anonim Şirketi
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
684 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı tarafından, ihracat faaliyetinden elde ettiği yurt dışı satış hasılatının binde beşi oranındaki götürü gider indiriminin kurum kazancının belirlenmesinde dikkate alınması gerektiği yolundaki ihtirazi kayıtla verilen 2016 yılı kurumlar vergisi beyannamesi üzerinden bu çekinceye itibar edilmeyerek, yıl içinde kesinti yoluyla ödenen vergiler ve ödenen geçici vergiden kaynaklanan iadesi gereken verginin azaltılmasına yol açan tahakkukun iptali ile götürü gider tutarına isabet eden 4.090.859,32-TL'nin iade alınabileceği dönemden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte iadesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: 194 Seri No'lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinin 5. bölümünde, mükelleflerin yurt dışındaki işlerle ilgili belgesiz giderlerinin muhasebe kayıtlarına intikal ettirilmesi,
bu giderlerden hasılatın binde beşine tekabül eden kısmının kanunen kabul edilen gider olarak gösterilmesi gerektiği belirtilerek götürü gider uygulamasına yönelik bir açıklama getirilmiş ise de 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 40. maddesinin 1. bendinde ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan ve Vergi Usul Kanunu uyarınca belgelendirilmesi gereken genel giderlere ilaveten yurt dışındaki işlerle ilgili giderlere karşılık olmak üzere, hasılatın binde beşini aşmamak şartıyla götürü giderin kazançtan indirilebileceği herhangi bir şarta bağlı kalmaksızın kabul edildiğinden,
götürü gider indirimi için belgesi temin edilemeyen bir harcamanın olduğunun ve bu harcamanın muhasebe kayıtlarına intikal ettirildiğinin ispatına gerek bulunmadığından, davacı şirketin, kurum kazancının tespitinde 2016 yılında yaptığı ihracatlardan elde ettiği hasılatın binde beşini götürü gider olarak indiriminin kabul edilmemesinde hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle, ihtirazi kayıtla verilen kurumlar vergisi beyannamesi üzerinden tahakkuk eden verginin götürü gider indirimi tutarına isabet eden kısmı kaldırılmış, hukuka aykırı olarak tahakkuk ettirildiği sonucuna ulaşılan verginin, hukuk devletinin bir gereği olarak,
ödeme tarihinden itibaren işleyecek tecil faiziyle birlikte davacıya iadesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
194 Seri No'lu Genel Tebliğin, mükelleflerin yurt dışındaki işleriyle ilgili belgesiz giderlerinin ancak muhasebe kayıtlarına intikal ettirilmesi halinde hasılatın binde beşine tekabül eden kısmının gider olarak kaydedilebileceği yönündeki hükmü dikkate alınmaksızın verilen kararda hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NUN DÜŞÜNCESİ
Dosyanın incelenmesinden, ihracat faaliyetinden kaynaklanan geliri bulunan davacının, döviz olarak elde ettiği hasılatının 193 sayılı Kanun'da düzenlenen azami oran dikkate alınarak hesaplanan tutarını, kurum kazancından indirmek üzere ihtirazi kayda konu ettiği görülmektedir.
193 sayılı Kanun'un 40. maddesinin 1. fıkrasında, götürü gider indiriminin; yurt dışındaki bu işlerle ilgili giderlere karşılık olmak üzere öngörüldüğü açık olduğundan, götürü gider indiriminden yararlanılabilmesi için bir harcamanın bulunması gerekmektedir.
Yurt dışında herhangi bir gider yapılmadan, hasılat tutarının binde beşinin hiçbir kayıt ve şart gözetilmeksizin indirilmesinin mümkün olmadığı; bir başka anlatımla, anılan maddedeki hakkın ancak fiilen ödenen ve belgelendirilemeyen gider bulunması durumunda kullanılabileceği sonucuna varıldığından, davacının yurt dışındaki işleri nedeniyle belgesiz harcaması bulunduğu yönünde herhangi beyan ve iddiası da bulunmadığından.
Vergi Mahkemesinin; götürü gider indirimi için belgesi temin edilemeyen bir harcamanın olduğunun ve bu harcamanın muhasebe kayıtlarına intikal ettirildiğinin ispatına gerek bulunmadığı gerekçesiyle tahakkuku iptal eden kararına yöneltilen istinaf başvurusunun reddi yönündeki temyize konu kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 3. Daire, E. 2019/2041, K. 2022/1153, 16 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama