KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2019/262 E., 2022/2805 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 7 Haziran 2022
- Esas No
- 2019/262
- Karar No
- 2022/2805
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Karşı taraf (davalı)
- … Vergi Dairesi Müdürlüğü/…
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
571 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, … Metal Dış Ticaret Anonim Şirketi'nden alınamayan 2010 ila 2014 yıllarına ait muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve …ile … takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davalı idarece yapılan malvarlığı araştırmalarında asıl borçlu şirket adına kayıtlı dört adet araca haciz konulduğu, davalı idarenin 2. sırada olduğu, buna karşılık söz konusu araçların satış işlemlerinin gerçekleştirilmediği, bir kısım bankalara e-haciz bildirisi gönderilmekle birlikte haciz bildirisi tarihlerinin davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin tanzim tarihinden sonra olduğu,
halen faal olan asıl borçlu şirketin 3. kişiler nezdindeki hak ve alacaklarıyla ilgili olarak ise yapılmış herhangi bir araştırmaya dosyada yer verilmediği anlaşılmakla, ödeme emirlerinin düzenlendiği tarih itibarı ile asıl borçlu şirket hakkında tüm takip yolları tüketilmeksizin ve kamu alacağının asıl borçlu şirketten tahsilinin imkansızlığı açıkça ortaya konulmaksızın davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla ödeme emri düzenlenerek takibinde hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle ödeme emirleri iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacı şirket hakkında yapılan malvarlığı araştırmasında, şirket adına kayıtlı olduğu tespit edilen araçlara haciz konulduğu, ancak henüz satış işleminin yapılmadığı görülmekte ise de kesinleşen amme alacağının tutarı dikkate alınarak, söz konusu araçların satışı yapılsa dahi borcun şirketten tahsil imkanının olmadığı da göz önüne alındığında, asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyeceği anlaşılan kamu alacağının, ilgili dönemde kanuni temsilci olan davacıdan tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusu kabul edilerek, Vergi Mahkemesi kararı kaldırıldıktan sonra dava reddedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Asıl borçlu şirket nezdindeki yasal takip yolları tüketilmeden adına ödeme emirleri düzenlendiği ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ…'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X)-KARŞI OY
Vergi Dava Dairesince, asıl borçlu.
Metal Dış Ticaret Anonim Şirketi hakkında yapılan mal varlığı araştırması sonucunda 4 adet şirket adına kayıtlı araca haciz konulduğu ancak, araçların kasko değerleri ve dava konusu ödeme emirleri içeriği borcun miktarı göz önüne alındığında, söz konusu araçların satışı halinde de şirket mal varlığının vergi borcunu karşılamayacağından bahisle davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığına karar verilmişse de; tahsilat işlemlerine devam edilerek,
vergi borcunu karşılayıp karşılamadığının belirlenmesi ve kamu alacağının şirketten tahsil edilebilmesi için tüm takip yollarının tüketilmesi gerekirken, bu yollar tüketilmeden davacı adına ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uygunluk bulunmadığından, Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği oyuyla Karara katılmıyorum.
Danıştay 3. Daire, E. 2019/262, K. 2022/2805, 7 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama