KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2019/3568 E., 2022/1446 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 31 Mart 2022
- Esas No
- 2019/3568
- Karar No
- 2022/1446
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı/…
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … Metal ve Metal Ürünleri Turizm İnşaat Tekstil Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
820 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, … Üretim Enerji Anonim Şirketi'ne ait muhtelif vergi borçları nedeniyle 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 79. maddesi uyarınca düzenlenen haciz bildirisine süresinde itiraz edilmemesi üzerine borç zimmetinde sayılmak suretiyle tanzim edilen … tarih ve … takip numaralı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Haciz bildirisinin tebliğinden itibaren yedi gün içerisinde itiraz edilmemiş ise de dosyaya sunulan ödeme belgelerinden, davacının asıl borçlu şirkete olan 196.670 TL tutarındaki borcunun 157.630 TL'lik kısmını haciz bildirisinin tebliğinden önce banka kanalıyla ödediği anlaşıldığından, davalı idarece, davacı şirketin asıl borçlu şirkete borcu olup olmadığı ve borcun miktarına ilişkin somut bir tespit yapılmaksızın sadece asıl borçlu şirketin Bs bildirimi ile davacıya mal sattığı tespiti üzerine düzenlenip tebliğ edilen haciz bildirisine itiraz edilmemesi üzerine tanzim edilen ödeme emrinde hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle ödeme emri iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
… Üretim Enerji Anonim Şirketi'nin 2017 yılında Bs formuyla davacıya mal satışı yaptığının tespit edilmesi üzerine 6183 sayılı Kanun'un 79. maddesi gereği davacıya haciz bildirisi düzenlenerek usulüne uygun bir şekilde tebliğ edildiği, davacının haciz bildirisine karşı herhangi bir itirazda bulunmaması nedeniyle aynı madde hükmüne istinaden borç zimmetinde sayıldığından dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği, ilgili yasal düzenlemelere göre tesis edilen işlemin usul ve hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … 'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY
Davacı adına, … Üretim Enerji Anonim Şirketi'nin vergi borçlarının tahsili amacıyla 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanununun 79. maddesi uyarınca haciz bildirisi düzenlenerek tebliğ edildiği, davacı tarafından haciz bildirisine karşı yedi gün içinde itirazda bulunulmaması üzerine borç zimmetinde sayılarak dava konusu ödeme emrinin tanzim edildiği, dosyaya sunulan banka dekontlarından davacının asıl borçlu şirkete olan 196.670 TL tutarındaki borcunun 157.630 TL'lik kısmını haciz bildirisinden önce banka kanalıyla ödediği anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 58. maddesinde, kendisine ödeme emri tebliğ olunanların böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında itirazda bulunabileceği; aynı Kanunun "Üçüncü Şahıslardaki Menkul Malların, Alacak ve Hakların Haczi" başlıklı 5479 sayılı Kanun'un 5. maddesiyle değişik 79. maddesinin birinci fıkrasında, hamiline yazılı olmayan veya cirosu kabil senede dayanmayan alacaklar ile maaş, ücret, kira vesaire gibi her türlü hakların ve fiilen tutanak düzenlemek suretiyle haczi kabil olmayan üçüncü şahıslardaki menkul malların haczi,
borçlu veya zilyet olan veyahut alacak ve hakları ödemesi gereken gerçek ve tüzel kişilere, kurumlara haciz keyfiyetinin tebliği suretiyle yapılacağı; maddenin üçüncü fıkrasında haciz bildirisi tebliğ edilen üçüncü şahsın borçlu olmadığı veya malın yedinde bulunmadığı veya haczin tebliğinden önce borcun ödendiği veya malın tüketildiği ya da kusuru olmaksızın telef olduğu iddiasında ise durumu, haciz bildirisinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde tahsil dairesine yazılı olarak bildirmek zorunda olduğu,
üçüncü şahsın süresinde itiraz etmemesi halinde, mal elinde ve borç zimmetinde sayılacağı ve hakkında bu Kanun hükümlerinin tatbik olunacağı kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Temyiz istemlerine konu edilen Vergi Dava Dairesi kararının; dava konusu ödeme emrinin, ödendiği kanıtlanan tutara ilişkin hüküm fıkrası aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle Dairemizce de uygun bulunmuştur. Haciz bildirisinin tebliğinden itibaren yedi günlük süre içinde tahsil dairesine bildirimde bulunulmadığı tartışmasız olmakla birlikte, davacının asıl borçlu şirkete olan borcun ödenen kısmını dosyaya sunduğu banka dekontlarıyla kanıtladığı uyuşmazlıkta, bu durumun "borcum yoktur" kapsamında değerlendirilmesi 6183 sayılı Kanunun 58'inci maddesindeki düzenlemenin gereğidir.
Dava konusu ödeme emri içeriği toplam 196.670 TL tutarındaki borcun ödenen 157.630 TL haricindeki kısmı ile ilgili olarak ileri sürülen iddialar ise 6183 sayılı Kanunun 58'inci maddesi kapsamında değerlendirilmeyeceğinden, ödeme emrinin, borcun bu bölümü hakkında aksi yöndeki gerekçeyle verilen Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf başvurusunun reddi yolundaki Vergi Dava Dairesi kararının değinilen hüküm fıkrası yönünden bozulması gerekmiştir.
(X)-KARŞI OY
Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar bozulması istenen Vergi Dava Dairesi kararının dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında istemin kabulünü gerektirecek durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ve kararın onanması gerektiği oyuyla kararın bozmaya ilişkin hüküm fıkrasına katılmıyoruz.
Danıştay 3. Daire, E. 2019/3568, K. 2022/1446, 31 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama