KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2019/3885 E., 2022/3684 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 11 Ekim 2022
- Esas No
- 2019/3885
- Karar No
- 2022/3684
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Müdürlüğü/…
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … Elektronik Sanayi Ticaret Anonim Şirketi
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
547 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, … Elektrik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketine ait muhtelif vergi borçları nedeniyle 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 79. maddesi uyarınca düzenlenen ve tebliğ edilen haciz bildirisine süresinde itiraz etmemesi üzerine tanzim edilen … tarih ve … takip numaralı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı şirket tarafından haciz bildirisinin tebliğinden itibaren yasal süre içinde itirazda bulunulmamış olamakla birlikte, davalı idarece davacı şirketin, asıl amme borçlusu olan … Elektrik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketine borcu olduğuna ve anılan borcun ödenmediği noktasında herhangi bir somut bir tespit yapılmadığı, davacı tarafından haciz bildirisinin tebliğinden önce söz konusu borcun belirtilen borçlu şirkete ödendiğini gösteren banka dekontları dava dosyasına sunulduğundan borç zimmetinde sayılmak suretiyle davacı adına ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu ödeme emri iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:
Davacı tarafından asıl amme borçlusuna yapılan ödemelere ilişkin sunulan belgelere göre, 1.583.836,00-TL borcun 1.290.000,00-TL'lık kısmının 23/02/2017 ila 26/09/2017 tarihleri arasında bankacılık sistemi üzerinden, 293.836,00-TL'lık kısmının ise 01/08/2017 tarihli tedarik yüklenici sözleşmesine istinaden düzenlenene faturalar üzerinden mahsuplaşma suretiyle ödendiği, dolayısıyla söz konusu ödemeler yönünden davacının asıl borçlu şirkete borcu olmadığı, ancak davalı idarece gönderilen haciz bildirisinin davacıya 13/12/2017 tarihinde tebliğ edildiğinden,
bu tarihten itibaren davacının asıl amme borçlusuna yapacağı ödemelerin tamamının artık davalı idareye ödemesi gerektiği dikkate alındığında, davacının asıl amme borçlusu şirkete … tarihinde … numaralı fatura ile 7.437,46,-TL tutarında ödemenin geçersiz bir ifa olarak kabul edilmesi gerektiğinden, ödeme emrinin 7.437,46-TL'sine isabet eden kısmında hukuka aykırılık, fazlasında ise hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle istinaf istemi kısmen kabul edilerek Vergi Mahkemesi kararının dava konusu ödeme emrinin 7.437,46-TL tutarlık kısmının iptaline ilişkin hüküm fıkrası kaldırılarak bu yönden dava reddedilmiş,
diğer hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf istemi ise reddedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacının, kamu borçlusu şirketle ticari ilişkisi olduğu, usule uygun tebliğ edilen haciz bildirisine yasal süresinde itiraz etmediği, dolayısıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Vergi Dava Dairesi karaının usul ve hukuka uygun olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun Vergi Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri söz konusu hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 3. Daire, E. 2019/3885, K. 2022/3684, 11 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama