KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2019/432 E., 2022/3359 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2022
- Esas No
- 2019/432
- Karar No
- 2022/335
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekilleri
- Av. … -Av. … -Av. …
- İstemin konusu
- … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
569 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, arsa satışından elde ettiği bir kısım hasılatını kayıt ve beyan dışı bıraktığı yolunda tespitleri içeren vergi inceleme raporu uyarınca 2015 yılı Ekim-Aralık dönem için re'sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı geçici verginin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu vergi ziyaı cezasının üzerinden hesaplandığı geçici verginin matrahı yönünden bağlı olduğu gelir vergisinin Mahkemelerinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla kaldırıldığı gerekçesiyle cezalı vergi kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 37. maddesinin birinci fıkrasında; her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançların ticari kazanç olduğu hükmüne yer verilerek aynı maddenin ikinci fıkrasının 4 numaralı bendinde ise gayrimenkullerin alım, satım ve inşa işleriyle devamlı olarak uğraşanların bu işlerinden elde ettikleri kazancın ticari kazanç olduğu hükme bağlandığı, gayrimenkul alım satımı ticari bir organizasyon içinde yapıldığında alım satımın ticari faaliyetin bir unsuru sayılması,
ancak ticari organizasyonun şekli ve maddi unsurları ile eğer bu unsurlar açıkça belli değil ise satış işleminde çokluk ve devamlılık unsurlarının belirlenmesi ile mümkün olduğu, gayrimenkullerin iktisap tarihinden sonra,
aynı kişiye farklı tarihlerde veya farklı kişilere aynı tarihte satılması veya birbirini izleyen yıllarda satılması durumunda yapılan satışların devamlı olarak gayrimenkul alım-satım işiyle uğraşıldığına karine teşkil edeceği ve elde edilen kazancın ticari kazanç olarak vergilendirilmesi gerekeceğinden bir yılda birden fazla kişiye birden fazla satış yapan davacı adına yapılan tarhiyatın hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
1991 yılında satın almak suretiyle edinilen tarla vasfındaki taşınmazın 2007 yılında imar planı kapsamına alınarak 2008 yılında parselasyon işlemi sonucu oluşan arsaların bir kısmının ihtiyaç nedeniyle edinim tarihinden yirmidört sene sonra 2015 yılında yapılan satışların ailevi sebepler ve şahsi ihtiyaçtan kaynaklandığı, ticari amaç taşımayan satışlardan elde edilen hasılatın ticari kazanç olarak nitelendirilemeyeceği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Vergi Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 3. Daire, E. 2019/432, K. 2022/3359, 27 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama