KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2019/6045 E., 2021/2635 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 27 Mayıs 2021
- Esas No
- 2019/6045
- Karar No
- 2021/2635
- Ttemyiz eden (davacı)
- … Boya Yem Tohumculuk İmalat Eğitim İthalat İhracat Sanayi İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Vergi Dairesi Müdürlüğü/…
- İstemin konusu
- Danıştay Üçüncü Dairesinin bozma kararı uyarınca davayı yeniden inceleyen … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
614 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, üretimde kullanılmak üzere aldığı solventi olduğu gibi satarak taahhüdünü ihlal ettiği ve bu durumu gizlemek amacıyla düzenlediği faturaların muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge nitelik taşıdığı, kullandığı faturaların ise sahte olduğu yolundaki tespitler içeren vergi tekniği raporuna atıfla düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2012 yılının Nisan dönemi için resen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı gelir (stopaj) vergisinin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı şirket hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunun incelenmesinden, üretimde kullanılacağı bildirilerek alınan solventin, taahhüt edilen ürün üretiminde kullanılmayıp doğrudan satıldığı ve sahte alış faturası alınıp, sahte satış faturası düzenlendiği sonucuna varıldığından, re'sen salınan cezalı vergilerde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Tarhiyatın dayanağı olan vergi tekniği raporunun ihbarname ekinde tebliğ edilmemesinin hukuka aykırı olduğu, dava aşamasında vergi tekniği raporunun tebliğinin dava tarihinde işlemi hukuka uygun hale getirmeyeceği, dava konusu tarhiyatın sebebi olan raporun somut verilere dayanmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Davacı şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiği hususunun 22/01/2016 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiği görüldüğünden, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 26. maddesi uyarınca kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY
Davacı şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Geçici 7. Maddesi uyarınca 30/10/2015 tarihinde ticaret sicilinden terkin edilmek suretiyle tüzel kişiliğinin sona erdiği, bu hususun 22/01/2016 tarih ve 8995 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edildiği görülmüştür.
İLGİLİ MEVZUAT
2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, ehliyetsiz kişi tarafından açılan davaların reddine karar verileceği, 14. maddesinin 6. fıkrasında ise, davanın her safhasında 15. madde hükmünün uygulanacağı, 26. maddesinin 1. fıkrasında, dava esnasında ölüm veya herhangi bir sebeple tarafların kişilik ve niteliğinde değişiklik olursa, davayı takip hakkı kendisine geçenin başvurmasına kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına ilgili mahkemece karar verileceği hükme bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Yukarıda yer verilen düzenlemeler uyarınca yargılama işlemlerinde bulunabilmek için, öncelikle hak ehliyetine sahip olmak gereklidir. Şirketler için söz konusu ehliyet tüzel kişiliğin kazanıldığı tarihten kaybedildiği tarihe kadar mevcut olan bir niteliktir. Başka anlatımla; bir şirketin hak sahibi olması, borçlu kılınabilmesi ve temsili, ancak tüzel kişilik kazandığı tarih ile tüzel kişiliğinin sona erdiği tarih arasındaki zaman diliminde olanaklı bulunmaktadır.
Şirketlerin tüzel kişilikleri ticaret sicilinden silinmekle sona ereceğinden ve tüzel kişiliği sona eren şirketin medeni haklardan yararlanma ve bu hakları kullanma ehliyeti son bulacağından, tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinen şirketin yargı mercileri önünde temsil edilebileceğinden söz etmek mümkün değildir.
Dosyanın incelenmesinden, davacı şirketin, tasfiyesinin tamamlandığı hususunun 22/01/2016 tarih ve 8995 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacı şirketin davanın devamı sırasında ticaret sicilinden kaydı silinmekle tüzel kişiliğinin, diğer bir deyişle hukuk alemindeki varlığının sona erdiği ve dolayısıyla taraf olma ehliyeti ve yargı mercileri önünde temsil olanağının bulunmadığı göz önüne alınarak, 2577 sayılı Kanunun 26. maddesinin 1. fıkrası uyarınca dosyanın işlemden kaldırılmak üzere kararın bozulması gerekmiştir.
Danıştay 3. Daire, E. 2019/6045, K. 2021/2635, 27 Mayıs 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama