KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2020/1046 E., 2022/3020 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 16 Haziran 2022
- Esas No
- 2020/1046
- Karar No
- 2022/3020
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Müdürlüğü/…
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
584 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, 2016 ve 2017 yıllarının muhtelif dönemlerine ait kamu alacağının tahsili amacıyla düzenlenen … tarih ve … ile … takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı tarafından, kendisine ait kimliğin izinsiz kullanıldığı ve sahte imza ile adına mükellefiyet tesis edildiği belirtilerek.
Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğu iddia edildiğinden, Mahkemelerince E:… sayılı dosyada yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan raporda, mükellefiyet tesisine ilişkin 27/10/2014 tarihli işe başlama bildirimi ile 31/10/2014 tarihli işe başlama yoklamasında yer alan imzalar ile davacının dosyada mevcut imza örnekleri arasında ortak harflerin tersimi, imzaların genel formu ve yapılışı, imzaların başlangıcı ve nihayete erdirilişi, imzalar içerisindeki buklesel el hareketlerinin tersimi, kaligrafik özellikler ve diğer ihtiyadi hususiyetler yönünden farklılıklar bulunduğu,
bahse konu isim yazısı ve imzaların, mevcut mukayese yazı ve imza örneklerine atfen, davacının el ürünü olmadığı kanaatine varıldığından, imzası taklit edilmek suretiyle adına mükellefiyet tesis edildiği neticesine varılan davacının, söz konusu mükellefiyet kaydı nedeniyle adına tahakkuk ettirilen ve ödenmeyen vergi borçlarından sorumlu tutulmasında ve kamu alacaklarının tahsili amacıyla tanzim edilen ödeme emirleri içeriğinde bulunan, 6736 sayılı Kanun gereği matrah arttırımlarından kaynaklanan katma değer vergisi, gelir vergisi ile özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık görülmediği,
bu alacaklar dışındaki vergi alacaklarına karşı davaların açıldığının tespit edilmesi üzerine … takip numaralı ödeme emri içeriği vadesi 14/10/2018 olan gelir vergisi, geçici vergi, katma değer vergisi, vergi ziyaı cezaları ile fer'ilerine ilişkin vergi borçları davalı idarece terkin edildiğinden davanın bu kısmının konusuz kaldığı gerekçesiyle … takip numaralı ödeme emri ile … takip numaralı ödeme emrinin 6736 sayılı Kanun gereği matrah arttırımlarından kaynaklanan ve vadesi 14/10/2018 olan kısmı haricindeki kısımları iptal edilmiş,
… takip numaralı ödeme emrinin 6736 sayılı Kanun gereği matrah arttırımlarından kaynaklanan ve vadesi 14/10/2018 olan kısmına ilişkin kamu alacakları yönünden karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Dava konusu ödeme emirleri içeriğindeki vergi alacaklarının gelir vergisi, katma değer vergisi matrah artırımı, özel usulsüzlük cezası ile gecikme zammından oluştuğu, matrah artırımları ile ilgili muhasebeci tarafından verilen matrah artırımı bildirimi beyannamelerinin esas alındığı, matrah artırımına ilişkin borçların mükellef tarafından beyan edildiği, sehven gönderilen, dava edilmiş olan ve davası devam eden ihbarnamelere ilişkin tahakkukların terkin edildiği ve 25/02/2019 tarihinde ödeme emri içerisinden kaldırıldığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … 'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 3. Daire, E. 2020/1046, K. 2022/3020, 16 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama