KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2020/2277 E., 2021/1943 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 13 Nisan 2021
- Esas No
- 2020/2277
- Karar No
- 2021/1943
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Karşı taraf (davalı)
- … Vergi Dairesi Müdürlüğü/…
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- Danıştay Üçüncü Dairesinin bozma hükmü uyarınca davayı yeniden inceleyen ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
890 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına 2008 yılına ait defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmemesi nedeniyle katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle yeniden oluşturulan beyan tablosuna göre 2008 yılının Ocak ila Aralık ve 2009 yılının Ocak dönemleri için re'sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355. maddesinin 1. fıkrası uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: 2008 yılı defter ve belgelerin ibrazına ilişkin yazının davacının adres kayıt sisteminde kayıtlı adresinde birlikte oturduğu eşine usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine karşın yasal süresi içerisinde mücbir sebep bulunmaksızın ibraz edilmediği anlaşıldığından yapılan tarhiyatta ve kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Emekli olabilmek amacıyla işyerinin 2009 yılında kapatıldığı, oğlu tarafından aynı adreste aynı faaliyet konusunda yeni mükellefiyet kaydı açıldığı, defter ve belge ibraz yazısının tebliği üzerine süresinde idareye dilekçe verilerek ibrazı istenen defter ve belgeler muhafaza edildikleri iş yerinde çıkan yangında zayi olduğundan mücbir sebep nedeniyle ibraz edilemediğinin belirtildiği ileri sürülerek kararın bozulması istenmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile Mahkeme kararının onanması gerekeceği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY
Davacı tarafından, 2008 yılına ait defter ve belgelerinin ibrazına ilişkin yazının 05/07/2012 tarihinde tebliği üzerine itfaiye müdürlüğü yangın raporu ve emniyet tespit tutanakları ekli 23/07/2012 tarihli dilekçeyle idareye başvurularak söz konusu defter ve belgeler muhafaza edildikleri işyerinde çıkan yangında zayi olduklarından mücbir sebep nedeniyle ibraz ödevinin yerine getirilemeyeceğinin belirtilmesi üzerine davacı adına, 2008 yılına ait defter ve belgelerin inceleme elemanına ibraz edilmediğinden bahisle katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle dava konusu tarhiyatın yapıldığı ve özel usulsüzlük cezasının kesildiği anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT
2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 40. maddesinin 4. fıkrasında, İçtihatları Birleştirme Kurulu tarafından verilen kararlara, Danıştay daire ve kurulları ile idari mahkemeler ve idarenin uymak zorunda oldukları hüküm altına alınmıştır.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 30. maddesinin 3. bendinde ise bu kanuna göre tutulması mecburi olan defterlerin hepsi veya bir kısmının tutulmaması veya tasdik ettirilmemesi veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlara herhangi bir sebeple ibraz edilmemesi re'sen takdir sebebi olarak belirtilmiş, aynı Yasanın 253 ve devamı maddelerinde ise defter tutmak mecburiyetinde olanların tuttukları defterlerle kullanmak zorunda oldukları belgeleri, ilgili bulundukları yılı takip eden takvim yılından başlayarak beş yıl süreyle muhafazaya ve bu süre içinde yetkili makam ve memurların talebi üzerine ibraz etmeye mecbur oldukları kurala bağlanmış,
13. maddesinin 2. bendinde vergi ödevinin yerine getirilmesine engel olacak yangın, yer sarsıntısı ve su basması gibi afetler mücbir sebep olarak sayılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
25/07/2019 tarih ve 30842 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun E:2013/3, K:2019/1 sayılı kararında, mücbir sebep halinin ispatının, mutlak bir şekil şartına bağlanmadığı, ticaret mahkemelerinden alınacak zayi belgesiyle ispat edilebileceği gibi, olayın özelliğine göre ilgili resmi makamlardan alınan ve hukuken itibar edilebilir nitelikteki belgelerle de ispat edilebileceği, ispat vasıtalarının niteliğinin, olayın özelliğine göre, görevli yargı yerlerince değerlendirileceği, mücbir sebebin varlığı halinde mükelleflerin ibraz ödevini yerine getirmelerinin beklenemeyeceği ve indirim konusu yapılan vergilerin, alış belgelerinde ayrıca gösterilmiş olmasını ispatlama yükümlülüklerinin de bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Buna göre; defter ve belgelerin inceleme elamanınca istenilmesi üzerine, davacı tarafından İtfaiye Daire Başkanlığı Anadolu Yakası İtfaiye Müdürlüğünce düzenlenen yangın raporunun ibraz edildiği olayda, söz konusu yangın raporu ile iş yerinde çıkan yangında yazıhanenin büro malzemelerinin yandığının tespit edildiği dikkate alındığında, bu durumun 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 13. maddesinde sayılan mücbir sebep halleri arasında değerlendirilmesi gerektiğinden dolayısıyla kendisinden defter ve belge ibraz etmesi beklenemeyecek olan davacı adına ibraz yükümlülüğünü yerine getirmediğinden bahisle yapılan tarhiyatta ve kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uygunluk bulunmadığından aksi yöndeki gerekçeyle davanın reddine ilişkin Vergi Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
Öte yandan, yargılama hukukuna göre, mahkemelerce bozma kararına uyulduğu takdirde bozma esasları doğrultusunda karar verilebileceği, sözü edilen kararın temyiz incelemesinin de bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılabileceği tabiidir.
Uyuşmazlık konusu olayda, üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisini kaldıran, özel usulsüzlük cezasına yöneltilen davayı ise reddeden ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının sadece davalı idarece temyiz edilmesi sebebiyle özel usulsüzlük cezasına ilişkin hüküm fıkrasının kesinleştiği göz önüne alındığında, üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisini kaldıran hüküm fıkrasının Danıştay Üçüncü Dairesinin 24/12/2018 tarih ve E:2016/2407, K:2018/8006 sayılı kararıyla bozulması üzerine verilen temyiz istemine konu mahkeme kararında, özel usulsüzlük cezasıyla ilgili hüküm kurulmaması gerekirken kesinleşen bu kısımla ilgili hüküm kurulması da yargılama ilkelerine uygun bulunmamıştır.
(X)- KARŞI OY
Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar bozulması istenen kararın dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında istemin kabulünü gerektirecek durumda bulunmadığından temyiz isteminin reddi ile vergi mahkemesi kararının onanması gerektiği oyuyla Karara katılmıyoruz.
Danıştay 3. Daire, E. 2020/2277, K. 2021/1943, 13 Nisan 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama