KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2020/3006 E., 2022/1131 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 16 Mart 2022
- Esas No
- 2020/3006
- Karar No
- 2022/1131
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Müdürlüğü/…
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … İnşaat ve Turizm Anonim Şirketi (Eski unvanı: … İnşaat ve Taahhüt Anonim Şirketi)
- İstemin konusu
- Danıştay Üçüncü Dairesinin bozma kararına uyulmaksızın ilk kararda ısrar edilerek verilen ve Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu'nca temyiz istemi ısrar hükmü yönünden reddedilen … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
537 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı tarafından, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca arsa sahiplerine bırakılan bağımsız bölümlerin katma değer vergisine tabi olmadığı ihtirazi kaydıyla 2016 yılının Haziran dönemi için verilen beyanname üzerine tahakkuk ettirilen katma değer vergisinin kaldırılması istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Kat edinme karşılığında arsanın müteahhide verilerek inşa edilen binadan daire sahibi olunmasının bir çok işlemi içeren ve arsanın değerlendirilmesi amacına yönelik Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerinin uygulanmasını da gerektiren, kendine özgü (sui generis) bir hukuki muamele olduğu, varsayıma ve benzetmeye dayanılarak yapılan vergilendirmenin verginin kanuniliği ilkesi ile bağdaşmayacağı dikkate alındığında, kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince bina inşa eden davacı şirket tarafından, inşa edilen bağımsız bölümlerin arsa sahiplerine tesliminin katma değer vergisine tabi olmadığı gerekçesiyle tahakkuk eden katma değer vergisi kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 378. maddesinin 2. fıkrası uyarınca mükelleflerin beyan ettikleri matrahlara ve bu matrahlar üzerinden tarh edilen vergilere karşı dava açamayacakları, davacı tarafından kendiliğinden verilen düzeltme beyanına konulan ihtirazi kaydın kabul edilmemesi suretiyle yapılan tahakkukun hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
26/04/2014 tarihli Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği hükümleri uyarınca, arsanın bir iktisadi işletmeye dahil olması veya arsa sahibinin arsa alım satımını mutad ve sürekli bir faaliyet olarak sürdürmesi halinde konut veya işyeri karşılığı müteahhide yapılan bu arsa tesliminin katma değer vergisine tabi olacağı, arsa sahibinin gerçek usulde mükellefiyetini gerektirmeyecek şekilde arızi bir faaliyet olarak arsasının daire veya işyeri karşılığında müteaahide tesliminde katma değer vergisi doğmayacağı, yerleşik yargı içtihatları da bu yönde olup kat karşılığı yapılan teslimin arsanın değerlendirilmesi amacını taşıdığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … 'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu'nun 11/03/2020 tarih ve E:2019/1586, K:2020/425 sayılı kararıyla Dairemize gönderilen dosya ile ilgili Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 3. Daire, E. 2020/3006, K. 2022/1131, 16 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama