KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2020/378 E., 2020/5442 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 14 Aralık 2020
- Esas No
- 2020/378
- Karar No
- 2020/5442
- Temyiz edenler
- 1- (DAVACI) … İnşaat ve Yapı Malzemeleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
- Vekili
- Av. …
Karar Metni
556 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
2- (DAVALI) … Vergi Dairesi Müdürlüğü VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU
Danıştay Üçüncü Dairesinin bozma kararına uyularak verilen ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Davacı adına, alımlarının bir kısmını sahte fatura ile belgelendirilmesi nedeniyle sözü edilen faturalara konu indirimlerin reddi suretiyle yeniden oluşturulan beyan tablosu uyarınca Aralık 2007, Şubat ve Mart 2008 dönemleri için re'sen salınan katma değer vergisi ile tekerrür hükümleri uyarınca artırılarak kesilen bir kat vergi ziyaı cezası ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353.maddesinin 1.bendi gereğince kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacının faturalarını kayıtlarına aldığı.
İnşaat Alüminyum Cam Hırdavat Orman Ürünleri Elektrik Ticaret Limited Şirketi hakkındaki tespitlerden, düzenlediği faturaların gerçeği yansıtmadığı sonucuna varıldığından yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı, 2011 ve 2012 yıllarında davacıya tebliğ edilerek kesinleştiği anlaşılan vergi ziyaı cezasının tekerrüre esas alınamayacağı, harcamaların sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı faturalarla belgelendirilmesi 213 sayılı Yasanın 353. maddesinin 1. bendinde özel usulsüzlük cezası kesilmesi gereken eylemler arasında gösterilmediği için kesilen özel usulsüzlük cezasının, maddenin öngörülüş amacına uygun düşmediği gerekçesiyle,
bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi yönünden dava reddedilmiş, vergi ziyaı cezasının tekerrüre isabet eden kısmı ile özel usulsüzlük cezası ise kaldırılmıştır.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
Davacı tarafından, faturaların sahteliğinin somut delilerle ortaya konulamadığı, fatura içeriği mal ve hizmetlerin çeşitli projelerde kullanıldığı, ödemelerin banka yoluyla gerçekleştirildiği, varsayıma dayanılarak yapılan tarhiyatın hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
Davalı idare tarafından, 213 sayılı Kanun'un 339.maddesindeki hükmün, cezası artırımlı uygulanacak suçun işlenmiş olması gereken zaman dilimini değil, artırımın hangi tarihte yapılacağına ilişkin olduğu, dolayısıyla 2012 yılında kesilen cezanın bu tarihten sonra kesilecek cezalarda tekerrüre esas alınabileceği, sahte fatura kullandığı saptanan davacı adına kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI
Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'ÜN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Mahkeme kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Mahkeme kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, bozmaya uyma üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecek olup, Vergi Mahkemesi kararının, bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasının Danıştay Üçüncü Dairesinin 15/03/2018 tarih ve E:2016/2323, K:2018/1402 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından davacı temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebepler sözü edilen kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davalı idare tarafından, temyiz istemine konu edilen Vergi Mahkemesi kararının vergi ziyaı cezasının tekerrür nedeniyle artırılan kısmı ile 213 sayılı Kanun'un 353.maddesinin 1.bendi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrası aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle Dairemizce de uygun görülmüştür.
Danıştay 3. Daire, E. 2020/378, K. 2020/5442, 14 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama