KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2020/4652 E., 2022/4694 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2022
- Esas No
- 2020/4652
- Karar No
- 2022/4694
- Temyiz eden (davalı)
- …Vergi Dairesi Müdürlüğü
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:…… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
642 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, …İnşaat Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi'nden alınamayan 2009 yılının Ağustos ve Kasım dönemlerine ait katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası, gecikme faizi ile özel usulsüzlük cezasından oluşan kamu alacağının tahsili amacıyla ortak sıfatıyla düzenlenen … tarih ve …takip numaralı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu ödeme emri içeriği kamu alacaklarının dayanağı asıl borçlu …İnşaat Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi adına düzenlenen … tarih ve …takip numaralı ödeme emrinin, şirketin bilinen adresinde 30/12/2015 ile 08/04/2016 tarihlerinde bulunamaması nedeniyle ilanen tebliğ edildiği, şirketin ticaret sicil kaydının ise 24/02/2015 tarih 8765 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayınlanan ilan ile Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. maddesine istinaden terkin edildiğinin anlaşıldığı, şirket tüzel kişiliğin sona ermesinden sonra ödeme emri düzenlenmesi ve tebliğinin usulsüz olduğu,
diğer yandan ödeme emrine konu vergi ve cezalara ilişkin ihbarnamelere ait tebliğ evrakı 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 102. maddesinde öngörülen şahıslara imzalatılmaksızın ilanen tebliği yoluna gidildiği dikkate alındığında, ortada usulüne uygun olarak yapılmış bir tebligattan dolayısıyla kesinleşmiş bir kamu alacağının varlığından söz edilemeyeceği gerekçesiyle dava konusu ödeme emri iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY
Asıl borçlu şirketten alınamayan 2009 yılının Ağustos ve Kasım dönemlerine ilişkin kamu alacağının tahsili amacıyla davacı adına şirket ortağı sıfatıyla dava konusu ödeme emri düzenlenerek tebliğ edilmiştir. Davacı, asıl borçlu şirketteki hisselerini Kartal 10. Noterliğince düzenlenen … tarih ve yevmiye nolu sayılı noter hisse devri sözleşmesi ile devretmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 35. maddesinde limited şirket ortaklarının şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacakları ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulacağı kurala bağlanmıştır.
A Seri, 1 Sıra No.lu Tahsilat Genel Tebliği'nin "Limited Şirketlerin Amme Borçları" başlıklı bölümünde, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'un 520. maddesi hükmüne göre ortaklık payının devrinin; tescil ve ilan edilmese de noter tasdikli devir sözleşmesinin, ortakların devir işlemine muvafakatı ve devrin pay defterine işlenmesi ile hükmün ifade edeceği belirtildikten sonra ortaklık payının devredildiği tarih olarak, şirket sözleşmesinde ortaklık payının devri için ortaklar genel kurulu onayının aranmadığı durumlarda noter tasdikli devir sözleşmesi tarihinin esas alınması gerektiği düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
6183 sayılı Kanun'un 35.maddesi gereğince şirketten alınamayacağı anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olan limited şirket ortaklarının şirketten ayrılmalarının hukuken kesinleşmesi halinde şirketten ayrıldıkları tarihten sonra doğan kamu borçlarından sorumlulukları bulunmamaktadır.
Noter tasdikli devir sözleşmesiyle ortaklıktan ayrılmanın tescil ve ilanı, kurucu değil, açıklayıcı niteliktedir.
Dolayısıyla, Kartal 10. Noterliğince düzenlenen … tarih … yevmiye numaralı hisse devir sözleşmesiyle şirket ortaklığından ayrılan davacının devir tarihinden sonra doğan borçlardan sorumlu tutulmasında hukuka uygunluk görülmediğinden uyuşmazlığı yazılı gerekçeyle sonuçlandıran Vergi Mahkemesine yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin Vergi Dava Dairesi kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir.
Danıştay 3. Daire, E. 2020/4652, K. 2022/4694, 21 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama