KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2020/4735 E., 2022/2204 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 9 Mayıs 2022
- Esas No
- 2020/4735
- Karar No
- 2022/2204
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi Müdürlüğü
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf
- ... Elektronik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
563 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, sahte fatura düzenlediği yolundaki tespitleri içeren vergi tekniği raporunun done alındığı takdir komisyonu kararlarına dayanılarak, 2011 yılı için re'sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ile aynı yılın Nisan- Haziran, Temmuz-Eylül ve Ekim-Aralık dönemleri için re'sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı geçici verginin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı şirket defter ve belgelerinin ibrazı için yazılan yazıya ait tebliğ evrakı üzerinde herhangi bir tespit, tarih ve şerhin yer almadığı ancak 09/07/2015 tarihli yoklama fişi ile defter belge isteme yazısının şirket yetkilisinin adreste bulunmadığından tebliğ edilemediğinin muhtar imzasıyla tespit edildiği,
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 102 ve devamı maddelerinde tebliğin taahhüt ilmuhaberine tarih ve imza konulmak suretiyle yapılacağı, tebliğ gerçekleşmezse keyfiyetin imza altına alınmak suretiyle merciine iade edileceği düzenlendiği halde defter ve belge isteme yazılarının adres tespit tutanağı tanzimi ile usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğinden, tarh dosyası üzerinden gerçekleştirilen ve takdir komisyonunca matrah takdirinde done alınan vergi tekniği raporuna dayanılarak yapılan tarhiyatta hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle cezalı vergi kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:
Davacı adına tanzim edilen vergi tekniği raporundaki saptamalardan düzenlediği faturaların sahte olduğu sonucuna ulaşıldığından yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle Vergi Mahkemesi kararının, üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ve geçici vergi üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf başvurusu kabul edilerek değinilen hüküm fıkrası kaldırıldıktan sonra dava bu yönden reddedilmiştir.
Mahsup dönemi geçen geçici verginin aranmayacağı, yıllık vergiye mahsuben peşin alınan geçici vergi üzerinden bir kat vergi ziyaı cezası kesilebileceği gerekçesiyle istinaf başvurusu geçici vergi ve bu vergi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasının bir katını aşan kısmı yönünden reddedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Mahsup dönemi geçen geçici verginin 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 120. maddesi uyarınca tahakkuk ettirilmeyeceği, normal vade tarihinden mahsup tarihine kadar geçen sürede gecikme faizi hesaplanabilmesi için ihbarnamede zorunlu olarak yer aldığı, davacı şirket adına dava konusu tarhiyata dayanak alınan takdir komisyonu kararının atıfta bulunduğu vergi tekniği raporu sahte belge düzenlediği tespit edildiğinden üç kat vergi ziyaı cezası kesilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri sözü edilen hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 3. Daire, E. 2020/4735, K. 2022/2204, 9 Mayıs 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama