KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2020/5083 E., 2021/3279 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 22 Haziran 2021
- Esas No
- 2020/5083
- Karar No
- 2021/3279
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı/…
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
- Vekili
- Av….
- İstemin konusu
- … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
563 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, 2018 ve 2019 yıllarının muhtelif dönemlerine ait katma değer vergisi, gelir (stopaj) vergisi ve fer'ilerinden oluşan kamu alacağının tahsili amacıyla düzenlenen … tarih ve … takip numaralı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Ödeme emriyle istenen kamu alacağının, beyan üzerine tahakkuk eden vergi borçlarına ilişkin olduğu, söz konusu borcun katma değer vergisi iade alacaklarından mahsup edilerek ödenmesi talebiyle davalı idareye başvuruda bulunulduğu ancak bu başvuruya cevap verilmeksizin dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği olayda, 2018 yılının Mayıs dönemine ait fer'i borçların ödeme emri tebliğinden önce 28/06/2019 tarihinde ödendiği anlaşıldığından, davanın bu kısmının konusuz kaldığı,
diğer kısımlara ilişkin olarak ise mahsuben ödeme talebinde bulunulduğu tarih itibariyle borcu karşılayacak tutarda iade alacağının bulunup bulunmadığının açıklığa kavuşturulması amacıyla Mahkemelerince verilen ara kararına verilen cevapta, davacı şirketin, üç ayrı dilekçeyle mahsup talebinde bulunduğu ve bunlardan … ve … no'lu dilekçelerle yapılan talebinin gerçekleştirildiği ancak bu kısımların terkin edildiğine ilişkin herhangi bir bilgi ve belgenin ibraz edilmediği dolayısıyla, borcun sona ermesi ve yasal dayanağının ortadan kalkması nedeniyle dava konusu ödeme emrinin bu kısmında hukuka uyarlık olmadığı,
… nolu dilekçe ile yapılan talebin ise ilgili dönem katma değer vergisi iade kontrol raporundaki hatalar giderildikten sonra yerine getirileceğinin davacıya bildirildiği ve eksiklerin henüz tamamlanmadığının belirtildiği, mahsup başvurusunda bulunulduğu tarih itibariyle borcunu karşılayacak tutarda iade alacağının da mevcut olduğu dikkate alındığında, vergi borcu bulunan davacının mahsup istemine ilişkin başvurusunun usulüne uygun olarak cevaplandırılması gerekirken,
mahsup isteminin davalı idarece zımni veya açık bir işlem ile karşılanmaksızın davacı adına düzenlenen ödeme emrinin bu kısmında da hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle dava konusu ödeme emrinin, 2018 yılının Mayıs dönemine ilişkin fer'i borçlarla ilgili kısmı hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiş, diğer kısımları yönünden ise ödeme emri iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Usulüne uygun şekilde kesinleşen kamu alacağının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin hukuka uygun olduğu ve söz konusu borcun beyan üzerine tahakkuk eden vergilerden oluştuğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge İdare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 3. Daire, E. 2020/5083, K. 2021/3279, 22 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama