KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2021/3821 E., 2023/3578 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 5 Ekim 2023
- Esas No
- 2021/3821
- Karar No
- 2023/3578
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Müdürlüğü/…
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … Anonim Şirketi
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
534 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı tarafından, ihtirazi kayıtla verilen 2015 yılına ait kurumlar vergisi beyannamesi üzerine yapılan tahakkukun fazlaya isabet eden kısmının kaldırılması istemine ilişkindir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Danıştay Üçüncü Dairesinin bozma kararına uyulmak suretiyle tahakkuk eden verginin fazlaya isabet eden kısmı kaldırılmıştır.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Mükelleflerin serbest iradeleriyle verdikleri beyannameye karşı dava açılmasının 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 378. maddesi hükümlerine aykırılık teşkil edeceği, davacı şirketin vergi uygulaması bakımından tereddüt edilen konuya ilişkin vergi dairesine herhangi bir başvurusunun bulunmadığı, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun “İstisnalar” başlıklı 5. maddesinin (1). fıkrasının (e) bendine göre, kurumların en az iki tam yıl süreyle sahip oldukları kurum senetleri, intifa senetleri ve rüçhan haklarının satışından doğan kazançlarının %75’i istisna kapsamına alındığından,
bu faaliyetler nedeniyle doğan kazancın %25'lik kısmının vergilendirilebileceği, kurumların bu faaliyetleri nedeniyle zarar doğması halinde ise, Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 5. maddesinin son fıkrası uyarınca, bu zararların istisna kapsamı dışındaki gelirlerden indirilmesine imkan bulunmadığı, vergilendirmenin genel sistematiği içerisinde kazancı vergilendirilemeyen bir işlemin zararının matrahın tespitinde gider olarak kabulü mümkün olmadığı,
söz konusu satış işlem,inden doğan zararın %75'nin kanunen kabul edilmeyen gider sayılarak kurumun diğer faaliyetlerinden kazançlardan indirilemeyeceği ancak bu satışa ilişkin zararın %25'inin ise gider olarak matrahın tespitinde dikkate alınabileceği ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
5520 sayılı Kanun'un 5.maddesinin son fıkrasının (3) nolu alt bendinin mutlak istisnalar yönünden uygulanabileceği, şarta bağlı istisnalara yönelik uygulanamayacağı, değinilen madde de zarar indirimine ilişkin kısıtlamanın istisna kapsamındaki faaliyetler sonucu doğan zararlara yönelik olduğu, dava konusu istisna hükmünün ise işleme bağlı kazanç istisnası niteliği taşıdığı, bu tür istisnalarda ise sadece giderlerin indirilemeyeceğine ilişkin kısıtlama mevcut bulunduğu,
anılan maddede, kurumların, kurumlar vergisinden istisna edilen kazançlarına ilişkin giderlerinin veya istisna kapsamındaki faaliyetlerinden doğan zararlarının istisna dışı kurum kazancından indirilmesinin kabul edilmeyeceğinin belirtildiği, diğer bir ifadeyle, istisnalarla ilgili indirim yasağı getirilerek ''gider'' veya ''zarar'' ibarelerinin kullanıldığı, iştirak etmenin ve temettü elde etmenin işleme bağlı bir kazanç istisnası olduğu,
yasal düzenlemelerdeki ''zarar'' ibaresinin kâr payı kazancı ile ilişkilendirilmemesi gerektiği, bozma kararı uyarınca yapılan inceleme sonucunda verilen kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge İdare Mahkemesi kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, istinaf merciince bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvurularının, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebileceği, temyiz istemine konu yapılan kararın Danıştay Üçüncü Dairesinin 14/11/2019 tarih ve E:2019/781, K:2019/6299 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebepler sözü edilen kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 3. Daire, E. 2021/3821, K. 2023/3578, 5 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama