İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /3. Daire

DANIŞTAY · 3. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 3. Daire E.2022/1280 K.2022/5276

Dava konusu istem: Davacı tarafından, Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre kurulan ... Holding Emekli ve Yardım Sandığı Vakfına, çalışanları adına ödenen işveren katkı payının ücret mahiyetinde olduğu ve gelir vergisi tevkifatına tabi tutulması gerektiği…

Esas2022/1280Karar2022/5276Tarih8 Aralık 2022Okuma6 dk · 1.222 kelime

KÜNYE

Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2022/1280 E., 2022/5276 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire

Karar tarihi
8 Aralık 2022
Esas No
2022/1280
Karar No
2022/5276
Temyiz eden (davalı)
... Vergi Dairesi Başkanlığı/...
Vekili
Av....
Karşı taraf (davacı)
... Türk Otomobil Fabrikası Anonim Şirketi
Vekili
Av. ...
İstemin konusu
... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusunu, Danıştay Üçüncü Dairesinin bozma kararı uyarınca yeniden inceleyen ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.222 kelime·6 dk okuma·5 bölüm

Dava konusu istem: Davacı tarafından, Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre kurulan ... Holding Emekli ve Yardım Sandığı Vakfına, çalışanları adına ödenen işveren katkı payının ücret mahiyetinde olduğu ve gelir vergisi tevkifatına tabi tutulması gerektiği yolunda saptamalar içeren vergi inceleme raporuna dayanılarak 2010 yılının Ocak ila Aralık dönemleri için ikmalen salınan gelir (stopaj) vergisinin kaldırılması istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı şirketin, çalışanlarının emeklilik ve diğer haklarının korunması için kurulan Koç Holding Emeklilik ve Yardım Sandığı Vakfına işveren katkı payı adı altında yaptığı ödemelerin "ücret" sayılması gerektiğinden bahisle vergi inceleme raporuna dayanılarak dava konusu tarhiyatın yapıldığının anlaşıldığı olayda, uyuşmazlığın çözümünde, davacı kurum tarafından vakfa işveren katılım payı olarak yapılan ödemelerin şirket çalışanları açısından 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'na göre ücret kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hususunun açıklığa kavuşturulması gerektiği,

4857 sayılı İş Kanunu'nun 32. maddesinde genel anlamıyla ücretin "bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutar" olarak tanımlandığı, Gelir Vergisi Kanunu'nda ise bir ödemenin ücret sayılabilmesi için, bir işyerinde bir işverene bağlı çalışma yapılması ve bunun karşılığında bir menfaat elde edilmesi gerektiği, işveren tarafından ücretin farklı isimler altında farklı usullerle ödenmesinin, yapılan ödemenin ücret olma niteliğini değiştirmeyeceği, sözü edilen vakfın, Türk Medeni Kanun hükümlerine göre ve vakıf senedinde yazılı amaçları gerçekleştirmek amacıyla kurulan,

kar amacı gütmeyen, bu haliyle zorunlu sosyal güvenlik kurumlarına sağladığı destek ve sosyal yardımlarla sosyal güvenlik kuruluşu niteliğini haiz bir görünüm arzeden bir tüzel kişi olduğu, dolayısıyla ölüm ve maluliyete şamil risk teminatı, emeklilik ve üyeliğin sone ermesi halinde toptan ödeme, emekli aylığı, mesken edinme ve belirli ihtiyaçların karşılanması için finansman desteği, eş ve çocuklar da dahil olmak üzere toplu sağlık sigortası akdetme ve sigorta primlerine katılma şeklindeki amaçları gerçekleştirmek için faaliyette bulunduğu,

gelirlerinin kesenekler ve iştirak payları, şirketlerce ve üyelerce ödenecek giriş kesenekleri, holding ve şirketlerin esas mukavelelerine göre kardan vakıf için ayıracakları paylar, her türlü plasman, menkul ve gayrimenkul gelir ve iratları, üyelere sağlanan mesken edinme ihtiyaç finansmanı karşılığında alınan katılma payı ile gecikme faizleri, her türlü vasiyet, bağış veya hibe yoluyla intikal edecek değerler vakfın finansman kaynakları arasında yer aldığı, şirketin yükümlülüğünün Vakıf Senedinden kaynaklandığı ve bu yükümlülüğün yararlanana değil, Vakfa karşı olduğu,

çalışanların, şirketin üstlenmiş olduğu katkı payıyla ilgili olarak şirketten talepte bulunamayacağı gibi yükümlülüğünü yerine getirmeyen veya eksik yerine getiren şirkete karşı uyuşmazlık da çıkaramayacağı, diğer taraftan, şirketin Vakfa yönelik edimini eksik ifa etmesinin ücretlinin Vakıftan olan alacağını ortadan kaldırmayacağı, söz konusu katkı paylarının, kurumun yükümlülüğünün iş akdinden değil Vakıf senedinden kaynaklanması nedeniyle ücret olarak nitelendirilemeyeceği ve çalışan bakımından nakden veya hesaben tahsilatın söz konusu olmaması nedeniyle tevkifata da tabi tutulamayacağı dikkate alındığında,

yapılan ikmalen tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu vergi kaldırılmıştır.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacı şirket tarafından ... Holding Emeklilik ve Yardım Sandığı Vakfına yapılan ödemelerin, çalışanın aldığı maaş ve diğer unsurlar dikkate alınarak belli oranda hesaplandığı, çalışan personelin yükselmesine kıdemine bağlı olarak şirket tarafından vakfa ödenen tutarın değiştiği, yapılan bu ödemeler karşılığında sadece çalışanlara özgü olmak üzere, çalışma süresi de göz önünde bulundurularak,

borç vermek, ölüm aylığı ve emeklilik aylığı bağlamak veya toplu ödeme yapmak gibi bir takım menfaatlerin sağlandığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, şirket tarafından doğrudan ödenen ücrete ek olarak kendisine hizmet akdiyle bağlı çalışanlarına menfaat temin etmek üzere bizatihi davacı şirket tarafından kurulan vakıf aracı kılınarak işverenin tek taraflı iradesi ile sağlanan bu menfaatlerin ücret olduğunun kabulü gerektiği, ödemenin şirket tarafından, vakfın kurulması esnasında düzenlenen vakıf senedinde bir yükümlülük olarak öngörülmüş olmasının,

vakfa ödenen paranın çalışanlara bir maddi menfaat olarak yansıtıldığı gerçeğini değiştirmeyeceği, aynı hukuki sebeple, başka bir kurum hakkında yapılan tarhiyata karşı açılan davada verilen kararın kesinleşmesinden sonra, mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiği ileri sürülerek yapılan başvuru üzerine, Anayasa Mahkemesinin 21/02/2015 tarih ve 29274 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 12/11/2014 gün ve Başvuru No:2014/6192 sayılı kararıyla, uzun yıllar boyunca yapılan katkı payı ödemelerinin vergilendirilmemiş olması,

somut olay bağlamında menfaatin elde edildiği zamana yönelik kanun hükmünün açık ve net olmaması ve bu hususun yargı kararlarından da anlaşılması, Vakfa ödenen katkı payları üzerinde çalışanların tasarruf haklarının bulunmadığına ilişkin Yargıtay içtihadı olduğu ve katkı paylarının ücret olarak vergilendirilmeyeceğine ilişkin başka bir kuruma verilmiş mukteza bulunması hususları karşısında, söz konusu katkı payı ödemelerinin ücret kapsamında değerlendirilerek vergilendirilmesini mümkün kılacak kanuni öngörülebilirlik şartının 2013 yılında ortaya çıkan Danıştay kararlarıyla sağlanabileceği,

bu tarihe kadar yapılan vergi tarhiyatları ile kesilen cezaların söz konusu öngörülebilirlik koşulunu sağlamadığı gerekçesiyle vergi asılları bakımından varılan sonuç dolayısıyla vergi cezaları bakımından ayrıca değerlendirme yapılmasına da gerek görülmeyerek, Vakfa yapılan katkı payı ödemeleri üzerinden vergi ve ceza tahsil edilmesi nedeniyle başvurucunun, Anayasanın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğinin kabul edilmesi gerektiği sonucuna varılarak,

başvurucunun Anayasanın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine, ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için, yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmadığı anlaşıldığından, başvurucudan tahsil edilen tutarın tahsil tarihi itibarıyla yasal faizi ile birlikte tazminat olarak ödenmesine karar verildiği, esasen, Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru üzerine verdiği "ihlal kararlarının" mahkemeler nezdinde bağlayıcı olduğu yönünde bir hüküm bulunmasa da söz konusu ihlal kararlarının Mahkemeler için emsal teşkil etmesi yönünden önemli bir işlevi bulunduğu,

nitekim, Anayasa Mahkemesince verilmiş bir ihlal kararının varlığı halinde söz konusu tespit edilen ihlalin tekrar yaşanmaması yönünde gerekli tedbir ve kararların alınması gerektiği hususunun evrensel hukuk ilkelerinin ve hukuk devleti ilkesinin gereği olduğu, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ihlal kararı üzerine kararın iç hukuktaki yansımalarında olduğu gibi ihlal kararına sebebiyet veren işlemlerin aynısının idarece devam ettirilmemesi, işlemlerin tesis edilmiş olması halinde geri alınması,

işlemlerin yargıya taşınmış olması halinde ise mahkemelerce tekrar ihlale ve tazminata hükmedilmesine neden olabilecek mahiyette karar verilmemesi ve Anayasa Mahkemesinin taraflar haricindeki kişiler ve kurumlar tarafından bağlayıcı olmayan ama emsal teşkil edebilecek nitelikteki kararının dikkate alınmasının hukuk devleti ilkesinin sonucu olduğu,

bu durumda, davacı adına salınan verginin 2010 vergilendirme dönemine ilişkin olduğu ve vergilendirme döneminde Kanun hükmünün açık olmadığı ve öngörülebilirliğin ise ancak 2013 tarihli Danıştay kararıyla sağlandığı göz önüne alındığında yapılan tarhiyatta hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusu kabul edilerek Vergi Mahkemesi kararı kaldırıldıktan sonra dava konusu vergi kaldırılmıştır.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davacı şirket tarafından Vakfa yapılan ödemelerin ücret olduğu kabul edilmesine karşın dava konusu verginin kaldırılmasının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 08/12/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Danıştay 3. Daire, E. 2022/1280, K. 2022/5276, 8 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Danıştay Tetkik Hâkimi ...'ün Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. Hukuki Değerlendirme
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
3. Daire
Esas No
2022/1280
Karar No
2022/5276
Tarih
8 Aralık 2022

İlgili Kararlar

  • Danıştay 13. Daire E.2022/1281 K.2022/5294
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2022/1282 K.2022/4066
  • Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E.2022/1285 K.2022/1578
  • Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E.2022/1286 K.2022/1579
  • Danıştay 13. Daire E.2022/1286 K.2022/5295
  • Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E.2022/1287 K.2022/1580

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.