KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2022/257 E., 2024/5032 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2024
- Esas No
- 2022/257
- Karar No
- 2024/5032
- Temyiz edenler
- 1- (DAVACI) ... Telekominikasyon ve İnşaatçılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
832 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
2- (DAVALI) ... Defterdarlığı/... VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU
... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, bir kısım hasılatını kayıt ve beyan dışı bıraktığı yolunda saptamalar içeren vergi tekniği raporu uyarınca düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2018 yılının tüm dönemleri için re’sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı geçici verginin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Otel resepsiyonuna ait bilgisayar kayıtlarındaki müşteri ve hasılat takibi yapılan excel dosyaları ile ''...'' adlı bilgisayar yazılımındaki folyo tahsilatları bölümündeki kayıtlı tahsilat tutarlarının, uyuşmazlık konusu dönemde yasal defterlere kaydedilmemiş olduğunun hakkında düzenlenen Vergi Tekniği Raporuyla açıkça ortaya konulduğu olayda, kayıt dışı hasılatın olmadığı yönündeki iddiasını kanıtlama yükünün davacıya ait olduğu,
davacı tarafından hukuken geçerli delillerle ispat külfetinin yerine getirilmediği dikkate alındığında kazancın kayıt ve beyan dışı bırakıldığının kabulü gerektiği ancak davalı idarece, davacının faaliyet gösterdiği sektördeki karlılık oranına yönelik bir araştırma yapılarak belirlenecek sektörel brüt karlılık oranı esas alınarak kayıt ve beyan dışı bırakılan hasılata karşılık ne kadar bir maliyete katlanıldığın hesaba katılarak safi tutarın açıkça ortaya konulması gerekirken bu yönde somut ve şüpheden uzak herhangi bir tespit yapılmaksızın varsayıma dayalı olarak kayıt ve beyan dışı bırakılan hasılatın tamamının safi kazanç olarak dikkate
alınması suretiyle yeniden düzenlenen geçici vergi beyannamesine istinaden re’sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı geçici vergilerde hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle cezalı vergi kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacı şirketin, bir kısım hasılatını kayıt ve beyan dışı bıraktığı yönündeki ihbar üzerine iş yerinde yapılan aramada ele geçirilen bilgisayar programlarında yer alan kayıtlar üzerine yapılan incelemede, 2015 ila 2019 yıllarında konaklama hizmeti verdiği müşteri sayısı, müşterilerden tahsil edilen oda ücreti ile ekstra tutarının açık bir şekilde kayıt edildiği, kayıtlarda yer alan hasılatların bir kısmının yasal deftere işlenilmeyerek kayıt dışı bırakıldığının somut olarak tespit edildiği,
kanuni temsilci tarafından her ne kadar bilgisayar kayıtlarından haberdar olunmadığı bir kısım rezervasyonların sonrasında iptal edildiği iddia edilmekte ise de bu iddiayı kanıtlayıcı somut bilgi ve belge sunulamadığından bir kısım hasılatın kayıt dışı bırakıldığının kabulü gerektiği,
yasal kayıtlara intikal ettirilen giderler haricinde ayrıca kayıt dışı bırakılan bir maliyetin bulunduğu yönünde beyanda bulunulmadığı anlaşıldığından beyan dışı bırakılan hasılatın dönem matrahına ilave edilmesi sonucu tanzim edilen vergi inceleme raporuna istinaden ortaya çıkan fark vergi üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezasında hukuka aykırılık görülmediği, mahsup dönemi geçen geçici verginin ise aranmayacağı gerekçesiyle istinaf başvurusu kabul edilerek Vergi Mahkemesi kararı kaldırıldıktan sonra geçici vergi aslı kaldırılmış, üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezası yönünden ise dava reddedilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
Davacı tarafından, Vergi Tekniği Raporu'nun tebliğ edilmemesinin Anayasanın 36. maddesiyle güvence altına alınan hak arama özgürlüğüne aykırı olduğu gibi Uluslararası hukuk normlarıyla da bağdaşmadığı ve bu durumun esası etkileyecek şekil hatası kapsamında olması nedeniyle vergi ve ceza ihbarnamelerini hükümsüz kıldığı,
önceki dönemde şirketlerinde resepsiyon görevlisi olarak görev yapan şahsın, şirkete zarar vermek amacıyla bilgisayar kayıtlarında bir takım hileli davranışlar yapmasının akabinde şirketin vergi kaçırdığı iddiası ile birlikte ikramiye kazanmak için şirketi ihbar etmesi üzerine yapılan arama sonucunda, iptal edilen rezervasyonları silmeyen, bunlara fatura düzenlenmemiş gibi kayıtlarda gösteren, işletmeyle ilgili herşeyin kontrolü elinde olan şahsın beyanı esas alınarak yapılan incelemenin eksik, hatalı ve objektiflikten uzak olduğu, faturasız satış yapıldığı iddia edilen müşterilerin ifadelerine başvurulmadığı,
sektördeki aynı faaliyet kolunda bulunan şirketlerin, karlılık oranı yeterince araştırılmadan ve hasılat farkının maliyeti hesaplamadan yapılan tarhiyatta hukuka uygunluk görülmediği ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
Davalı idare tarafından, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI
Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X)-KARŞI OY
Dava konusu tarhiyatın, matrah yönünden bağlı olduğu bir kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisinin kaldırılması istemiyle açılan davada, Danıştay Üçüncü Dairesinin 03/10/2024 tarih ve E:2022/255 K:2024/5031 sayılı kararının "Karşı Oy" unda açıklanan hukuksal nedenler ve gerekçeyle davacı temyiz isteminin kabulü ile davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasına ait Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyorum.
Danıştay 3. Daire, E. 2022/257, K. 2024/5032, 3 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama