KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2022/2858 E., 2024/5816 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 11 Kasım 2024
- Esas No
- 2022/2858
- Karar No
- 2024/5816
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ... Yatırımları Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
569 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirketin yeminli mali müşavir raporu olmadığından bahisle 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 5. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi kapsamında taşınmaz satış kazancı istisnasından faydalanamayacağı yolunda tespitleri içeren vergi inceleme raporuna dayanılarak adına 2018 yılı için re'sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisinin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı adına tanzim olunan vergi inceleme raporunda, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 227. maddesi ile 3568 sayılı Serbest Muhasebecilik, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu'nun 12. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hazırlanan "Yeminli Mali Müşavirlerin Tasdik Edecekleri Belgeler, Tasdik Konuları ve Tasdike ilişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmelik" uyarınca birçok tebliğ çıkarıldığı,
bu tebliğlerde kurumlar vergisinden istisna olan taşınmaz satış kazancı istisnasından yararlanılabilmesi yeminli malî müşavirlerce düzenlenmiş tasdik raporu ibraz zorunluluğuna bağlı kılındığından davacının taşınmaz satış kazancı istisnasından faydalanamayacağı iddia edilmiş ise de vergi incelemesinin 213 sayılı Kanun'un 30. maddesinin 2. fıkrasının 8. bendi dayanak gösterilerek bir matrah veya matrah farkı bulunup bulunmadığının tespiti için yapıldığı,
tasdik raporu dışında istisnadan faydalanmaya engel bir durumun yani bir matrah farkının tespit edilmesi halinde tarhiyat önerilebileceğinin anlaşıldığı olayda, davacı şirketin taşınmaz satış istisnasından faydalanması için tasdik raporu ibrazı dışındaki bütün şartları sağladığı ve dolayısıyla ziyaa uğratılmış bir vergi bulunmadığı hususu vergi incelemesiyle ortaya konulduğundan yapılan tarhiyatta hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu cezalı vergi kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
3568 sayılı Kanun uyarınca düzenlenen 37 Sıra No'lu Genel Tebliği ile yeminli mali müşavir tasdik raporu düzenlenmesi işlemleriyle ilgili hadlerin yeniden belirlendiği, gayrimenkul kazancı dâhil kurum kazancından indirilen kazanç ve iratlar toplamının 2018 yılı için 292.000-TL’yi aşması halinde taşınmaz satışından doğan kazançların istisnadan yararlanabilmesi için yeminli mali müşavir raporu düzenlenmesi gerektiği ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Söz konusu istisnadan yararlanmalarına ilişkin Kanun’un öngördüğü tüm şartları sağladıkları hususunun vergi inceleme raporu ile sabit olduğu, yeminli mali müşavir tasdik raporu tanzim edilmesi şartının Kurumlar Vergisi Kanunu’nda yer almadığı öte yandan raporun ibrazının istenilmesinin vergi güvenliği uygulaması açısından önem arz edebileceği ancak şarttan faydalanma sağlanması amacını taşımayacağı, uygulamada da bu hususa rastlanmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 3. Daire, E. 2022/2858, K. 2024/5816, 11 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama