KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2022/2928 E., 2022/5089 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 1 Aralık 2022
- Esas No
- 2022/2928
- Karar No
- 2022/5089
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı/…
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
842 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, asıl borçlu … Tekstil Konfeksiyon Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nden alınamayan muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … ile … takip numaralı ödeme emirlerinin, 1997 ve 1998 yıllarının muhtelif dönemlerine ait katma değer vergisi ve ferilerinden oluşan kısmının iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu ödeme emirlerinin iptali istemiyle açılan davada, Mahkemelerinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, dava dilekçesinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi gereğince reddine karar verildiği ve söz konusu kararın, 26/06/2015 tarihinde davacının ikamet adresinde babasına tebliğ edildiği,
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 16. maddesinde, kendisine tebliğ yapılacak kişinin bulunmaması halinde tebliğin aynı adreste oturan kişilere yapılabileceğinin hüküm altına alındığı ancak somut olayda posta memurunca kendisine tebligat yapılan üçüncü kişinin adreste ikamet ettiğine dair tebligata şerh düşülmediği dikkate alındığında, sözü edilen kararın tebliği usulsüz olduğundan davanın, 07/02/2021 tarihinde yasal süresi içinde yenilendiği sonucuna varıldığı,
asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirleri ilanen tebliğ edildiği halde Mahkemelerince verilen ara kararına rağmen ödeme emirlerinin tebliğ alındıları dosyaya ibraz edilmediği dolayısıyla 1997 ve 1998 yıllarına ait kamu alacağının zamanaşımına uğradığı, cüz'i miktardaki ödemeler zamanaşımını kesmeyeceği gibi asıl borçlu şirket ortağı olan … tarafından hissesine düşen kamu alacağının 6111 sayılı Yasa kapsamında yapılandırılmasının sadece anılan kişi adına kesinleşen kamu alacağı yönünden zamanaşımını keseceği gerekçesiyle ödeme emirlerinin dava konusu edilen kısmı iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Dava dilekçesinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi gereğince reddine karar verildiği halde davanın süresinde yenilenmedi dolayısıyla süre aşımı nedeniyle reddi gerektiği, ödeme emrine itiraz sebeplerinin sınırlı olduğu, asıl borçlu şirkete ödeme emrinin tebliği nedeniyle zamanaşımının kesildiği, düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Posta memuru tarafından kendisine tebliğ yapılan üçüncü kişinin adreste mukim olduğuna dair tebligat alındısına şerh düşülmediğinden dava dilekçesinin reddine ilişkin kararın tebliğinin usulsüz olduğu, asıl borçlu şirket adına yapılan takibin kesinleştiği hususunun davalı idarece ortaya konulamadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X)-KARŞI OY
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesinde, idarî davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı, dilekçelerde tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adreslerinin, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idarî işlemin yazılı bildirim tarihinin, tam yargı davalarında uyuşmazlık konusu miktarın gösterileceği, dava dilekçelerinin ve bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı düzenlenmiştir.
Anılan Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasında, dava dilekçelerinin, görev ve yetki, idarî merci tecavüzü, ehliyet, idarî davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet, 3. ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları yönlerinden sırasıyla inceleneceği; 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde ise, dilekçelerin 3. ve 5. maddelere uygun olmadıklarının tespiti hâlinde, 30 gün içinde yeniden dava açılmak üzere dilekçenin reddedileceği kurala bağlanmıştır.
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 16. maddesinde, "Kendisine tebligat yapılacak şahıs adresinde bulunmazsa tebliğ kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçisine yapılır" hükmüne yer verilmiştir.
Davacı tarafından dava konusu ödeme emirlerinin iptali istemiyle açılan davada, ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, dava dilekçesinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi gereğince reddine karar verildiği ve söz konusu kararın, davacının ikamet adresinde ''aynı adreste babası Emin Tenekecioğlu imzasına'' şerhi düşülerek 26/06/2015 tarihinde tebliğ edildiği,
davanın ise 07/02/2021 tarihinde yenilendiği dikkate alındığında, davacının ikamet adresine babasına yapılan tebliğin usulsüz olduğundan bahsedilemeyeceğinden, kararın tebliğinden itibaren otuz (30) gün içinde yenilenmesi gerekirken 5 seneyi aşkın bir süre sonra yenilenen davanın süreaşımı nedeniyle reddi gerekirken aksi yönde verilen Vergi Mahkemesi kararına yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği oyuyla Daire Kararına katılmıyorum.
Danıştay 3. Daire, E. 2022/2928, K. 2022/5089, 1 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama