KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2022/535 E., 2024/4120 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 13 Haziran 2024
- Esas No
- 2022/535
- Karar No
- 2024/4120
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusunu, Danıştay Üçüncü Dairesinin bozma kararı uyarınca yeniden inceleyen ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
572 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacının murisinin kanuni temsilcisi ve ortağı olduğu ... Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketinden alınamayan kamu alacağının tahsili amacıyla adına mirasçı sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... ila ... takip numaralı ödeme emirlerinin, çevre idari para cezası dışındaki kısımlarının iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Mahkemelerince verilen ara kararı üzerine dosyaya ibraz edilen bilgi ve belgelerin incelenmesinden asıl borçlu şirketin mal varlığı araştırması yapılmakta olduğu, kayıtlarına yakalamalı haciz konulmasına rağmen yakalanamayan ... ve ... plakalı araçların eski model olması nedeniyle borcun şirketten tahsil edilemeyeceği kabul edilerek davacı adına ödeme emri düzenlendiğinin anlaşıldığı olayda, asıl borçlu şirketten borcun tahsili amacıyla tüm kanuni yolların tüketilmediği ve araçların yakalanamamalarının borcun şirketten tahsil edilemeyeceği anlamına gelmediği, haciz işlemleri tamamlandıktan sonra şirketten tahsil edilemeyen amme alacağı kalan tutar üzerinden takibat yapılabileceği gerekçesiyle ödeme emirleri iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu ... takip numaralı ödeme emri ile ... takip numaralı ödeme emrinin 11, 12, 35, 36, 37 ve 41 sıra numaralı borçların dışında kalan borçlar için asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerine ilişkin tebliğ belgelerinin dosyaya sunulmadığı, 2 takip numaralı ödeme emrinin kalan kısımları ile 4 takip numaralı ödeme emri içeriğinde yer alan vergi ziyaı cezaları ve özel usulsüzlük cezaları dışındaki borçlar için asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirleri şirket ortağı ...'in ikametgâh adresinde kızı ...'e 13/11/2013 tarihinde tebliğinin usulsüz olduğu,
4 ve 5 takip numaralı ödeme emirleri içeriğinde yer alan vergi ziyaı cezaları ve özel usulsüzlük cezaları yönünden, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 372. maddesi uyarınca vergi cezalarının sorumlunun ölümü halinde düşeceği ve mirasçılardan tahsili yoluna gidilemeyeceği anlaşıldığından, söz konusu ödeme emri içeriği özel usulsüzlük cezaları ile vergi ziyaı cezalarının mirasçı sıfatıyla davacıdan tahsili yoluna gidilmesine yasal olanak bulunmadığı,
5 takip numaralı ödeme emri içeriğinde yer alan diğer borçlar için şirket adına düzenlenen ... takip numaralı ödeme emrinin dayanağı ihbarnamelerin ... ve .. tarihlerinde ...'in ikametgâh adresinde yeğenine tebliğinin usulüne uygun olduğundan söz edilemeyeceği dolayısıyla 2008 yılına ilişkin katma değer vergilerine ilişkin ihbarnamelerin 31/12/2013 tarihine kadar usulüne uygun şekilde tebliğ edilememiş olması karşısında, söz konusu ödeme emri içeriği katma değer vergisinin tarh zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle ödeme emirleri iptal edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyen amme alacağının tahsili için yasal mirasçı sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 3. Daire, E. 2022/535, K. 2024/4120, 13 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama