KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2022/850 E., 2022/5412 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 13 Aralık 2022
- Esas No
- 2022/850
- Karar No
- 2022/5412
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi Başkanlığı
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
657 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, ... Tekstil İthalat İhracat Sanayi ve Dış Ticaret Anonim Şirketinden alınamayan 2015 ve 2016 yıllarına ait muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ...ve ... takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu ... takip numaralı ödeme emirlerine konu kamu alacağın, 6736 ve 7143 sayılı Yasalardan faydalanılarak yapılandırıldığı dolayısıyla söz konusu alacağa ilişkin yeni bir hukuki durum ortaya çıktığı ve yapılandırma tarihinde şirketin kanuni temsilcisi olmayan davacının söz konusu borçtan sorumlu tutulamayacağı, ... takip numaralı ödeme emrinin ise ... tarihinde kurumlar vergisi; 19/11/2016 tarihlerinde katma değer vergisi matrah artırımlarına dair borçlardan oluştuğu, matrah artırımının yapıldığı tarihler ile taksitlerin vade tarihlerinde kanuni temsilci olmayan davacının değinilen alacakların ödenmesinden de sorumlu olmadığı gerekçesiyle dava konusu ödeme emirleri iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Borcun ait olduğu dönemde kanuni temsilci olan davacı adına ödeme emri düzenlenmesinin hukuka uygun olduğu, yapılandırma işlemlerinin davacının sorumluluğunu kaldırmayacağı, davacı tarafından 24/07/2017 tarihinde asıl borçlu şirket adına 213 sayılı Kanun'un 376. maddesine göre indirimden faydalanma dilekçesi verildiği ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X)-KARŞI OY
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesinde, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin, kanuni temsilciler, tüzel kişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirileceği, yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların,
kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı kurala bağlanmış olup bu düzenleme uyarınca, kamu alacağı borçlu şirketten tahsil edilemediği takdirde tahsili amacıyla, borcun ait olduğu dönemde kanuni ödevlerini yerine getirmeyen şirketin kanuni temsilcisi adına adına ödeme emri düzenleneceği tartışmasızdır.
Davalı idarece, borcun ait olduğu dönemde kanuni temsilci olan davacı adına ödeme emri düzenlendiği anlaşılan olayda, muhtelif Yasalar kapsamında borcun yapılandırılmasının verginin doğduğu dönemde sorumlu olan açısından bir değişikliğe neden olmayacağı ve yapılandırmanın yapıldığı dönemde asıl borçlu şirkete ait vergi borçlarının yapılandırıldıktan sonra ödenmemesi halinde verginin doğduğu dönemdeki kanuni temsilcinin sorumluluğuna gidilebileceği açıktır.
Bu durumda, borcun doğduğu dönemden sonraki dönemlerde şirketi idare edenlerin herhangi bir tasarrufunun; borcun doğduğu dönemdeki kanuni temsilciye yasa ile yüklenen sorumluluğu ortadan kaldırmayacağı, şirket tarafından yapılandırılan borcun vadesinde ödenmemesi üzerine taksitlendirmenin iptal edildiği ve böylece kamu alacağının, yasal şartların oluşması halinde verginin doğduğu dönemdeki kanuni temsilciden tahsili mümkün hale geldiği dolayısıyla dava konusu ... ve ... takip numaralı ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığından,
temyiz istemini bu ödeme emirlerine ilişkin hüküm fıkrası yönünden kabulü ile Vergi Mahkemesi kararının anılan ödeme emirlerinin iptaline dair hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf başvurusunun reddi yolundaki hüküm fıkrasının bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyorum.
Danıştay 3. Daire, E. 2022/850, K. 2022/5412, 13 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama